<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss'><id>tag:blogger.com,1999:blog-599574533950810345</id><updated>2009-12-10T01:48:03.209+02:00</updated><title type='text'>Healthy Lifes</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://health-lifes.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/599574533950810345/posts/default?orderby=updated'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://health-lifes.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><link rel='next' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/599574533950810345/posts/default?start-index=26&amp;max-results=25&amp;orderby=updated'/><author><name>Melike</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05015406354901616608</uri><email>noreply@blogger.com</email></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>386</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>25</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-599574533950810345.post-8803115728730704574</id><published>2009-01-19T20:43:00.001+02:00</published><updated>2009-01-22T20:45:57.178+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ALTERNATIF TEDAVİLER- BİTKİLER'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='SAĞLIK ÖNERİLERİ'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='KİŞİSEL BAKIM'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ÇEŞİTLİ BİLGİLER'/><title type='text'>Hidroterapi</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_SvsiHtDgjME/SXi-1PmDcnI/AAAAAAAABqY/IWCG7o9Gsfk/s1600-h/su_hands_plus_water_small.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 226px; height: 154px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_SvsiHtDgjME/SXi-1PmDcnI/AAAAAAAABqY/IWCG7o9Gsfk/s320/su_hands_plus_water_small.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5294191183902503538" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;p style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;b&gt;HİDROMASAJ VE YARARLARI&lt;/b&gt;&lt;/span&gt; &lt;/p&gt; &lt;p style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Bildiğiniz gibi su olağanüstü yararlı elementtir. Hidroterapi ise bilinen en eski tedavi yöntemlerinden biridir. Modern teknoloji ve tıbbın yaptığı araştırmalar sonucunda yüzyılımızın başında hidromasajın en önemli hidroterapi tekniklerinden biri olduğu kanıtlanmıştır. Hidromasajın terapik (tedavi) yöndeki başarıları inanılmayacak kadar geniştir &lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;Hidromasajın Yararları&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Hidromasaj, kan dolaşımını hızlandırırken ve vücutta doğan &lt;a style="border-bottom: 1px solid; font-weight: 200;" href="http://www.ekoses.com/ekolojikyasamportali/bpg/publications_list.asp?iabspos=1&amp;amp;vjob=vkwd,toksinler"&gt;toksinler&lt;/a&gt;i deri aracılığı ile dışarı atılmasınada katkı sağlar. Aynı zamanda deriye kadar uzanan sinir uçlarının uyarılması sonucu bazı ağrıların dinmesine, &lt;a style="border-bottom: 1px solid; font-weight: 200;" href="http://ekolojikurunler.ekoses.com/shopquery.asp?cname=g%C3%BCnl%C3%BCk" target="b_blank" title="günlük ile ilgili mağazamızdaki ürünleri görmek için tıklayabilirsiniz"&gt;günlük&lt;/a&gt; yaşamın geriliminden uzaklaşmanıza yardımcı olur. Lokomotor sisteminin, metabolizma ve sinir sistemindeki bazı rahatsızlıkların, aşırı kiloların yol açtığı sorunların, dolaşım sistemi ve uykusuzluk sorunlarının bağırsaklarla ilgili bazı rahatsızlıklar için yararlı değildir. Ayrıca sportif aktivitelerden sonra veya stresli ve yorucu bir günün sonunda hidromasaj, insan vücudunun eski dinamizmini kazanmasında çok önemli rol oynamakta ve zihinsel rahatlama sağlamaktadır. Hidromasaj, yüksek&lt;a style="border-bottom: 1px solid; font-weight: 200;" href="http://www.ekoses.com/ekolojikyasamportali/bpg/publications_list.asp?iabspos=1&amp;amp;vjob=vkwd,tansiyon"&gt;tansiyon&lt;/a&gt;, kalp ve akut rahatsızlıkları olan hastalara tedavi olarak önerilmektedir. Bunların dışında genç ve yaşlı herkes için hidromasaj çok faydalı ve doğal tedaviyi destekleyici bir yöntemdir. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;Hidromasaj Sisteminin kullanımı&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Sağlıkla ilgili tüm deneyimler gibi hidromasaj sisteminin iyi bilinmesi ve basit bir kaç kuralın doğru şekilde uygulanmasıyla sistem; tedavi ve insanı sakinlestirici fonksiyonlarını daha iyi yerine getirir. Kullanım Hızlı bir duş aldıktan sonra küvetin içi iyice temizlenmeli, tüm jetlerin açık ve doğru yönde olup olmadıkları kontrol edilmelidir. Özellikle su emişi kontrol edilmeli, her hangi bir tıkanıklık olmamalıdır. Aksi halde hava/su karışımı düzgün bir şekilde yapılamaz ve yeterli fayda sağlanamaz. Su sıcaklığı 37 civarında, vücut sıcaklığının biraz üstünde ayarlayarak ve jetlerin üst seviyesine kadar su doldurarak küvetinize girebilirsiniz. Küvetteyken vücudunuzla, sünger veya benzeri objelerle (lif gibi) su ve hava çıkıslarını engellemeyiniz. Deterjan veya köpük üreten katkılar kullanmayınız. Tedavi için tabii yağlar ve bitkisel özler(esans) kullanmak tedavinin faydasını arttırır. Elektro Pnömatik kumanda bölümü üç butondan oluşmaktadır. Küvetinize jetlerin üst seviyesine kadar su doldurduktan sonra ortadaki butona basarak küvetinizi çalıstırabilirsiniz. Durdurmak istediğinizde aynı butona basmanız yeterlidir. Eğer küvetinizi siz durduramazsanız kendisi otomatik olarak 15 dadika sonra duracaktır. (seans süresi 15 dakika olarak ayarlanmıştır) Hava kabarcıklarının vücuda ç&lt;a style="border-bottom: 1px solid; font-weight: 200;" href="http://ekolojikurunler.ekoses.com/shopquery.asp?cname=arpa" target="b_blank" title="arpa ile ilgili mağazamızdaki ürünleri görmek için tıklayabilirsiniz"&gt;arpa&lt;/a&gt;rak patlaması rahatlama hissi uyandıracağından söz konusu armatürlerle hava miktarını istediğiniz gibi ayarlayabilirsiniz. Bölgesel bir masaj da deneyebilirsiniz. Bu masaj sırasında oluşan büyük kabarcıklar doğrudan kas sistemini hedefler ve kısa sürede kaslardaki gerilmeyi yumuşatır. Hafif ya da yoğun masaj arasındaki tercihi yapmak ve istediğiniz düğmeye basmak size kalır. Hangi masaj sistemini seçerseniz seçin sonuçta kendinizi canlanmış ve rahatlamış hissedeceksiniz. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;Turbo Girdap&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Bu girdap sistemi suyu önce serbest bırakıp sonra suyun basınç altındaki hedef bölgeye doğru girdap oluşturmasını sağlayan türbin jikleleri ile çalısır. Bu, masaj etkisini baştan ayağa kadar hissetmenizi sağlar. Hassas kumandazaracı türbinlerin hızını kontrol eder ve masaj etkisini düzenler. Turbo/girdap sisteminin en önemli özelliği ayrı bir boru sistemine ihtiyaç duymamasıdır. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;Aqua Girdap &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Bu sistem ile su, küvetin içine boşaltılır, suya hava verilir, ivme kazandırılır ve jiklelerle basınçlı bir şekilde geri pompalanır. Hava sunumunu ve değisken hız pompasını ayarlayarak masajın yoğunluğunu istediğiniz düzeyde tutabilirsiniz. Döner jikleler aynı zamanda elle de ayarlanabilir. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;Vita Girdap &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Bu sistemede önceden ısıtılmış hava, kabarcıklar halinde havuzun dibindeki jikleler aracılığı ile suya fışkırtılır, milyonlarca küçük kabarcık suyun yüzeyine çıkar. Kumanda aracını, dolayısıyla da hafif bir okşama etkisi yapan masaj ile güçlü bir masaj arasında tercih yapmak oldukça &lt;a style="border-bottom: 1px solid; font-weight: 200;" href="http://www.ekoses.com/ekolojikyasamportali/bpg/publications_list.asp?iabspos=1&amp;amp;vjob=vkwd,kola"&gt;kola&lt;/a&gt;ydır. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;Vario Girdap &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Vario Girdap sistemi Aqua ve Vita Girdap sistemlerinin teknolojilerini birleştirir. Küvetin her bir yanında ayarlanabilir üç Aqua jiklesi vardır. Küvetin ayak kısmında ayak masajı yapan iki mikro jikle vardır. Küvetin tabanına yerleştirilmiş 12 hava jiklesi de dinçlestirici ve canlandırıcı masaj etkisi sağlar. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;Triplus Girdap &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Triplus Girdap sisteminde Vario Girdap sistemi teknolojisinin bütün özellikleri biraraya getirilmiştir. Bu sistem özel olarak Kusatsu Havuzu için geliştirildi ve Japon banyo kültürü ile en yeni girdap teknolojisi arasında mükemmel bir sinerji oluşturdu. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;Hidromasajın Süresi &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Küvet içinde hidromasaj için geçirilecek süre, ne gibi bir fayda beklendiğine bağlıdır. Ancak çok uzun süre kalmak kasların aşırı gevşemesi ve kan basıncının düşmesi (&lt;a style="border-bottom: 1px solid; font-weight: 200;" href="http://www.ekoses.com/ekolojikyasamportali/bpg/publications_list.asp?iabspos=1&amp;amp;vjob=vkwd,tansiyon"&gt;tansiyon&lt;/a&gt; düşmesi) gibi istenmeyen sonuçlara yol açabilir. Başlangıç için hidromasaj seansları 10-20 dakikayı geçmemelidir. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;Hidromasaj Seans Zamanı &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Günün her hangi bir saatinde küvetinizi kullanabilirsiniz. Ancak yemeklerden en az iki saat sonra seansa başlamak en uygun zamandır. Seans tamamlandıktan sonra herşeyi unutmanızı ve 5-10 dakika uzanarak dinlenmenizi öneririz. Bu kendinizi daha iyi hissetmenizi ve tedavinin (hidromasajın) daha etkili olmasını sağlayacaktır.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;http://www.ekoses.com&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;  &lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/599574533950810345-8803115728730704574?l=health-lifes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://health-lifes.blogspot.com/feeds/8803115728730704574/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=599574533950810345&amp;postID=8803115728730704574' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/599574533950810345/posts/default/8803115728730704574'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/599574533950810345/posts/default/8803115728730704574'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://health-lifes.blogspot.com/2009/01/hidroterapi.html' title='Hidroterapi'/><author><name>Melike</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05015406354901616608</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='11549140463969504291'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_SvsiHtDgjME/SXi-1PmDcnI/AAAAAAAABqY/IWCG7o9Gsfk/s72-c/su_hands_plus_water_small.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-599574533950810345.post-90884415556534957</id><published>2009-01-22T20:37:00.002+02:00</published><updated>2009-01-22T20:40:34.361+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ALTERNATIF TEDAVİLER- BİTKİLER'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='SAĞLIK ÖNERİLERİ'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='KİŞİSEL BAKIM'/><title type='text'>MARUL SAĞLIK KÜPÜ</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_SvsiHtDgjME/SXi9k4yk2_I/AAAAAAAABqQ/gvEZrcpMlfM/s1600-h/vegetables_big.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 148px; height: 149px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_SvsiHtDgjME/SXi9k4yk2_I/AAAAAAAABqQ/gvEZrcpMlfM/s320/vegetables_big.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5294189803391474674" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=";font-family:Arial;font-size:85%;"  &gt;&lt;br /&gt;U&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);font-family:verdana;" &gt;zmanlara göre, sağlık deposu olarak gösterilen marul, sinirleri yatıştırıyor, uykusuzluğu gideriyor, sinirsel kalp çarpıntılarını önlüyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);font-family:verdana;" &gt;Kabızlığı önleyici ve hazmı kolay&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);font-family:verdana;" &gt;laştırıcı özelliği ile de bilinen marul, basura iyi gelmesinin yanı sıra kanı da temizleme özelliğine sahip. İdrar söktüren, roma&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);font-family:verdana;" &gt;tizma tedavisinde de önerilen marul, karaciğer ve dalaktaki şişkinlikleri gidermede de olumlu etki yapıyor.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/599574533950810345-90884415556534957?l=health-lifes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://health-lifes.blogspot.com/feeds/90884415556534957/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=599574533950810345&amp;postID=90884415556534957' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/599574533950810345/posts/default/90884415556534957'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/599574533950810345/posts/default/90884415556534957'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://health-lifes.blogspot.com/2009/01/marul-salik-kp.html' title='MARUL SAĞLIK KÜPÜ'/><author><name>Melike</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05015406354901616608</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='11549140463969504291'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_SvsiHtDgjME/SXi9k4yk2_I/AAAAAAAABqQ/gvEZrcpMlfM/s72-c/vegetables_big.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-599574533950810345.post-3400552976510061316</id><published>2008-10-29T19:12:00.000+02:00</published><updated>2008-11-09T19:16:50.110+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ALTERNATIF TEDAVİLER- BİTKİLER'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='SAĞLIK ÖNERİLERİ'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='UZMANLAR'/><title type='text'>Az Su İçenlere Öneriler.</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_SvsiHtDgjME/SRcao4EETDI/AAAAAAAABHQ/jjLtuP05t1g/s1600-h/images111.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 104px; height: 94px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_SvsiHtDgjME/SRcao4EETDI/AAAAAAAABHQ/jjLtuP05t1g/s320/images111.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5266707578779618354" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Memorial Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Dyt. İpek Ağaca, suyun yaşamsal önemine dikkat çekerek su içemeyenler için su tüketimini artırmanın yollarını sıraladı.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt; &lt;strong style="font-family: verdana;"&gt;İşte size 10 pratik öneri:&lt;/strong&gt;  &lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;br /&gt;1- Her sabah işyerinize geldiğinizde su için, bu davranışı alışkanlık haline getirin.&lt;/span&gt;  &lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;br /&gt;2- Masanızın üzerinde her zaman temiz ve tercihen cam bir şişede su bulundurun.&lt;/span&gt;  &lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;br /&gt;3- Çay ve kahve çok tüketiyor, içmeden uzun süre duramıyorsanız ve yeteri kadar su da tüketmiyorsanız buna da artık bir dur demenin zamanı gelmiş demektir. Çay ve kahve diüretik içeceklerdir. Yani vücuttan su atımına sebep olurlar. Vücudun su kaybetmesini önlemek için de kaybedilen su miktarını yerine koymak gerekir. Çay/ kahve kupanıza su koyup tüketin. Bunu sırayla yapabilirsiniz. Bir defasında çay, diğerinde su koymak gibi. Böylece çay/kahve tüketiminiz otomatikman yarıya inecek ve su tüketiminiz de artacaktır.&lt;/span&gt;  &lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;br /&gt;4- Su içmeniz gerektiğini hatırlatan minik post-it kâğıtlar size yardımcı olacaktır. ’Su içmeyi unutma’ şeklinde notlar aldığınız post-it kağıtları monitörünüzün üzerine, arabanızın camına yapıştırabilir, cüzdanınızın içine, vb. yerlere koyabilirsiniz.&lt;/span&gt; &lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;br /&gt;5- Her akşam işyerinizden ayrılırken su içmeyi alışkanlık haline getirin. &lt;/span&gt;  &lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;br /&gt;6- Her sabah kalktığınızda ilk işiniz su içmek olsun.&lt;/span&gt;  &lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;br /&gt;7- Her gece yatmadan önce mutlaka bir bardak su için.&lt;/span&gt;  &lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;br /&gt;8- Çantanızda minik bir şişe su bulunması, acil bir durumda (toplu taşıma aracı ile trafikte uzun süre kalma gibi durumda, vs.) oldukça faydalı olacaktır.&lt;/span&gt;  &lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;br /&gt;9- Arabanızda her ihtimale karşı en az 1 şişe içme suyu bulundurun.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;  &lt;span style="font-family:verdana;"&gt;10- İş yerinde sigara molası yerine su molası verin. &lt;/span&gt;  &lt;strong style="font-family: verdana;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gün içerisinde ne kadar su tüketmeli?&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt; &lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Ortalama 1, 5–2, 5 lt arasındaki su tüketimi normaldir.&lt;/span&gt; &lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Genellikle su ihtiyacımız gün içerisinde besinlerden sağladığımız enerjiye göre değişkenlik göstermektedir. Aldığımız kalori miktarı kadar su tüketmeliyiz. (1500 kal. enerji içeren bir diyet alıyorsanız; su gereksiniminiz de ortalama 1, 5 lt. olmalıdır) ama tabi bu miktar yaz aylarında artış göstermektedir. Terlemenin artması ile sıvı kayıpları söz konusu olmakta olup; ½-1 lt. daha fazla su tüketilmelidir.&lt;/span&gt; &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/599574533950810345-3400552976510061316?l=health-lifes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://health-lifes.blogspot.com/feeds/3400552976510061316/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=599574533950810345&amp;postID=3400552976510061316' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/599574533950810345/posts/default/3400552976510061316'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/599574533950810345/posts/default/3400552976510061316'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://health-lifes.blogspot.com/2008/10/az-su-ienlere-neriler.html' title='Az Su İçenlere Öneriler.'/><author><name>Melike</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05015406354901616608</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='11549140463969504291'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_SvsiHtDgjME/SRcao4EETDI/AAAAAAAABHQ/jjLtuP05t1g/s72-c/images111.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-599574533950810345.post-945044339643391396</id><published>2008-11-09T19:05:00.002+02:00</published><updated>2008-11-09T19:09:37.826+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='SAĞLIK ÖNERİLERİ'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='HASTALIKLAR'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='KİŞİSEL BAKIM'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='UZMANLAR'/><title type='text'>Gözünüzü Kaşımadan Önce Tekrar Düşünün!</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_SvsiHtDgjME/SRcZK6Ex0_I/AAAAAAAABHI/-ptuG5BXtcY/s1600-h/000.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 125px; height: 95px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_SvsiHtDgjME/SRcZK6Ex0_I/AAAAAAAABHI/-ptuG5BXtcY/s320/000.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5266705964411769842" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;﻿Memorial Göz Merkezi’nden Op. Dr. Mustafa Temel, “Göz kaşıntısı ve gözleri sürekli ovuşturmanın zararlı etkileri” hakkında bilgi verdi. Gün içerisinde gözleri kaşımak pek çoğumuz için masum bir hareket olsa da, gözleri sık sık kaşımak ve ovuşturmak pek çok hastalığa davetiye çıkarabilmektedir. Bu hareket bazen doğrudan, yani mekanik etkiyle; bazen de dolaylı olarak hastalık etmenlerinin ortama ulaşmasını sağlayarak, çeşitli hastalıklara neden olabilmektedir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong style="font-family: verdana;"&gt;Görme bozukluğuna yol açıyor&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Gözleri sürekli kaşımak diğer birçok faktörle birlikte; yüksek ve düzensiz astigmatizma gelişmesine,  uzağı görmekte zorluğa yol açan “keratokonüs hastalığı”nın oluşmasına neden olmaktadır. Bu hastalık, genellikle ergenlik çağında başlamakta, erişkin yaşlara kadar ilerlemesini sürdürebilmektedir. Bazen ileri derecede görme bozukluğuna yol açabilmekte, sonuçta bazen keratoplasti (halk arasındaki adıyla göz nakli) ameliyatı dahi gerekebilmektedir. Bu nedenle kaşıntıya neden olan, özellikle alerji gibi hastalıklar olduğunda, derhal tedavi yoluna gidilmelidir.&lt;/span&gt;  &lt;strong style="font-family: verdana;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Göz dokularına zarar veriyor&lt;/strong&gt; &lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;br /&gt;Gözleri kaşıma, mekanik olarak ayrıca göz dokularında zedelenmeye yol açabilir. Kaşınma hissine yol açan şey örneğin; kirpik ya da bir yabancı cisim olduğunda bunlar göz dokularına ilave zararlar da verebilir.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/599574533950810345-945044339643391396?l=health-lifes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://health-lifes.blogspot.com/feeds/945044339643391396/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=599574533950810345&amp;postID=945044339643391396' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/599574533950810345/posts/default/945044339643391396'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/599574533950810345/posts/default/945044339643391396'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://health-lifes.blogspot.com/2008/11/gznz-kamadan-nce-tekrar-dnn.html' title='Gözünüzü Kaşımadan Önce Tekrar Düşünün!'/><author><name>Melike</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05015406354901616608</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='11549140463969504291'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_SvsiHtDgjME/SRcZK6Ex0_I/AAAAAAAABHI/-ptuG5BXtcY/s72-c/000.JPG' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-599574533950810345.post-5585076156458161115</id><published>2008-10-19T21:21:00.000+03:00</published><updated>2008-10-19T21:23:19.571+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ALTERNATIF TEDAVİLER- BİTKİLER'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='KİŞİSEL BAKIM'/><title type='text'>Sivilceye marul, kırışığa gelincik</title><content type='html'>&lt;p style="font-family: verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Güzel ve bakımlı bir cilde sahip olmanın sırrı kozmetik ürünlerde değil doğada saklı. Cilt güzelliğinin formülünün doğadaki bitkisel ürünlerde olduğunun altını önemle çizen Herbalist Tarkan Güveloğlu evinizde kolayca kendinizin uygulayabileceği güzellik formülleri verdi. Bu förmüller özellikle güneş, doğum ve sivilce lekelerinden şikayet edenlerin işine yarayacak: &lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;strong style="font-family: verdana;"&gt;&lt;span&gt;Sivilceye marul, kırışığa gelincik&lt;/span&gt; &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;Maydanoz ve marulu ezip suyunu yüzünüze sürdüğünüzde sivilceleri giderir. &lt;/span&gt;&lt;o:p style="font-family: verdana;"&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;·  At kestanesi yağı derin kırışıklıkları azaltır. &lt;/span&gt;&lt;o:p style="font-family: verdana;"&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;·  Gelincik çiçeği suyu gözaltındaki çizgilere iyi gelir. &lt;/span&gt;&lt;o:p style="font-family: verdana;"&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;·  Yoğurt ve domates yağlı ciltlerin dengesini sağlar. &lt;/span&gt;&lt;o:p style="font-family: verdana;"&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;·  Zeytinyağı ve limon karışımı zayıf tırnakları besler. &lt;/span&gt;&lt;o:p style="font-family: verdana;"&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;·  Mayıs papatyası saçlara canlılık kazandırır. &lt;/span&gt;&lt;o:p style="font-family: verdana;"&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;·  Susam, limon, portakal ve biberiye yağlarını eşit miktarda karıştırın ve selülitli bölgeye masaj yapın.&lt;/span&gt;&lt;o:p style="font-family: verdana;"&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;br /&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/599574533950810345-5585076156458161115?l=health-lifes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://health-lifes.blogspot.com/feeds/5585076156458161115/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=599574533950810345&amp;postID=5585076156458161115' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/599574533950810345/posts/default/5585076156458161115'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/599574533950810345/posts/default/5585076156458161115'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://health-lifes.blogspot.com/2008/10/sivilceye-marul-kra-gelincik.html' title='Sivilceye marul, kırışığa gelincik'/><author><name>Melike</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05015406354901616608</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='11549140463969504291'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-599574533950810345.post-1457330759262854706</id><published>2008-10-19T21:18:00.002+03:00</published><updated>2008-10-19T21:20:34.764+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='SAĞLIK ÖNERİLERİ'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ÇOCUK HASTALIKLARI'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='UZMANLAR'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='AİLE'/><title type='text'>Grip aşısı olmanın tam zamanı</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_SvsiHtDgjME/SPt6PF-uVcI/AAAAAAAABHA/xHcyS-myiQg/s1600-h/images.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer;" src="http://4.bp.blogspot.com/_SvsiHtDgjME/SPt6PF-uVcI/AAAAAAAABHA/xHcyS-myiQg/s320/images.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5258931389607073218" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Gripten korunmak için düzenli yaşamak, uyku ve dengeli beslenmeyi ihmal etmemek, alkol ve sigara alışkanlığını sınırlamak...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Risk altındaysanız acele edin!&lt;/span&gt;  &lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;br /&gt;Karadeniz Teknik Üniversitesi KTÜ Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları ve Tüberküloz Ana Bilim Dalı Başkanı Prof.&lt;/span&gt;   &lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Dr. Tevfik Özlü, risk altındaki kişilerin fazla gecikmeden grip aşısı yaptırması gerektiğini, grip aşısı için en uygun zamanın, eylül-ekim ayları olduğunu söyledi.&lt;/span&gt;  &lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özlü, yaptığı açıklamada, gribin ağır seyreden ve ölüme neden olabilen bir hastalık olduğunu belirtti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:verdana;" &gt;Salgın olmadan önlemi almak gerek&lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;  &lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gribin asıl olarak solunum yollarında yerleşen ınfluenza A, B ve C virüslerinin neden olduğu, yüksek ateş ve yaygın kas ağrıları ve kırgınlık ile seyreden, toplumda aynı anda bir çok kişiyi hastalandırıp çok sayıda ölümlere yol açan, kolay yayılabildiğinden salgınlar yapan bulaşıcı bir hastalık olduğuna dikkati çeken Özlü, şöyle devam etti:&lt;/span&gt;  &lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;br /&gt;Grip, asıl olarak, virüsü taşıyan hasta kişilerin solunum yolu salgılarıyla ve bunlarla bulaşmış eşyalar vasıtasıyla yayılır. Çok kolay bulaşmakta ve hızla yayılmaktadır. Özellikle okullar, yurtlar, kışlalar, kahvehaneler, huzur evleri gibi kalabalık ve topluca yaşanan ortamlar hastalığın yayılmasında önemli rol oynar. Gripten korunmak için düzenli yaşamak, uyku ve dengeli beslenmeyi ihmal etmemek, alkol ve sigara alışkanlığını sınırlamak ve eğer varsa zemindeki kronik şeker, kalp, akciğer hastalıklarının bakım ve tedavisini usulüne göre yaptırmak gerekir.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/599574533950810345-1457330759262854706?l=health-lifes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://health-lifes.blogspot.com/feeds/1457330759262854706/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=599574533950810345&amp;postID=1457330759262854706' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/599574533950810345/posts/default/1457330759262854706'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/599574533950810345/posts/default/1457330759262854706'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://health-lifes.blogspot.com/2008/10/grip-as-olmann-tam-zaman.html' title='Grip aşısı olmanın tam zamanı'/><author><name>Melike</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05015406354901616608</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='11549140463969504291'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_SvsiHtDgjME/SPt6PF-uVcI/AAAAAAAABHA/xHcyS-myiQg/s72-c/images.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-599574533950810345.post-168428125857371824</id><published>2008-09-24T17:34:00.002+03:00</published><updated>2008-09-24T17:38:16.033+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='KİŞİSEL BAKIM'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ÇEŞİTLİ BİLGİLER'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='UZMANLAR'/><title type='text'>Diz estetiğiyle kalem gibi bacaklar</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_SvsiHtDgjME/SNpQuiUnW5I/AAAAAAAABGY/bmQuwoJ9nlk/s1600-h/sifon-etekkot-firfirli-kafide-model-cesit.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5249597076071209874" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_SvsiHtDgjME/SNpQuiUnW5I/AAAAAAAABGY/bmQuwoJ9nlk/s320/sifon-etekkot-firfirli-kafide-model-cesit.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Bacak ve diz estetiği Amerika'da çok moda. Tam olarak bu bölgede estetiğe neden ihtiyaç duyuluyor?&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Diz bölgesi, uyluk ve bacağın geçiş noktasındadır. Bu stratejik konumu nedeniyle ayrı bir önem kazanır. Etek ya da kısa bir elbise giyildiği zaman merkezdeki konumu ve ayrıntıları ile bacak estetiğinde ön plana çıkar. Diz çevresi estetik konturunu alttaki anatomi belirler. Uyluk ve bacak kemiklerinde kasların yapıştığı çıkıntılı bölgeler vardır. Bu nedenle diz çevremizde dış bükey kavislerin olması normaldir. Ancak bölgedeki doku kalınlığı 2-3 cm'yi geçiyorsa diz estetiği bozulur. Dizin iç yanındaki fazlalıklar, bacak iç yüzü boyunca zarif bir şekilde akması gereken silueti kırarak bacakların olduğundan daha kısa görünmesine neden olur. Ayrıca bacak bacak üstüne atıldığı zaman oluşan çekici tabloyu bozar. Çünkü bu hareket, basınçla diz iç yanı fazlalıklarının daha fazla belirgin hale gelmesine neden olur.Sizce neden son zamanlarda diz estetiğine olan talep arttı?Diz estetiğine aşırı talep artışının sosyal nedenleri var. Modacılar da dizin önemini keşfetmiş görünüyor, özellikle dizi açığa çıkartan yırtık jean'ler, dizi vurgulayan uzun çizmeler ya da çoraplar, dizleri erotik bir bölge haline dönüştürdü.. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Diz, duyarlılığı olan erojen bir bölgedir ve bu nedenle ayrı bir elektriği vardır. Hatta diz fetişinden bile söz edilebilir. Bütün bu özellikleri ile, önümüzdeki yılların en çok talep görecek konularından birisi diz estetiği olacak gibi görünüyor.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Bacakla ilgili estetik operasyonlardan da bahseder misiniz?&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Bacakla ilgili estetik kusurlar eğrilik, incelik ya da kalınlık ve kılcal damar sorunları olarak ön plana çıkıyor. Bacak kontur ve silueti düzgün olsa da bölgedeki kılcal damarlar da (örümcek şeklinde ya da dallı budaklı) bacak estetiğini bozan yüzeysel sorunlar arasında sayılabilir.Yaşı en çok gösteren yerlerden birinin de diz kapağı olduğu iddia ediliyor. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Siz buna katılıyor musunuz?&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Kısmen katılıyorum. Diz kapağı üzeri bölgesi, uyluk olarak adlandırdığımız diz kapağından kasık bölgesine kadar olan bölgenin sarkmasını hemen gösterir. Diz kapağı üstü sarkan dokuyla örtülmeye başlar ve bölgede deri katlanmaları oluşur.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Este 7 Estetik Birimi Yöneticisi &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Prof. Dr. Ahmet Karacalar&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;e-kolay.net-kadın&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/599574533950810345-168428125857371824?l=health-lifes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://health-lifes.blogspot.com/feeds/168428125857371824/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=599574533950810345&amp;postID=168428125857371824' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/599574533950810345/posts/default/168428125857371824'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/599574533950810345/posts/default/168428125857371824'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://health-lifes.blogspot.com/2008/09/diz-estetiiyle-kalem-gibi-bacaklar.html' title='Diz estetiğiyle kalem gibi bacaklar'/><author><name>Melike</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05015406354901616608</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='11549140463969504291'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_SvsiHtDgjME/SNpQuiUnW5I/AAAAAAAABGY/bmQuwoJ9nlk/s72-c/sifon-etekkot-firfirli-kafide-model-cesit.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-599574533950810345.post-2395741973870253517</id><published>2008-09-20T17:31:00.001+03:00</published><updated>2008-09-24T17:33:13.503+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ALTERNATIF TEDAVİLER- BİTKİLER'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='SAĞLIK ÖNERİLERİ'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='KİŞİSEL BAKIM'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ÇEŞİTLİ BİLGİLER'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='UZMANLAR'/><title type='text'>Suna Dumankaya'dan öneriler</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Suna Hanım, bacaklarımda çok fazla kılcal damar var. Bunların bu kadar belli olmaması için ne yapabilirim acaba?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;-İnci Hanım, mutlaka yürüş yapın ve dar çoraplar giymekten kaçının. Ayrıca zaman zaman ayaklarınızı hafifçe yukarı kaldırıp, masaj yaptırın. Haftada bir gün, gece yatarken varisli bölgelere haşlanmış lahana yaprakları sarmak da iyi gelir. Son olarak; asla hazmı zor olan yiyecekler yemeyin.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;-----&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Merhaba Suna Hanım, benim sorunum saçımın aşırı derecede yağlanması ve karma yapıda bir cildimin olması... Bana ne tavsiye edersiniz? Yüzümü hangi sabunla temizlemeliyim? Evde hazırlayabileceğim bir maske tarif etmeniz mümkün mü?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;-Saç tipinize uygun sulandırılmış şampuanla her gün saçınızı yıkayın. Ayrıca her gün taze olarak bir tutam biberiye, ısırgan otu ve naneyi çay gibi demleyip süzün. İçine çeyrek limon sıktıktan sonra bunu saç diplerine sürün. Cildinizi de zeytinyağlı sabunla yıkayın. Evde hazırlayabileceğiniz maske de sormuşsunuz; bir çay kaşığı toz kil, bir çay kaşığı portakal, hindistancevizi yağı, çeyrek limon suyunu karıştırıp, bu karışımı cildinize sürün. 20 dakika kadar beklettikten sonra önce ılık, ardından soğuk su ile yıkayıp temizleyin.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/599574533950810345-2395741973870253517?l=health-lifes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://health-lifes.blogspot.com/feeds/2395741973870253517/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=599574533950810345&amp;postID=2395741973870253517' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/599574533950810345/posts/default/2395741973870253517'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/599574533950810345/posts/default/2395741973870253517'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://health-lifes.blogspot.com/2008/09/suna-hanm-bacaklarmda-ok-fazla-klcal.html' title='Suna Dumankaya&apos;dan öneriler'/><author><name>Melike</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05015406354901616608</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='11549140463969504291'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-599574533950810345.post-7184666983129278861</id><published>2008-09-20T17:28:00.001+03:00</published><updated>2008-09-24T17:29:31.798+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ALTERNATIF TEDAVİLER- BİTKİLER'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='SAĞLIK ÖNERİLERİ'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='KİŞİSEL BAKIM'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ÇEŞİTLİ BİLGİLER'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='UZMANLAR'/><title type='text'>Suna Dumankaya'dan öneriler</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Suna Abla, ben 19 yaşındayım. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Zaman zaman, özellikle soğuk havalarda cildimde aşırı kuruluk oluyor. Banyodan sonra bu daha da artıyor. Kuruluk yüzünden yüzümde kırmızılıklar da oluşuyor. Buna karşın alın ve burun bölgem nispeten yağlı... Bana ne önerebilirsiniz?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;-Yazdıklarınızdan cildinizin karma olduğu anlaşılıyor. Öncelikle en azından 20 koruma faktörlü bir krem edinmeniz iyi olacaktır. Size tavsiyem; yarım litre kaynamış suya birer tutam ebegümeci, nane ve birkaç gül yaprağı atın. Bunlar çay gibi demlensin. Süzdükten sonra her gün bunlarla cildinizi silin.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Merhaba Suna Hanım, benim derdim, saç ve kaşlarımın cansız olması, saçlarımın bir türlü uzamaması... 2 ay sonra evleneceğim ve nikahımda saçlarımın da çok hoş görünmesini istiyorum. Bana ne tavsiye edersiniz?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;-Sizi şimdiden kutlarım. Saçlarınız eğer dökülüyorsa, bu sıkıntı beslenme hatalarıyla ya da yaklaşan düğün yüzünden yaşadığınız stresle alakalı olabilir. Uzman bir doktora görünmenizde fayda var. Benim sana tavsiyeme gelince: Bir kahve fincanı ılık zeytinyağına, ezip un haline getirdiğin bir tatlı kaşığı maydanoz tohumunu, bir çay kaşığı kuru mayayı karıştırın. Bu karışımı saç diplerine sürüp iki saat kadar bekletin. Ardından saç cinsine uygun bir şampuanla yıkayın. Ayrıca ayda bir, saçlarının uçlarından bir santim kadar kestirerek cansız bölümlerden kurtulmanı öneririm.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/599574533950810345-7184666983129278861?l=health-lifes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://health-lifes.blogspot.com/feeds/7184666983129278861/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=599574533950810345&amp;postID=7184666983129278861' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/599574533950810345/posts/default/7184666983129278861'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/599574533950810345/posts/default/7184666983129278861'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://health-lifes.blogspot.com/2008/09/suna-dumankayadan-neriler.html' title='Suna Dumankaya&apos;dan öneriler'/><author><name>Melike</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05015406354901616608</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='11549140463969504291'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-599574533950810345.post-2154393915273624387</id><published>2008-09-14T13:46:00.001+03:00</published><updated>2008-09-24T17:27:34.554+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='CİNSEL BİLGİLER'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ÇEŞİTLİ BİLGİLER'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İLİŞKİLER'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='UZMANLAR'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='AİLE'/><title type='text'>Yatak Odasında TV mi, Seks mi?</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_SvsiHtDgjME/RzrgVvSaPEI/AAAAAAAAASU/gQLCgp5yX0g/s1600-h/seks013_0111.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5132661389417659458" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_SvsiHtDgjME/RzrgVvSaPEI/AAAAAAAAASU/gQLCgp5yX0g/s320/seks013_0111.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Diziler, maçlar, derken farklı odalar, farklı televizyonlar ve yatak odasına giren ekranlar gerçekten insanlara seksi unutturuyor mu? Yoksa bütün bunlar modern bahaneler mi? &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Bu konuyu iki ünlü psikiyatrist, Prof. Dr. Ahmet Çelikkol ve ilişki psikiyatristi Doç. Dr. Armağan Samancı değerlendirdi.. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Prof. Dr. Ahmet Çelikkol:&lt;/strong&gt; Televizyonun seks hayatını etkilediğini düşünenler bence başka bahane bulsun. Benim de yatak odamda televizyon var, ben de televizyon seyrediyorum ama ilişkim gayet sağlam. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Televizyon sizce sekse darbe midir? &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Hayır, neden olsun ki... "Televizyon seyretmekten sekse vakit bulamıyoruz," diye yakınan çiftler aslında kendilerine bahane üretiyordur. Bu sorunu çözerseniz onlar başka bahane bulur. Bu çiftler en kötüsünden "Yorgunum, başım ağrıyor," der. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Çiftler arasındaki ilişki televizyonla zedeleniyorsa aslında o ilişki bitmiş midir? &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bir oranda ilişki zedelenebilir ama bitirme noktasına taşınmaz. Biterse, neden televizyon değildir. Televizyon sadece gösterilen nedendir. Gerçek neden başkadır ve hatta bu kadar yüzeysel bir neden kullanıldığına göre, asıl neden çok daha derindedir. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;"Yatak odasından televizyonu çıkarın," önerisinde bulunduğunuz çiftler oluyor mu? &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Hiç olmadı diyebilirim. Şahsen benim yatak odamda var, ben hiçbir sorunla karşılaşmadım. Ama durum çaresizse elbette önerebilirim. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Kadınlar televizyonu rakip olarak görüyorsa ne yapmalı? &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bir çiftin birlikteliği; fikir olarak, davranışlarda, duygularda anlaşma demektir. Bunun için karşılıklı taviz vermeniz gerekebilir. Kerevizi çok seviyorsunuz ama partneriniz kokusuna bile tahammül edemiyor, o zaman evde kereviz yemekten vazgeçeceksiniz. Partneriniz televizyon istemiyorsa ve bunda ısrarlıysa, zaten yapacağınız başka şey kalmamış demektir. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Erkekler, televizyon dizilerinin seks hayatlarını yıprattığını anladığında ne yapmalı? &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Eğer erkek, TV dizilerinin cinsel hayatını yıprattığını düşünüyorsa, bir yolunu bulup engellemeli. Kişisel önerim, iyi bir-iki program hariç, dizi izlemeyi bırakmaları. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Televizyona rağmen aile ilişkileri nasıl sağlamlaştırılır? &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Televizyon izlemede aşırıya kaçmamanın, hele hele sürekli dizi izlememenin yolu aranmalıdır. Televizyon yerine geçebilecek başka birçok enstrüman bulunabilir. Mesela isteyen, salonda, oturma odasında televizyon izler, tatmin olunca yatak odasına gelir. Yatak odasına müzik getirilebilir. Burada kitap da okunabilir, sohbet de edilebilir. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Doç. Dr. Armağan Samancı:&lt;/strong&gt; Televizyon ilişkileri bozuyor, bu da direkt seks hayatını etkiliyor. Yatak odasına televizyonu sokmak yabancı birini özel odanıza davet etmekten farksızdır. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Televizyon sizce sekse darbe midir? &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Televizyonun ilişkileri bozan bir yapısı var. Duygusal olarak çiftlerin birbirinden uzaklaşmalarına neden oluyor, duygusal olarak uzaklaşan çiftler de seksten kaçıyor. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Çiftler arasındaki ilişki televizyonla zedeleniyorsa aslında o ilişki bitmiş midir? Başlangıçta zedeleyici etki yaratır. Televizyon mesafe koydurur. Çok televizyon seyretmek çiftleri birbirinden uzaklaştırır, birbirinden uzaklaşan çiftler zaten kaçmak için televizyonu daha fazla seyretmeye çalışır. Uzaklaşmak için televizyon iyi bir araçtır. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;"Yatak odasından televizyonu çıkarın," önerisinde bulunduğunuz çiftler oluyor mu? Bence televizyon asla yatak odasına konmamalı. Ha yabancı birini getirip yatak odasına koymuşsunuz, ha televizyonu! İkisi de ilişkide aynı etkiyi yapar. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Kadınlar televizyonu rakip olarak görüyorsa ne yapmalı? &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Televizyon ve internet, kadınları gerçekten dul bırakabilecek konuma getirdi. Olay son noktaya ulaşmadan hemen eşinizle bu durumu konuşun. Ama burada önerim, eve asla ikinci televizyon alınmamasıdır. Bu, çiftleri birbirinden bambaşka uçlara iter, toparlayamayabilirsiniz. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Erkekler, televizyon dizilerinin seks hayatlarını yıprattığını anladığında ne yapmalı? &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Birlikte izleyebileceğiniz diziler bulun ve paylaşmaya bakın ama televizyon izleme süresini azaltın. Eşinizle farklı programları izlemeye başladıysanız, ortaklık zarar görür. Bu da direkt cinselliğinize yansır.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Televizyona rağmen aile ilişkileri nasıl sağlamlaştırılır? &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Artık televizyon hayatın kaçınılmaz bir parçası, evden çıkartıp atamayız. Onu evin bir bireyi gibi düşünmek lazım, ancak 'bu bireye' karşı önleminizi alın. İlişkinin güçlendiği alanlara, yemek yenilen yere, yatak odasına televizyon sokmayın. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;sabah.com.tr&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/599574533950810345-2154393915273624387?l=health-lifes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://health-lifes.blogspot.com/feeds/2154393915273624387/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=599574533950810345&amp;postID=2154393915273624387' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/599574533950810345/posts/default/2154393915273624387'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/599574533950810345/posts/default/2154393915273624387'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://health-lifes.blogspot.com/2007/11/yatak-odasnda-tv-mi-seks-mi.html' title='Yatak Odasında TV mi, Seks mi?'/><author><name>Melike</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05015406354901616608</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='11549140463969504291'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp0.blogger.com/_SvsiHtDgjME/RzrgVvSaPEI/AAAAAAAAASU/gQLCgp5yX0g/s72-c/seks013_0111.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-599574533950810345.post-2851491378963027077</id><published>2008-09-22T00:12:00.000+03:00</published><updated>2008-09-24T17:25:01.200+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='HAMİLELİK'/><title type='text'>Hamilelikte Saç Dökülmesi</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Doğum sonrası için saçlarınızla ilgili hayaller kurdunuz, şöyle son moda kızıllardan en iddialısını denemeye dair..Boyaların bebek için zararlı olduğu tespit edilmemiş ama hamilelikte tedbiri elden bırakmamakta yarar vardı. Şimdi bebeğiniz kucağınızda, sıra saçlarınıza ilgi göstermeye geldi! Ama bu kez de çok dökülüyorlar... &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Saçlarımızın biz kadınlar için çok kıymetli olduğu inkar edilemez bir gerçek. Hangimiz morali bozuk olduğunda ya da hayatında değişiklik istediğinde kendini kuaför koltuğunda bulmuyor ki... İnsanın dış görünümünde yaşadığı değişiklikler ruh dünyasını da değiştiriyor. Saçlarsa bizim için en iyi psikoterapi araçlarından biri. Hal böyle olunca hiç kimse saçının bir tek telinin bile dökülmesine kıyamıyor. Oysa saçların dökülmesi doğal bir süreç ve yeni, sağlıklı saçların dünyaya gelmesi için, miyadmı dolduran tellerin dökülmesi şart. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Saç telinin hayat öyküsü! &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Aynı doğa gibi saç telinin de kendine özgü bir ritmi, kriz dönemi, biçimi ve renkleri var. Gözle bakıldığında hiçbir şey olmuyormuş gibi gelse de saçlarımız hiç durmaksızın değişime uğruyor. Şimdi bu değişimi daha detaylı inceleyelim... Her saç teli bir kökten, ama hep aynı kökten gelir. Bu kök, hücrelerin bölünmesiyle önce uzayıp, sonra da dökülecek olan saç telini doğurur. Saçın "yaşam süreci" adı verilen bu ilginç hayat öyküsünü üç evrede inceleyebiliriz; ortalama 4 sene süren uzama evresi, 2 - 3 hafta süren kısa bir durgunluk evresi ve sonra ortalama 3 aylık bir dökülme evresi. Daha sonra 2 - 5 ay süren bir dinlenme evresinden sonra yeni bir yaşam süreci başlar ve yeni bir saç teli doğar. Bu süreç yaklaşık 4 senedir ve bir insanın yaşamı boyunca yaklaşık 25 kere tekrarlanır. Dolayısıyla her saç kökünün normal ömrü yaklaşık 100 senedir. Normal bir saç 100 - 150 bin saç telinden oluşur, yaklaşık yüzde 6"sı dökülme evresinde ve yüzde 1"i durgunluk evresindedir. Her gün ortalama 60 saç teli doğal olarak dökülür. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Hamileyken saçlarım güçleşti... &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Bir anne adayı olarak eminim siz de fark etmişsinizdir; cildiniz hamileliğinizle birlikte artık çok daha sağlıklı, saçlarınız çok daha parlaktır. Aslında birçok anne adayı bu dönemde saçlarının daha gür olduğunu, hacminin arttığını gözlemliyor. Evet gerçekten de hamilelik süresince değişen hormon dengesi cilt ve saç üzerinde oldukça etkili. Bu etkiler ne yazık ki anne adayları tarafından çok fazla bilinmiyor. Dolayısıyla da doğum sonrası ilk 3 ay içinde uykusuzluk, tipik anne baba endişesi ve günlük ev işlerine de yetişebilme stresi yaşandığında saç dökülmeleri doğanın acımasız bir oyunuymuş gibi geliyor. Yapılan araştırmalara göre yaklaşık yüzde 50"den fazla annenin saç dökülmelerine maruz kaldığı tahmin ediliyor. Geçmiş doğumlarından sonra problem yaşamamış olanlar bile bir sonraki bebeklerinde saç dökülmelerine maruz kalabiliyorlar. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Daha ne kadar dökülecekler? &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Hamilelik dönemi hormonları saç telinin yaşamında az önce bahsettiğimiz uzama - dökülme evrelerinin oranını etkiler. Çünkü bebeğini karnında taşıyan annenin vücudunda sürekli bir hücre bölünmesi yaşanır. Aşırı derecede stimüle edilen vücut hiç durmadan makine gibi çalışır, işte bu 9 ay zarfında uzama evresini bitirmesi, durgunluk ve sonra da dökülme evrelerine geçmesi gereken saç folikülleri, hormonların etkisiyle hücre bölünmesine devam ederek uzama evresinde kalırlar ve saç teli üretimine devam ederler. Yani hamilelik döneminde aktif olarak saç üretimi yapan folikül sayısı artar. Dökülme evresine geçen saç folikülleri yüzde 6"nın çok altına düşer ve saç yoğunluğunda geçici bir artış gözlenir. Doğum sonrası hormonlar normale döner ve dökülme evresi oranı da olması gereken normal değerin altına iner. Çünkü 9 ay boyunca ömrünü gerçekte tüketmiş fakat hormonların etkisiyle hala uzama evresinde saç üretimine devam etmiş olan saç foli külleri, aynı anda hücre bölünmelerini durdurarak dökülme evresine geçmişlerdir. Dökülme evresine geçen saç folikülleri yüzde 6"nın çok üstündedir ve saç yoğunluğunda eskiye nazaran bir azalma gözlemlenir. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Zaman içinde uzama dökülme evreleri oranı eski düzeyini bulur ve saç eski yoğunluğuna tekrar kavuşur. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Tipik bir dökülme evresi 2 - 3 ay sürdüğünden uzama dökülme evrelerinin normale dönmesi de bu kadar süre alacaktır. Bununla beraber uzama evresi başlamış olsa bile saç telinin büyüyüp deriden dışarı çıkması gereklidir. Bu da 3 - 6 hafta alabilir. Yani korktuğumuz gibi saçkıran olmuyoruz ya da kel kalmıyoruz. Doğumdan sonra yaşanan bu saç dökülmesi hepsi hepsi toplam 3 ay kadar sürüyor. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Hamilelikte de saç dökülebilir! &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Çoğu anne adayının saçları hormonların etkisiyle hamilelik döneminde canlanır ve gürleşirken, bazı anne adayları da saçlarının döküldüğünden, daha çabuk kırıldığından şikayet edebilir. Eğer siz bahsettiğimiz ikinci gruba giriyorsanız, bu durumda saçlarınızı kısa kestirerek dolgunluğunu koruyabilir, onlara özel bakımlar uygulayabilirsiniz. Dengeli beslenme diyetine de özen göstermelisiniz. Ancak endişe etmenizi gerektirecek bir durumda olmadığınızı hatırlatmak isteriz. Siz de geçici bir süreç yaşıyorsunuz. Hamileliğiniz sonlandıktan sonra saçlarınız normal dengesine kavuşacak. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Berrin Suiçilmez &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/599574533950810345-2851491378963027077?l=health-lifes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://health-lifes.blogspot.com/feeds/2851491378963027077/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=599574533950810345&amp;postID=2851491378963027077' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/599574533950810345/posts/default/2851491378963027077'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/599574533950810345/posts/default/2851491378963027077'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://health-lifes.blogspot.com/2007/09/hamilelikte-sa-dklmesi.html' title='Hamilelikte Saç Dökülmesi'/><author><name>Melike</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05015406354901616608</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='11549140463969504291'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-599574533950810345.post-7951198356574569147</id><published>2008-09-16T20:48:00.000+03:00</published><updated>2008-09-19T10:38:21.928+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='KİŞİSEL BAKIM'/><title type='text'>Bakışlarınla Büyüle</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp1.blogger.com/_SvsiHtDgjME/Rt7soCLxedI/AAAAAAAAAD0/hjqB5QYep4Y/s1600-h/24082007135429_360_499234rim.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5106779200009894354" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 197px; CURSOR: hand; HEIGHT: 182px" height="208" alt="" src="http://bp1.blogger.com/_SvsiHtDgjME/Rt7soCLxedI/AAAAAAAAAD0/hjqB5QYep4Y/s320/24082007135429_360_499234rim.jpg" width="190" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Doğru bir göz makyajının uygulanması da sanıldığı kadar zor değil. Bazı küçük kurallara dikkat ederek, siz de profesyonelce yapılmış bir makyajla kusursuz bakışlara kavuşabilirsiniz.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;- Göz farının altına farın kalıcı olmasını sağlayacak bir makyaj altı kremi sürün.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;- Göz kalemini kirpiklerin tam dibine çekmelisiniz.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;- Eğer küçük ya da aşağıya doğru sarkık gözleriniz varsa alt kirpik dibine kalem çekmeyin.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;- Kalem çektikten sonra ince uçlu bir sünger fırçayla çizgiyi yumuşatın.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;- Gözkapağının alt kısmına açık renk, kenarlara ve gözkapağının kıvrımlarına da koyu renk far sürün.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;- Krem farlar toz halinde olanlardan daha kalıcıdır.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;- Rimel sürmeden önce birbirine yapışmaması için kirpikleri bir fırçayla tarayın.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;- Gözünüzle aynı renkte far kullanmayın.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;- Mavi gözlüler gri, bej ve kızılı, yeşil gözlüler pembe, kahverengi ve griyi, kahverengi ve ela gözlüler de mavi, yeşil gibi canlı renkleri tercih edebilirler.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;- Doğal bir makyaj için toprak tonlarında bir far ve kahverengi kalem ideal bir ikili olacaktır.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;- Rimeli 4 aydan fazla kullanmayın. Bayatlamış rimel kirpiklerin üzerinde top top kalır.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;- Kaşlarınızı da mutlaka tarayın ve fırçalayın.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;- Rimel sürmeden önce kirpiklerinizi pudralamanız rimelin daha uzun süre dağılmadan kalmasını sağlar.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;- Kaş kemiğinin üzerine açık renk bir far sürmek gözlerin vurgusunu artırır.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/599574533950810345-7951198356574569147?l=health-lifes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://health-lifes.blogspot.com/feeds/7951198356574569147/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=599574533950810345&amp;postID=7951198356574569147' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/599574533950810345/posts/default/7951198356574569147'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/599574533950810345/posts/default/7951198356574569147'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://health-lifes.blogspot.com/2007/09/baklarnla-byle.html' title='Bakışlarınla Büyüle'/><author><name>Melike</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05015406354901616608</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='11549140463969504291'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp1.blogger.com/_SvsiHtDgjME/Rt7soCLxedI/AAAAAAAAAD0/hjqB5QYep4Y/s72-c/24082007135429_360_499234rim.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-599574533950810345.post-615685613687758025</id><published>2008-09-10T21:49:00.000+03:00</published><updated>2008-09-19T10:37:37.898+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ALTERNATIF TEDAVİLER- BİTKİLER'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='SAĞLIK ÖNERİLERİ'/><title type='text'>Aküpresür</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Aküpresür, ilk defa Çinliler tarafından uygulanmaya başlanan, tedavisi itibarıyla akupunktura benzeyen bir yöntemdir.&lt;br /&gt;Aküpresürün tarihi akupunkturdan daha eskilere dayanmaktadır. Çinliler bir süre sonra akupunkturu geliştirmişler ve aküpresürün yerine onu kullanmaya başlamışlardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aküpresür tedavisinde de akupunkturdaki gibi vücudu meridyenler ve belli noktalara ayırıp iyileştirmek esastır. Tespit edilen bölgelere basınç uygulayıp o bölgedeki ağrıları azaltabilirsiniz. Bu işlem, vücudun geri kalan kesimini de pozitif olarak etkileyecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aküpresürün akupunkturdan farkı, iğne yerine el ya da ayaklarla basınç uygulanıyor olmasıdır. Hastanın iyileştirmeye gerek duyulan bölgelerine el ve ayak basıncı uygulanarak o bölgedeki kaslar gevşetilir. Aküpresür kan dolaşımını hızlandırıp vücudu güçlendirir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aküpresür asıl olarak ağrıların giderilmesinde kullanılmaktadır. Ağrıların giderilmesi kişiyi hem bedensel hem de zihinsel olarak rahatlatacaktır.&lt;br /&gt;Aküresür uygulaması çok kolay, kısa sürede öğrenilebilecek bir yöntemdir. Öncelikle ağrının geldiği yer belirlenmeli ve bu bölgeye basınç uygulanmalıdır. Uygulanan basıncın gereken ölçüde olması çok önemlidir; basınç ne çok hafif ne de çok şiddetli olmalıdır. Uygulama sırasında aküpresür uygulanan kişi acı duyuyorsa uygulama hatalı yapılıyor demektir.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;em&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Kimlere aküpresür yapılamaz?&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;br /&gt;Hamilelere&lt;br /&gt;Madde bağımlılarına&lt;br /&gt;Yeni yemek yemiş olan kişilere&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aküpresür yatarken veya otururken yapılabilir. Uygulama sırasında yanınızda mutlaka bir uzmanın olması gerekmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Dikkat edilmesi gereken hususlar:&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aküpresür terapileri sırasında giydiklerinizin oldukça rahat kıyafetler olmasına özen gösterin. Yapacağınız fiziksel hareketlerde zorlanmamış olursunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vücut enerjisinin akışını hızlandırmak için kendi belirleyeceğiniz bir bölgeye parmağınızla basınç uygulayabilirsiniz. Bu bölgeye parmağınızı 1-2 dakika yatay olarak bastırın. Basıncın hissedilebilir seviyede olmasına dikkat edin. Daha sonra basınç uyguladığınız bölgenin etrafında parmağınızla daireler çizin. Şimdi de vücut enerjisinin (Chi) rahatlaması için avuç içinizi o bölgeye yerleştirip, aynı zamanda parmaklarınızla basınç uygulamaya devam edin. Farkında olmadan rahatladığınızı siz de hissedeceksiniz.&lt;br /&gt;Aküpresür meridyen tedavisinden faydalanmak için bir uzmandan yardım almanız gerekmektedir. Böylelikle vücudunuzdaki dengesiz enerji dağılımı tespit edilecek ve buna göre tedavi mümkün olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/599574533950810345-615685613687758025?l=health-lifes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://health-lifes.blogspot.com/feeds/615685613687758025/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=599574533950810345&amp;postID=615685613687758025' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/599574533950810345/posts/default/615685613687758025'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/599574533950810345/posts/default/615685613687758025'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://health-lifes.blogspot.com/2007/09/akpresr.html' title='Aküpresür'/><author><name>Melike</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05015406354901616608</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='11549140463969504291'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-599574533950810345.post-6422352838050338510</id><published>2008-08-15T11:08:00.000+03:00</published><updated>2008-09-19T10:36:45.064+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='KANSER ÇEŞİTLERİ'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='HASTALIKLAR'/><title type='text'>Yumurtalık (Over) Kanseri</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_SvsiHtDgjME/RzxGC-R3zOI/AAAAAAAAAS0/mhy9VuYyRKU/s1600-h/ihs092002.jpg"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5133054692187163874" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_SvsiHtDgjME/RzxGC-R3zOI/AAAAAAAAAS0/mhy9VuYyRKU/s320/ihs092002.jpg" border="0" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Olguların büyük bir kısmında karın şişliği, karında gerginlik ,ağrı, kabızlık şikayeti mevcuttur. Bazen vajinal kanama olaya eşlik eder. Nadiren de olsa over tümöründen östrojen veya adrojen salgılanmasına bağlı olarak erken yaşta adet görme, düzensiz adet görme veya kıllanma saptanabilir. Çok az bir olguda , hastada bir şikayet yoktur.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;em&gt;Bulgular ve Tanı&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Olguların küçük bir bölümünde şikayet olmadan jinekolojik muayene sırasında overde kitle saptanabilir. Olguların büyük bir kısmı karın içerisine yayılım yapmış , ileri evre olgulardan oluşur. Bu olgularda yapılan muayene ve ultrasonografik incelemede , batın içerisinde kitle ve asit saptanabilir. Batın içerisinde düzensiz sınırlı, yer yer solid ve kistik alanlardan oluşan kitle saptandığında bir maliğnite olasılığı yüksektir. Serum CA 125 düzeyi çoğu ileri evre olgularda yüksek saptanırsa da, serum tümör belirteç düzeyinin düşük olması , olgunun maliğnite olmadığını göstermez. Serum tümör belirteç düzeyi tanıdan çok, hastalığın takibi için kullanılır. Doppler USG ile kitle içinde düşük dirençli akım (RI &lt;&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;em&gt;Patoloji, Davranış ve Yayılım&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Overden kaynaklanan tümörler histolojik olarak epitelyal, borderline epitelyal , germ hücreli veya seks kord stromal tümörler olabilir. Genel olarak baktığımızda çoğu olguda tanı epitelyal kaynaklı over kanseridir. Epitelyal tümörler genellikle orta ve ileri yaş grubunda gözlenirken, germ hücreli tümörler genellikle genç yaş grubunda karşımıza çıkar. Borderline epitelyal over tümörleri (düşük maliğn potansiyelli tümörler) davranış açısından genellikle maliğn epitelyal tümörler gibi davranmazlar. Çoğu kez overde sınırlı iken saptanırlar ve prognozu daha iyidir. Ancak, batın içerisine invaziv veya non-invaziv tipte yayılım yapmış borderline over tümörleri de olabilir. Seks kord over tümörlerinin bir kısmı östrojen veya adrojen salgılayabilirler. Buna bağlı şikayetler veya bulgular gözlenebilir. Bu gibi olgularda over tümörüne, endometriyal hiperplazi veya kanser eşlik edebileceği unutulmamalı ve endometriyum değerlendirilmelidir.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Over kanseri en çok batın içine yayılım gösterir. Çoğu olguda asit de bulunur. Retroperitoneal lenf nodlarına yayılım veya karaciğer, akciğer, dalak gibi organ metastazları da olabilir&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;em&gt;Over Kanserinin Evrelemesi&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Maliğn over tümörleri de , cerrahi olarak evrelendirilirler (Tablo 3). Klinik olarak overde sınırlı gibi duran bir olguda aslında %20-30 daha ileri bir evre söz konusudur. Dolayısı ile her olgunun gerçek evrelemesi için cerrahi evreleme yapılmalıdır. Evreleme sonucuna göre hastaya ek bir tedavi yapılıp yapılmayacağına karar verilir.. Genellikle , metastatik retroperitoneal lenf nodları kemoterapiye yanıt vermezler. Dolayısı ile, retroperitoneal lenf nodlarının çıkartılması tümör hücre yükünün azaltılması açısından da katkı sağlar.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;em&gt;Over Kanserinin Evrelemesi&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;1a- Tümör tek overde sınırlı, kapsül invazyonu yok ve /veya asit yok ve/veya batın yıkantı sıvısı negatif&lt;br /&gt;1b- Tümör her iki overde sınırlı, kapsül invazyonu yok ve /veya asit yok ve/veya batın yıkantı sıvısı negatif&lt;br /&gt;1c- 1a veya 1b bulgularına ilave olarak, kapsül invazyonu var ve /veya asit sıvısı veya batın yıkantı sıvısı pozitif.&lt;br /&gt;2a- Uterus veya tubalara yayılım&lt;br /&gt;2b- Diğer pelvis içi dokulara yayılım&lt;br /&gt;2c- 2a veya 2b bulgularına ilave olarak, asit sıvısı veya batın yıkantı sıvısı pozitif.&lt;br /&gt;3a- Batın içine mikroskopik olarak yayılım mevcut.&lt;br /&gt;3b- Batın içine 2 cm den daha küçük makroskopik yayılım mevcut.&lt;br /&gt;3c- Batın içine 2cm den daha büyük makroskopik yayılım mevcut ve/veya retroperitoneal lenf nodları pozitif.&lt;br /&gt;4- Uzak metastaz ( plevral sıvı pozitif, organ parankim metastazı)&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/599574533950810345-6422352838050338510?l=health-lifes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://health-lifes.blogspot.com/feeds/6422352838050338510/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=599574533950810345&amp;postID=6422352838050338510' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/599574533950810345/posts/default/6422352838050338510'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/599574533950810345/posts/default/6422352838050338510'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://health-lifes.blogspot.com/2007/09/yumurtalk-over-kanseri.html' title='Yumurtalık (Over) Kanseri'/><author><name>Melike</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05015406354901616608</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='11549140463969504291'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp0.blogger.com/_SvsiHtDgjME/RzxGC-R3zOI/AAAAAAAAAS0/mhy9VuYyRKU/s72-c/ihs092002.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-599574533950810345.post-2581526932863949332</id><published>2008-08-17T16:45:00.002+03:00</published><updated>2008-08-17T16:47:26.225+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='SAĞLIK ÖNERİLERİ'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='KİŞİSEL BAKIM'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ÇEŞİTLİ BİLGİLER'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='AİLE'/><title type='text'>Güneş kremini ovalayarak sürmeyin!</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_SvsiHtDgjME/SKgr2KPtz3I/AAAAAAAABGQ/KOP5jadpT9Y/s1600-h/images1.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5235482776281403250" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_SvsiHtDgjME/SKgr2KPtz3I/AAAAAAAABGQ/KOP5jadpT9Y/s320/images1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Yapılan araştırmalar, güneş kremini ovalayarak vücuda yaymanın kremin etkisini azalttığını ortaya çıkardı.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;İngiltere merkezli The Restoration of Appearance and Function Trust adlı derneğin yaptırdığı bir araştırmanın sonucu: &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Güneş kremini ovalayarak vücuda yaymak etkisini azaltıyor... &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Yarardan çok zarar getiriyorAraştırmada, kansere yol açan güneş ışınları ve bu ışınlara maruz bırakılan dokular incelendi. Buna göre, güneş kremini ovalayarak sürmenin yarardan çok zarar getirdiği, kremin koruma özelliğini azalttığı ortaya çıktı.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Araştırma grubunun başkanı Dr. Rachel Haywood, Bir çok kişi, kremi vücuda yedirmeyi tercih ediyor. Bunun daha hoş göründüğü görüşündeler. Ancak bu şekilde kremin koruma özelliğini en az indiriyorsunuz diye konuştu.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Deneyler de bunu kanıtlıyor&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Araştırma ekibi, estetik ameliyatlardan artan derileri, laboratuvar ortamında suni güneş ışığına maruz bırakmış.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Bunun ardından, serbest radikaller diye anılan dokulara hasar veren partiküllerin seviyesi ölçülmüş. Erken yaşlanma ve kansere neden olan UVAdan doğrudan etkileri gözlenmiş.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;İşte, güneş kremi vücuda yedirildiğinde, genellikle kırışıklarda ya da ter bezlerinde birikiyor ve sıfır koruma sağlıyor.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Güneş altında çok kalmayın!&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Üstelik güneş kremi UVAdan olmasa da cildin kızarmasına neden olan UVBden koruma sağlıyor, bu durum cildinin yanmadığını gören insanları güneş altında daha fazla zaman geçirmeye itiyor.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Uzmanlar, güneş kreminin yeterli olmayabileceğini, güneşin en kızgın olduğu 11:00 ve 15:00 saatleri arasında mümkün olduğu ölçüde doğrudan güneşe maruz kalınmaması konusunda uyarıyor.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;İngilterede her yıl cilt kanserinden iki binden fazla insan hayatını kaybediyor.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/599574533950810345-2581526932863949332?l=health-lifes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://health-lifes.blogspot.com/feeds/2581526932863949332/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=599574533950810345&amp;postID=2581526932863949332' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/599574533950810345/posts/default/2581526932863949332'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/599574533950810345/posts/default/2581526932863949332'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://health-lifes.blogspot.com/2008/08/gne-kremini-ovalayarak-srmeyin.html' title='Güneş kremini ovalayarak sürmeyin!'/><author><name>Melike</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05015406354901616608</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='11549140463969504291'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_SvsiHtDgjME/SKgr2KPtz3I/AAAAAAAABGQ/KOP5jadpT9Y/s72-c/images1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-599574533950810345.post-4548016944340479547</id><published>2008-08-17T16:39:00.001+03:00</published><updated>2008-08-17T16:42:28.185+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='SAĞLIK ÖNERİLERİ'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='KİŞİSEL BAKIM'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ÇEŞİTLİ BİLGİLER'/><title type='text'>Güzel Göğüsler İçin</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_SvsiHtDgjME/SKgqtR6AE9I/AAAAAAAABGI/9zMT3ywqUnE/s1600-h/images.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5235481524207358930" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_SvsiHtDgjME/SKgqtR6AE9I/AAAAAAAABGI/9zMT3ywqUnE/s320/images.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Çok sık kilo alıp vermekten ya da spor yapmamaktan göğüsler sarkıp esnekliğini kaybedebiliyor. Göğüslerin zaman geçtikçe formlarını kaybettikleri ve bu durumun, özellikle vücut görünümüne çok önem verenler için, oldukça sıkıcı olduğu kesin.Aslında vücut şeklimiz günlük yaşantımıza bağlı olarak belirleniyor. Çok sık kilo alıp vermekten, yanlış egzersizlerden ya da spor yapmamaktan dolayı, kimi kişilerde göğüsler erkenden sarkıp esnekliğini kaybedebiliyor.Bu kişiler çoğunlukla dolgulu sutyen kullanmadan bir şey giyemez, hiçbir kıyafeti kendilerine yakıştıramaz oluyor... &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Eğer siz de, bu tür problemlerle karşı karşıysanız Coliseum Spor Merkezi nde Fitness eğitmenliği yapan Elif Hotaman ın önerdiği hareketlerle bu durumu biraz da olsa düzeltebilirsiniz.. Eğer hala bu tür sorunlarla karşılaşmadıysanız da bunu mümkün olduğunca geciktirebilir, bu egzersilerle göğüslerinizin formunu uzun yıllar koruyabilirsiniz.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Şınav çekin&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Şekildeki gibi elleriniz ve dizlerinizin üzerinde durun. Dirsekleriniz yana doğru bakmalı. Kollarınızı dirseklerinizden büküp aşağı yukarı doğru inip çıkarak şınav çekin. Bu hareketi 12 kez tekrarlayın. Hareketler sırasında düzenli olarak nefes alıp vermeyi unutmayın. Bu hareketle göğüs ve arka kol kaslarını çalıştırmış olacaksınız. Bunun dışında ön omuz kaslarınız da aktif hale gelecek. Şınav, özellikle kuvvetsiz olanlar ve yeni başlayanlar için oldukça iyi bir başlangıç hareketi aynı zamanda...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Daire çizin&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Yere dümdüz, sırtüstü uzanın. Bacaklarınız dizlerinizden bükük şekilde dursun. İki elinize dambıl ya da 1 er litrelik su şişeleri alın. Şimdi dambıl fly hareketini yapmaya başlayabilirsiniz. Bunun için, Kollarınız gergin bir şekildeyken havada yukarıdan aşağıya büyük daireler çizin. 12 kez tekrarlayacağınız bu hareket göğsünüzün tam açılmasını sağlıyor ve sarkmaları önlüyor.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Açıp kapayın&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Yerde, dizlerinizin üzerinde durun. Gövdeniz mümkün olduğunca dik olsun. Ellerinize yine ağırlıklar alın ve kollarınızı dirseklerden bükük şekilde ortada birleştirin. İki kolunuzu da yanlara doğru açın. Ardından ilk pozisyonunuza dönün. Bu açıp kapama hareketini aynı şekilde 12 kez tekrarlayın.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Ve biraz zorlanın&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Son egzersizimiz tam şınav çekme. Kollar tamamen gergin olsun. Tüm vücut ağırlığınız kollarınızın üzerinde. Yine düzenli nefes alış verişine dikkat ederek şınav çekin. Fakat karnınızın yere değmemesine dikkat etmelisiniz. Bunun için 4 -5 cm. bir alçalma yapmanız yeterli. Başta zorlansanızda 12 kez yapmayı ihmal etmeyin. Bu sayıyı gün geçtikçe daha da artırabilirsiniz. Bu hareketin tüm göğüs kaslarınızın çalışmasını sağladığını da ekleyelim.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/599574533950810345-4548016944340479547?l=health-lifes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://health-lifes.blogspot.com/feeds/4548016944340479547/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=599574533950810345&amp;postID=4548016944340479547' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/599574533950810345/posts/default/4548016944340479547'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/599574533950810345/posts/default/4548016944340479547'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://health-lifes.blogspot.com/2008/08/gzel-gsler-iin.html' title='Güzel Göğüsler İçin'/><author><name>Melike</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05015406354901616608</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='11549140463969504291'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_SvsiHtDgjME/SKgqtR6AE9I/AAAAAAAABGI/9zMT3ywqUnE/s72-c/images.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-599574533950810345.post-7335910093231079591</id><published>2008-08-17T16:36:00.002+03:00</published><updated>2008-08-17T16:37:10.279+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ALTERNATIF TEDAVİLER- BİTKİLER'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='KİTAP'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ÇEŞİTLİ BİLGİLER'/><title type='text'>Bitkiler ve Yaşam</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_SvsiHtDgjME/SKgpa-zK0jI/AAAAAAAABGA/jAKj7928Vl4/s1600-h/9789759812201.jpg"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5235480110329156146" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_SvsiHtDgjME/SKgpa-zK0jI/AAAAAAAABGA/jAKj7928Vl4/s320/9789759812201.jpg" border="0" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Bu kitap iki yönlü bir araştırmanın ürünüdür. Bir yönü ile bir yörenin bitkilerinin bilimsel olarak belirlenmesi, diğer yönü ile ise geçmişten günümüze Bodrum yöresinde bitkilerin en basit çocuk oyuncaklarından geleneksel halk ilaçlarına kadar çok çeşitli yararlarının, onların yaşam üzerindeki etkilerinin ve yaşamla olan bağlarının bilimsel ve folklorik renkli bir öyküsüdür.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/599574533950810345-7335910093231079591?l=health-lifes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://health-lifes.blogspot.com/feeds/7335910093231079591/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=599574533950810345&amp;postID=7335910093231079591' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/599574533950810345/posts/default/7335910093231079591'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/599574533950810345/posts/default/7335910093231079591'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://health-lifes.blogspot.com/2008/08/bitkiler-ve-yaam.html' title='Bitkiler ve Yaşam'/><author><name>Melike</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05015406354901616608</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='11549140463969504291'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_SvsiHtDgjME/SKgpa-zK0jI/AAAAAAAABGA/jAKj7928Vl4/s72-c/9789759812201.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-599574533950810345.post-1714292543435339984</id><published>2008-08-10T15:37:00.000+03:00</published><updated>2008-08-10T23:16:24.149+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='SAĞLIK ÖNERİLERİ'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ÇEŞİTLİ BİLGİLER'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='UZMANLAR'/><title type='text'>Hangi Kalsiyum Daha İyi?</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_SvsiHtDgjME/RyMxX83wW8I/AAAAAAAAAOE/cpHCaxDrK1w/s1600-h/kal.jpg"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5125995088424491970" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_SvsiHtDgjME/RyMxX83wW8I/AAAAAAAAAOE/cpHCaxDrK1w/s320/kal.jpg" border="0" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Besinlerle birlikte aldığınız kalsiyum vücudunuz için en faydalı olanıdır.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Hangi yaşta olursanız olun, uygun besinler seçerseniz ihtiyacınız kadar kalsiyumu mutlaka alırsınız. Besin desteği olarak kalsiyum kullanmak sadece bazı özel durumlar için söz konusudur. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Bu özel durumların başında kalsiyum seviyesini ayarlayan sistemlerin dengesizliği sonucu oluşan "hipokalsemi"ler gelir. Hormonal, metabolik veya diyetetik sebepler nedeniyle bir hipokalseminiz varsa doktorunuz ilave kalsiyum kullanmanızı isteyebilir. Örneğin parotiroid bezleri çalışmayan ya da bu bezleri cerrahi olarak çıkarılanların ek olarak kalsiyum desteği almaları şarttır. Ancak bunlar istisnai durumlardır. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Kalsiyum desteğinin en sık kullanıldığı durum osteoporoz yani kemik kırılganlığı artışıdır. Eğer genetik, hormonal veya metabolik sebepli bir osteoporoz tehlikesi yaşıyorsanız, menopoz nedeniyle kemikleriniz hızlı bir kalsiyum kaybı ile karşı karşıyaysa doktorunuz kalsiyumdan zengin besinleri daha öncelikli olarak tüketmenizi önerecek ve büyük bir olasılıkla sizin de ilave bir kalsiyum hapı almanızı isteyecektir. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Son zamanlarda bu hapların D vitamini, Magnezyum, Çinko, Boron ve K vitamini gibi diğer kemik güçlendiricilerle desteklendirilmiş olanları tercih edilmektedir. Eğer bir gün siz de kalsiyum desteği kullanmak zorunda kalırsanız veya şu anda kullanan biriyseniz aşağıdaki bilgileri lütfen dikkatle okuyun. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;KALSİYUM DESTEĞİ ALIRKEN&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;- Kalsiyum sitrat tuzunu tercih edin. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;- Kalsiyum tabletleriyle demir tabletlerini birlikte aynı anda almayın. Bunları gün içince farklı saatlerde alın.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;- Kalsiyumu bölünmüş tuzlar halinde kullanmaya ve bir defada 400-500 mg'dan fazla kullanmamaya çalışın.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;- 1000-1200 mg üzerindeki günlük dozları doktorunuza danışmadan kesinlikle kullanmayın. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;- Kalsiyum desteklerinin pişmiş kemik ürünleri veya mercan kaynaklarından elde edinenlerini kullanırken birlikte bazı ağır metalleri de alabileceğinizi unutmayın. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;- Akşam saatlerinde aldığınız kalsiyumun uykunuzu kolaylaştıracağı aklınızda olsun.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Sadece desteklere güvenmeyin &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Eğer kalsiyumu daha fazla tüketmeniz gerektiğini düşünüyorsanız aşağıdaki önerilerin en azından kalsiyum destekleri kadar yararlı olduğunu bilmeniz gerekiyor.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;- En iyi kalsiyum desteğini kalsiyumdan zenginleştirilmiş süt ve süt ürünleriyle alırsınız. Bu sütü Omega-3'ten zenginleştirirseniz daha fazla yarar sağlarsınız. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;- Koyu yeşil yapraklı sebzeler ve kemikleriyle birlikte tüketilebilen küçük balıklar (hamsi) kalsiyumun mükemmel kaynaklarıdır.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;- Kalsiyumla zenginleştirilmiş meyve suları da çok yararlıdır. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;- Kafein kalsiyumun bağırsaklardan emilimini azaltır. Bu nedenle kafeinli içecekler kullanırken, kahve, neskafe tüketirken süt veya süt tozu ekleyin. Eklediğiniz sütün yağsız olmasına dikkat edin. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;- Keçi sütü ve bu sütten yapılan peynirdeki kalsiyum içeriğinin çok yüksek olduğunu unutmayın. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;- Sebze ve meyvelerin kalsiyumdan zengin olanlarını (marul, ıspanak, pazı, pancar, şalgam, lahana) tercih edin. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;- Sandviç seçerken peynirli ya da ton balıklı sandviçlere öncelik tanıyın. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;- Salatalarınıza peynir parçacığı, ton balığı, sardalye gibi kalsiyum zengini besinler karıştırın. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Osman MÜFTÜOĞLU&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/599574533950810345-1714292543435339984?l=health-lifes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://health-lifes.blogspot.com/feeds/1714292543435339984/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=599574533950810345&amp;postID=1714292543435339984' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/599574533950810345/posts/default/1714292543435339984'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/599574533950810345/posts/default/1714292543435339984'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://health-lifes.blogspot.com/2007/10/hangi-kalsiyum-daha-iyi.html' title='Hangi Kalsiyum Daha İyi?'/><author><name>Melike</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05015406354901616608</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='11549140463969504291'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp0.blogger.com/_SvsiHtDgjME/RyMxX83wW8I/AAAAAAAAAOE/cpHCaxDrK1w/s72-c/kal.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-599574533950810345.post-1894581120679516740</id><published>2008-08-08T21:22:00.000+03:00</published><updated>2008-08-10T23:15:15.879+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='SAĞLIK ÖNERİLERİ'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ÇOCUK HASTALIKLARI'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='HASTALIKLAR'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ÇEŞİTLİ BİLGİLER'/><title type='text'>Kulak Ağrıları Neden Geceleri Artar?</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_SvsiHtDgjME/RyTh-M3wXGI/AAAAAAAAAPU/McOKVK6ZVOc/s1600-h/kul.jpg"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5126470734577687650" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_SvsiHtDgjME/RyTh-M3wXGI/AAAAAAAAAPU/McOKVK6ZVOc/s320/kul.jpg" border="0" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Kulağımız neder ağrır, kulak ağrısı neden diş ağrısı gibi geceleri daha da artar ve dünyayı insana zindan eder. Kulak ağrısın dindirmek için neler yapmalıdır?&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Kulak ağrısının en sık görülen sebebi orta kulağı boğaza birleştiren östaki kanalının tıkanmasıdır. Genellikle alerji, sinüzit veya grip hastalıkları sırasında ortaya çıkar. Gün boyunca ayakta iken östaki kanalından boğazımızın arkasına doğru rahat akış sağlanır. Ayrıca çiğneme ve yutkunma östaki kanalı etrafındaki kasları hareket ettirerek, orta kulağa östaki kanalından hava giriş-çıkışını sağlar.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;strong&gt;Kulak ağrıları neden geceleri artar?&lt;/strong&gt; &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Ancak, uykuya daldığınızda östaki kanalı rahat boşalamaz. Ayrıca gece yeterince yutkunmadığınız için, fazla hava girişi de olmaz. Orta kulaktaki hava, etraftaki dokular tarafından kullanıldığı için, negatif basınç oluşur. Bu da kulak zarının içeri doğru emilmesi anlamına gelir. Gecenin bir yarısında kulak ağrısı ile uyanabilirsiniz. Dış kulak yolu enfeksiyonları, uçak yolculuğu ve tüplü dalış gibi atmosferik değişiklikler, saç kılının tıraştan sonra dış kulak yoluna düşmesi, diş, dil, çene gibi kulakla ilişkisi olmayıp, kulakta hissedilen ağrılar da kulak ağrısını tetikleyebilir. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;strong&gt;Nasıl dindirilir?&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;* Dik oturun.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;* Saç kurutma makinesi kullanın: 10 cm. mesafeden ılık hava ve düşük fan hızında kurutma makinesi ağrıyı azaltacaktır.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;* Kulak kepçenizi hafif hareketlerle oynatın: Eğer ağrı duyuyorsanız bu muhtemelen dış kulak yolu enfeksiyonudur. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Dış kulak yoluna vücut ısısında yağ damlatılabilir: Vücut ısısındaki suya bebek yağı veya normal zeytinyağı ekleyip, birkaç damla kulağınıza damlatın. Ağrının azaldığını göreceksiniz. Bu, asla zarı delik olan kulağa uygulanmamalıdır.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;* Sakız çiğneyin: Östaki kanalının açılması için oldukça faydalıdır.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;* Esneyin: Yine östaki kanalını açarak etki gösterir.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;* Burnunuzu tutun: Uçakta 10 bin metrede uçarken kulaklarınız tıkanırsa, burnunuzu iki parmak arasında sıkıştırıp, derin bir nefes alın ve havayı genzinize doğru yönlendirecek şekilde üfleyin. Açılma sesi duyacaksınız. Bu basınç eşitlemesinin olduğunu gösterir, aynı zamanda kulak ağrısı da ortadan kalkar. Uçak alçalırken uyumayın.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;* Burnunuz tıkalı ve genize doğru akıntı varsa ve her uçağa binişte ağrı oluyorsa, uçağa binmeden 1 saat önce akıntıları azaltan ilâçlardan veya burun damlalarından kullanabilirsiniz. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;bugün gazetesi&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/599574533950810345-1894581120679516740?l=health-lifes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://health-lifes.blogspot.com/feeds/1894581120679516740/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=599574533950810345&amp;postID=1894581120679516740' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/599574533950810345/posts/default/1894581120679516740'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/599574533950810345/posts/default/1894581120679516740'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://health-lifes.blogspot.com/2007/10/kulak-arlar-neden-geceleri-artar.html' title='Kulak Ağrıları Neden Geceleri Artar?'/><author><name>Melike</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05015406354901616608</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='11549140463969504291'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp2.blogger.com/_SvsiHtDgjME/RyTh-M3wXGI/AAAAAAAAAPU/McOKVK6ZVOc/s72-c/kul.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-599574533950810345.post-8907721139680442127</id><published>2008-07-31T16:02:00.001+03:00</published><updated>2008-07-31T16:04:48.387+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='SAĞLIK ÖNERİLERİ'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ÇOCUK HASTALIKLARI'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='HASTALIKLAR'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ÇEŞİTLİ BİLGİLER'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='UZMANLAR'/><title type='text'>'Şark Çıbanı' Tedavisinde Yenilik</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_SvsiHtDgjME/SJG4PSz3IGI/AAAAAAAABEQ/nIVbNbUnU08/s1600-h/images.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5229163215240765538" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_SvsiHtDgjME/SJG4PSz3IGI/AAAAAAAABEQ/nIVbNbUnU08/s320/images.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;'Mikrokültür' yöntemiyle hastaların tamamına tanı koymak mümkün.&lt;br /&gt;Tıbbi Mikrobiyoloji ve Parazitoloji Uzmanı Prof. Dr. Adil Allahverdiyev, halk arasında "şark çıbanı" olarak bilinen ve bir türü iç organları da etkileyerek ölüme yol açabilen "Leishmania" hastalığının tanısı için güvenli ve başarılı yeni bir yöntem geliştirdiklerini bildirdi. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) Kimya Metalürji Fakültesi Biyomühendislik Bölümü Öğretim Üyesi Allahverdiyev, Yard. Doç. Dr. Melahat Bağırova, araştırma görevlileri ve doktora öğrencilerinden oluşan bir ekiple enfeksiyon hastalıklarına karşı yeni ilaç ve biyopolimerlere dayalı aşı geliştirilmesi konusunda değişik çalışmalar yürüttüklerini söyledi. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Önemli sağlık problemlerinden biri olarak kabul edilen, parazitleri "Tatarcık-Yakarca" denilen sinek tarafından insana aktarılan Leishmania hastalığına ilişkin çalışmalar da yaptıklarını ifade eden Allahverdiyev, daha önce Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde bu konuda yaptığı çalışmalarına, geniş laboratuvar imkanına sahip olan YTÜ Kimya-Metalürji Fakültesi Biyomühendislik Bölümü'nde devam ettiğini kaydetti. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Allahverdiyev, hastalığın daha çok Doğu, Güneydoğu Anadolu ve Akdeniz bölgelerinde görüldüğünü, yılda yaklaşık 500 binden fazla kişinin bu hastalığa yakalandığını dile getirdi.&lt;br /&gt;Deride şark çıbanına yol açan hastalığın bir türünün de kemik iliği, karaciğer, dalak, lenf düğümleri ve diğer iç organları etkilediğini anlatan Allahverdiyev, erken teşhis edilmemesi durumunda hastalığın ölümle sonuçlanabileceğini belirtti. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;'Mikrokültür' adı verdikleri yeni bir kültür tanı yöntemi geliştirdiklerini söyleyen Allahverdiyev, şunları söyledi:"Bu yöntemin duyarlılığı çok güçlendirildi, hastaların yüzde 80-95'ine, neredeyse tamamına tanı koymak mümkün hale getirildi. Tanı koymak için diğer yöntemlerle en az 1 ay, bazen 6 aya kadar uzanan zamana ihtiyaç duyulurken yeni mikrokültür yöntemiyle süre maksimum 1 haftaya indi. Ekonomik açıdan da diğer yöntemlere nazaran 100-130 kez daha ucuza geliyor." &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Prof. Dr. Allahverdiyev, çalışmaya ilişkin son gelişmelere de değinerek, ellerindeki teknolojik imkanları kullanarak yöntemi daha da geliştirdiklerini, tanı süresini bir güne indirmeyi başardıklarını bildirdi. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;TRT&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/599574533950810345-8907721139680442127?l=health-lifes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://health-lifes.blogspot.com/feeds/8907721139680442127/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=599574533950810345&amp;postID=8907721139680442127' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/599574533950810345/posts/default/8907721139680442127'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/599574533950810345/posts/default/8907721139680442127'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://health-lifes.blogspot.com/2008/07/ark-ban-tedavisinde-yenilik.html' title='&apos;Şark Çıbanı&apos; Tedavisinde Yenilik'/><author><name>Melike</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05015406354901616608</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='11549140463969504291'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp3.blogger.com/_SvsiHtDgjME/SJG4PSz3IGI/AAAAAAAABEQ/nIVbNbUnU08/s72-c/images.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-599574533950810345.post-1686727627572055569</id><published>2008-07-31T15:54:00.002+03:00</published><updated>2008-07-31T15:56:46.047+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='SAĞLIK ÖNERİLERİ'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='CİNSEL BİLGİLER'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ÇEŞİTLİ BİLGİLER'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İLİŞKİLER'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='AİLE'/><title type='text'>En iyi ilaç: Seks</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_SvsiHtDgjME/SJG2c-K0yZI/AAAAAAAABD4/6OuTYQM-lug/s1600-h/%5B1%5D2062008105528_6478.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5229161251194849682" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_SvsiHtDgjME/SJG2c-K0yZI/AAAAAAAABD4/6OuTYQM-lug/s320/%5B1%5D2062008105528_6478.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Kalori yakıyorsunuz...&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Seks yapmak sadece iyi hissetmenizi sağlamıyor; aynı zamanda kalorileri yakıyor, bağışıklık sistemini güçlendiriyor ve hatta kanser riskini bile azaltıyor. Seks sonrasında vücut 'mutluluk hormonuda denilen endorfin salgılıyor. Fiziksel açıdan egzersiz yapmak veya yüzmekten çok da farklı olmayan cinsel ilişki, kendine saygı ve değerli hissetme gibi duyguları da ortaya çıkarıyor. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Depresyondan uzak tutuyor...&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Sonuçlar, Teksas ve Wilkes Üniversitesi araştırmacılarının çalışmalarından. Biological Psychology, British Journal of Urilogy adlı yayınlarda yer alan çalışmalar da bu tezi destekliyor. Çalışmalara göre, iyi cinsel deneyim kişileri anksiyete ve depresyondan da uzaklaştırıyor. Orgazm sırasında üretilen oksitoksinin uyandırdığı olumlu psikolojik ve fiziksel etkiler arasında uykuya geçişte kolaylık da var. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/599574533950810345-1686727627572055569?l=health-lifes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://health-lifes.blogspot.com/feeds/1686727627572055569/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=599574533950810345&amp;postID=1686727627572055569' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/599574533950810345/posts/default/1686727627572055569'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/599574533950810345/posts/default/1686727627572055569'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://health-lifes.blogspot.com/2008/07/en-iyi-ila-seks.html' title='En iyi ilaç: Seks'/><author><name>Melike</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05015406354901616608</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='11549140463969504291'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp2.blogger.com/_SvsiHtDgjME/SJG2c-K0yZI/AAAAAAAABD4/6OuTYQM-lug/s72-c/%5B1%5D2062008105528_6478.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-599574533950810345.post-696341216710687411</id><published>2008-07-31T15:52:00.001+03:00</published><updated>2008-07-31T15:54:02.085+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='KİŞİSEL BAKIM'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ÇEŞİTLİ BİLGİLER'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='UZMANLAR'/><title type='text'>Parfüm ciltte leke yapar</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_SvsiHtDgjME/SJG1yf5MECI/AAAAAAAABDw/dpk95GrNnnc/s1600-h/%5B1%5D462008151839_5875.jpg"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5229160521513308194" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_SvsiHtDgjME/SJG1yf5MECI/AAAAAAAABDw/dpk95GrNnnc/s320/%5B1%5D462008151839_5875.jpg" border="0" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;br /&gt;Yaz aylarında parfüm ve kozmetik ürünlerinin kullanımı başınıza hiç ummadığınız sorunlar açabilir. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Mersin Üniversitesi Dermatoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ümit Türsen, bu konuda şu uyarılarda bulundu:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;* Boyun bölgesine parfüm sürülmesinin hemen ardından güneşe çıkılmamalı. Yoksa cillte kırmızı lekeler oluşabilir. Bu lekeler, kalıcı sorunlara neden olabilir.* Parfüm sürdükten hemen sonra güneşe çıkılması gerekiyorsa, vücuttaki güneş gören boyun, kol, el üstü ve yüz gibi bölgelere güneş ışınlarına karşı koruyucu etkisi olan kremler sürülmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/599574533950810345-696341216710687411?l=health-lifes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://health-lifes.blogspot.com/feeds/696341216710687411/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=599574533950810345&amp;postID=696341216710687411' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/599574533950810345/posts/default/696341216710687411'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/599574533950810345/posts/default/696341216710687411'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://health-lifes.blogspot.com/2008/07/parfm-ciltte-leke-yapar.html' title='Parfüm ciltte leke yapar'/><author><name>Melike</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05015406354901616608</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='11549140463969504291'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp0.blogger.com/_SvsiHtDgjME/SJG1yf5MECI/AAAAAAAABDw/dpk95GrNnnc/s72-c/%5B1%5D462008151839_5875.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-599574533950810345.post-5479300869238832621</id><published>2008-07-08T14:57:00.000+03:00</published><updated>2008-07-16T22:31:36.383+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İLİŞKİLER'/><title type='text'>Gençlere Evlilik Önerileri</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp1.blogger.com/_SvsiHtDgjME/RuE9dSLxe1I/AAAAAAAAAGs/iX8PSAmBisM/s1600-h/cift040_2706.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5107431025721572178" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp1.blogger.com/_SvsiHtDgjME/RuE9dSLxe1I/AAAAAAAAAGs/iX8PSAmBisM/s320/cift040_2706.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Gençler, evliliğe borçsuz girin, huzur ve mutluluğunuz her daim olsun!&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Gençler, huzurlu ve düzenli bir yaşam sürmek amacıyla hayatlarını birleştiriyor. Evlilik sürecinde toplumsal baskılar sebebiyle güçlerinin üzerinde borçlanan çiftlerin ise huzuru bozuluyor. Gelirleri borç taksitlerini ödemeye yetmeyen ailelerde başlayan tartışmalar, çiftleri boşanmalara kadar götürebiliyor. Sonuçta psikolojik sarsıntı yaşayan çiftler, hayatlarının baharında tüm yaşamlarını etkileyecek olaylar zinciriyle karşılaşıyor.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Anne-babaların toplumsal baskılara boyun eğmeden, imkânları ölçüsünde düğün alışverişi yapmalarını öneren uzmanlar, ev eşyası alımında da lükse kaçılmaması gerektiğini ifade ediyor. Klinik psikolog Nevzat Tekin, sade bir evlilik sürecinin makbul olduğunu, şova dönüştürülen düğünlerde ise tarafların ekonomisinin sarsıldığını kaydediyor.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Ekonomik durumlarını olduğundan farklı gösterme çabası içine giren dünürlerin 'çevreye mahcup olmayalım' gibi bir yaklaşımla kapasitesinin üzerinde harcama yaptıklarını hatırlatan psikolog Tekin, "Düğün sürecinde aşırı borçlanan gençler, evlendiklerinde borçlardan kaynaklanan sorunlarla baş başa kalıyorlar. Örneğin takıları satıp borçları ödeme yolu seçildiğinde çiftler karşılıklı bir problem yaşıyor. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Ailenin dinamikleri bozuluyor. Sonuçta çiftler psikolojik ve sosyolojik yönden yara alıyorlar." diyor. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Ailelere gelir durumuna uygun harcamalar yapmasını öneren Tekin, dünürlerin karşı tarafı da kapasitesinin üzerinde harcama yapmaya zorlamaması gerektiğine işaret ediyor. Tekin, bu hassasiyete dikkat edilen evliliklerin daha sağlıklı yürüdüğünü bildiriyor.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;'Nikâhın hayırlısı kolay olanıdır'&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Emekli Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Necmettin Nursaçan, Hazreti Peygamber'in "Nikâhın hayırlısı, kolay olanıdır." hadis-'i şerifini hatırlatıyor. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Mutluluğun tek başına altın, çeyiz, otomobil veya ev ile elde edilemeyeceğini söyleyen Nursaçan, "Mutluluk, karşılıklı sevgi ve saygıdadır." yorumunu yapıyor. Düğün alışverişlerinin imkânlar nispetinde yapılması gerektiğini vurgulayan Nursaçan, evlere alınan eşyalarda da lükse kaçılmaması tavsiyesinde bulunuyor. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Aşırı borçla başlayan evliliklerde bir süre sonra sorunların baş gösterdiğini hatırlatan Nursaçan, "Borçlarını ödeyemeyen damat bu sefer öfkesini gelin hanımdan çıkarmaya başlıyor. Evliliğin tadı tuzu kaçıyor. Saygı, sevgi gidiyor yerine hırs giriyor, hınç giriyor. Böylece sağlam temel atılmamış oluyor." değerlendirmesinde bulunuyor.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Maddî sıkıntılar boşanma sebebi&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Avukat Hasip Şenalp, maddi sıkıntı sebebiyle yaşanan boşanmaların tüm boşanma sebepleri arasında önemli bir payı olduğuna dikkat çekiyor. Son yıllarda evlilik sürecinde daha çok harcama yarışı yaşandığını söyleyen Şenalp, "Gençler ilk günden eşyaları tam olsun diye ağır borç yükü altına giriyor. Cicim ayları geçtikten sonra tartışmalar başlıyor. Bu tabii mutluluğu da etkiliyor. " diyor. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Şenalp, dünürlerin düğün alışverişine çıkmadan önce konuşup, alınacakları belirlemesi ve 'görsünler' yaklaşımından uzak durması gerektiğini vurguluyor.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/599574533950810345-5479300869238832621?l=health-lifes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://health-lifes.blogspot.com/feeds/5479300869238832621/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=599574533950810345&amp;postID=5479300869238832621' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/599574533950810345/posts/default/5479300869238832621'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/599574533950810345/posts/default/5479300869238832621'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://health-lifes.blogspot.com/2007/09/genlere-evlilik-nerileri_07.html' title='Gençlere Evlilik Önerileri'/><author><name>Melike</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05015406354901616608</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='11549140463969504291'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp1.blogger.com/_SvsiHtDgjME/RuE9dSLxe1I/AAAAAAAAAGs/iX8PSAmBisM/s72-c/cift040_2706.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-599574533950810345.post-4380778999306017979</id><published>2008-07-05T20:57:00.000+03:00</published><updated>2008-07-16T22:30:36.368+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='SAĞLIK ÖNERİLERİ'/><title type='text'>Mevsimine Göre Sağlık</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Hayatımızı takvimlere göre düzenliyoruz. Tatillerin ne zaman başlayıp, ne zaman sona ereceği, önemli günler, kısacası günlük hayatımızla ilgili her şeyi takvimlerde bulabiliyoruz. Ancak bir de sağlık takvimine ihtiyacımız var. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;İşte size, yılın 12 ayında sağlığınızı korumak için neler yapmanız gerektiğini anlatan bir başucu takvimi!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;OCAK&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Yılın ilk ayı. Başka bir deyişle yeni başlangıçlar yapmanın, önemli kararları uygulamaya başlamanın tam zamanı. Hadi, siz de kesin kararınızı verin ve sigara içmekten vazgeçin. Son zamanlarda tüm dünyada sigaraya karşı etkili bir kampanyanın sürdürüldüğünü biliyoruz. Gelin bu kampanyaya kulaklarınızı tıkamayın.Ocak ayı, sigarayı bırakmak için yılın en uygun, en anlamlı dönemi. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Yapılan araştırmalar, ocak ayında sigaradan vazgeçmeye karar verenlerin bu girişimlerinde çok başarılı olduklarını gösterdi. İster ocak ayının kerameti deyin, ister yeni bir başlangıç yapmanın kararlılığı deyin, ama ortada bir gerçek var: Ocak ayında sigaraya veda edenler, bir daha ellerine sigara almıyorlar.Bu arada sigara dumanıyla gözgözü görmez hale gelmiş kapalı salonlardan, barlardan da uzak durun. Tabii bu ay, soğukalgınlıklarına karşı da tedbirli olmanız gerekiyor. C vitamini takviyesini sakın unutmayın. Her sabah bir bardak portakal suyu içmeyi alışkanlık haline getirin. Ocak ayının sağlık takviminde, sağlığınızı korumaya daha fazla özen göstermeniz vurgulanıyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;ŞUBAT&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;‘Cüce Şubat’ın ne gibi sürprizler yapacağı belli olmaz. Ülkemizde genellikle soğuklar, şubat ayında şiddetlenir. Biraz da ilkbahara duyulan özlemin verdiği sabırsızlıkla, şubatı biran önce atlatmak isteriz. Mutlaka farketmişsinizdir, kış aylarında daha çok acıkırız ve karnımızı doyurmamız daha zor olur. Vücut, daha fazla enerjiye ihtiyaç duyduğu için, bu dönemde sindirimi zor olsa da tok tutan yiyeceklere ağırlık verilir. Özellikle karbohidrat içeren besinler sofraları süsler.Şubatta, şu karbohidratlı besinler meselesini ele alın. Ağır karbohidratlı yiyeceklerden vazgeçin. Tahıl ürünleri, kuru fasulye, mercimek, börülce, nohut gibi yiyecekler, sebve ve meyve ağırlıklı bir beslenme programını uygulayın. Şubat ayında, beslenme alışkanlıklarınızdaki hataları düzeltmeye çalışın. Zararlı karbohidratlardan uzak durmanız, kışı daha sağlıklı atlatmanızı sağlayacak.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;MART&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Karanlık ve kasvetli kış günlerinden sonra Mart ayında güneşi görmeye başlayacaksınız. ‘Mart kapıdan baktırır, kazma kürek yaktırır’ derler ve Mart güneşine aldanmanın yanlış olduğunu iddia ederler. Mart ayında soğuklar devam etse de, hem günler uzayacak, hem de güneş sık sık gökyüzünden size kendini gösterecek. Bu günleri iyi değerlendirin.Fırsat buldukça açık havada yürüyüşler yapın. Bahara dinç ve güçlü girmek için mart ayında vücut egzersizlerine ağırlık verin. Kış aylarında istemeden de olsa, belki kilo aldınız. Fazla kilolardan kurtulmak için yılın en uygun dönemindesiniz. Bu ay, bahar yorgunluğuna karşı da hazırlıklı olmalısınız. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;NİSAN&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Nisan ayı, genellikle yağışlı geçer ama yağmur bulutlarının arasından güneş yüzünü gösterince de yüreğinizi yaşama sevinci sarar. Karamsarlıktan kurtulmanın tam zamanı. Bu arada bir noktaya dikkatinizi çekmek istiyoruz. Mart ayında fazla kilolardan kurtulmayı başarmış olabilirsiniz. Ancak şimdi vücudunuzu dikkatle inceleyin ve bel bölgesinde bir fazlalık olup olmadığını araştırın.İnce vücutlu olsanız bile belde kalınlaşma, hafif bir göbek vücudunuzda zararlı yağların biriktiğine işarettir. Zararlı yağların bel bölgesinde toplandığı belirtiliyor.Kanser ve kalp hastalıklarına yakalanma tehlikesinin bir habercisi de bu yağ birikimi. Nisan ayında özellikle bel ve karın jimnastiği yapmanız, beslenme düzeninizi yeniden gözden geçirmeniz gerekiyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;MAYIS&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Cinsel hayatınıza çeki düzen vermek için Mayıs ayını tercih edin. Baharın bu en güzel ayında, yeni aşklara kendinizi hazır hissedebilirsiniz. Cinsel dürtülerin hızlandığı bu dönemde, cinsel hastalıkların da arttığını unutmayın.Bu ay, kendinizi yenilemek için elinize geçen fırsatları değerlendirin. Bu ayın en önemli sorunları, sindirim sisteminde ortaya çıkabilir. Gerekirse bir doktora görünüp sindirim sisteminizi rahatlatacak önlemler alabilirsiniz. Eğer geçmişti sindirim sisteminizde sorunlar yaşadınızsa, mayıs ayında bu sorunların tekrar ortaya çıkması ihtimali fazladır. Bu nedenle, daha önce uyguladığınız perhize baş vurmanızda fayda var. Bu ay, sindirim sisteminizi korumaya özellikle çok önem vermelisiniz.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;HAZİRAN&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Hiç oyalanmadan, vakit kaybetmeden bir sağlık kontrolünden geçin. Tatile çıkmadan önce, bir check-up yaptırmanız gerekiyor. Sağlığına önem veren herkesin, hiç değilse bir doktora görünüp genel bir muayeneden geçmesi gerekiyor. Tatilinizin zehir olmaması ve de kendinizi göz göre göre hasta etmemeniz için biraz fedakarlık yapmayı göze almak zorundasınız. Özellikle orta yaşlı kadın ve erkeklerin, yazın nimetlerinden yararlanmaya başlamadoan önce mutlaka doktor kontrolünden geçmeleri gerekiyor. Hemen yüzünüzü buruşturup, kaşlarınızı çatmayın. Sıradan bir check-up için fazla zaman harcamanıza gerek yok. Kan ve idrar tahlili, bir kaç araştırma ile bu mesele halledilir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;TEMMUZ&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Tatil döneminin bu en güzel ayında yapmanız gereken ilk iş, cildinizin durumunu kontrol ettirmek olmalı. &lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Deri&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt; kanserlerinin özellikle temmuz ayında ortaya çıkması bir rastlantı değil. Yaz sıcaklarının çekiciliğine kapılıp, güneş banyolarını artırınca, bilmeden kendinizi tehlikeye atabilirsiniz. Derinizdeki benler önceleri iyi huylu olabilir, ama birdenbire güneşle temas edince özellikleri değişebilir. Bu ay, lütfen cildinizin bakımına, sağlığına özen gösterin. Aşırı sıcaklarda, kan basıncınızı ölçtürmeyi de ihmal etmeyin. Vücudunuzun susuz kalması ihtimaline karşı önlem alın.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;AĞUSTOS&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Ağustos sıcaklarında kent içinde kalmak, kalp hastalıkları açısından tehlike yaratabilir. Yaz ortasında, öncelikle ruhsal sağlığınızı korumak için önlemler almalısınız. Yılın bu en sıcak ayında, stresten uzak kalmaya çalışmalısınız. Yaşadığınız çevreden uzakta geçireceğiniz bir kaç gün, sizi rahatlatır. Depresyon, panik atak gibi sorunlar, ağustos ayında ortaya çıkabiliyor. Önceleri ruhsal sorunlar yaşamış olanların da, bu ay çok dikkatli davranmaları öneriliyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;EYLÜL&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Sürekli aynı tempo içinde yaşamanın zararlı etkileri, vücudunuzda da kendini göstermeye başlar. Sonbaharın bu ilk ayında, tıpkı ilkbaharın başlangıcında olduğu gibi açık hava sporlarına ağırlık vermelisiniz. Ama bu ay, daha önce denemediğiniz sporları denemenizde yarar var. Vücudunuzun kasları sürekli aynı hareketleri yapmaktan yorulur. Bu nedenle eylül ayında farklı egzersizler yapmayı deneyin. Joging yapıyorsanız, yürüyüşü deneyin. Tenis oynuyorsanız, bu kez de voleybolu tercih edin. Değişik sporlarla vücudunuzun dinginliğini koruyacaksınız.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;EKİM&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Ekim ayı, sağlık açısından sonbaharın en tehlikeli dönemidir. Hava serinlemeye hatta soğumaya başladığı için grip, soğuk algınlıkları, bronşit, boğaz ağrıları ve enfeksiyon hastalıkları sırada bekler. Bu hastalıklara yakalanmamak için öncelikle bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi gerekiyor. C vitamini içeren meyve ve sebzeler sofranızdan hiç eksik olmamalı. Bağışıklık sistemini güçlendirici besinlerle kendinizi koruyabilirsiniz. Yeşil ve siyah çayın bağışıklık faydalı olduğunu unutmayın.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;KASIM&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Sağlığınızla ilgili planlar yapmanın tam zamanı. Sağlık sigortanızı yenileyeceksiniz. Bu arada genel bir sağlık kontrolundan geçmeyi ihmal etmeyin. Hava koşullarındaki değişiklikler, özellikle kalp ve akciğer hastalıklarına davetiye çıkarır. Kışa girmeden önce, sağlık durumunuzun incelenmesi, kış aylarında büyük sorunlarla karşılaşmanızı önleyebilir. Bu arada depresyon riskini de gözardı etmeyin. Vücudunuz değişen hava koşullarına uyum sağlayıncaya kadar, bazı sorunlarla karşılaşmanız kaçınılmaz.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;ARALIK&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Her şeyden önce strese karşı önlem almalısınız. Kış mevsiminin başında kendinizi aşırı derecede yorgun hissedebilirsiniz. Bu ay, bünyenizi kuvvetlendirmek için vitamin takviyesine ağırlık vermelisiniz. Kış koşullarının pek çok kişinin ruh sağlığını olumsuz yönde etkilediği biliniyor. Güneşin yüzünü çok seyrek göstermesi, özellikle kadınlarda karamsarlığa neden olur. Bu yüzden soğuk kış günlerinde, güneşi görür görmez kısa süre de olsa açık havada dolaşmalısınız. Sinir sisteminizi kontrolden geçirtmeyi de unutmayın. Kış başında ruh ve beden sağlığınızda önemli değişiklikler yaşayabilirsiniz. Bu nedenle bir sorununuz olunca, zaman kaybetmeden doktorunuza başvurun. &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/599574533950810345-4380778999306017979?l=health-lifes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://health-lifes.blogspot.com/feeds/4380778999306017979/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=599574533950810345&amp;postID=4380778999306017979' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/599574533950810345/posts/default/4380778999306017979'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/599574533950810345/posts/default/4380778999306017979'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://health-lifes.blogspot.com/2007/09/mevsimine-gre-salk.html' title='Mevsimine Göre Sağlık'/><author><name>Melike</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05015406354901616608</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='11549140463969504291'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-599574533950810345.post-2815421488155168322</id><published>2008-07-05T20:56:00.000+03:00</published><updated>2008-07-16T22:29:45.392+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='KİŞİSEL BAKIM'/><title type='text'>Cildinizde Kivi Tazeliği</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;em&gt;Dilimlenmiş kivi halkaları&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Fazla olgunlaşmamış bir kivinin kabuklarını bir zar gibi soyun, sonra keskin bir bıçakla, mümkün olduğu kadar ince dilimlere ayırın. Ardından rahatça uzanıp, hatta bir de müzik eşliğinde bu halkaları yüzünüze yerleştirin. Cilt tipinize bağlı olarak 5-15 dakika kadar bu şekilde dinlenin. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;em&gt;Kivi suyu ile kompres&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Kiviyi önce presle veya blender ile sıvı hale getirin. Sonra steril bir sargı bezini hazırladığınız kivi suyuna batırarak, yüzünüze kompres yapın. Bu işlemi 10 dakika kadar sürdürebilirsiniz. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;em&gt;Kivi suyu + kil&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:85%;"&gt;Kivi suyuna bir miktar kil ilave edip, temiz ve küçük bir tahta kaşıkla krem kıvamına getirin. Bu karışımı maske şeklinde yüzünüze sürün. Sırt üstü uzanıp veya koltuğa yaslanıp 10 dakika dinlenin. Bu maske özellikle yağlı ve sivilceli ciltler için çok yararlıdır.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/599574533950810345-2815421488155168322?l=health-lifes.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://health-lifes.blogspot.com/feeds/2815421488155168322/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=599574533950810345&amp;postID=2815421488155168322' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/599574533950810345/posts/default/2815421488155168322'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/599574533950810345/posts/default/2815421488155168322'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://health-lifes.blogspot.com/2007/09/cildinizde-kivi-tazelii.html' title='Cildinizde Kivi Tazeliği'/><author><name>Melike</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05015406354901616608</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='11549140463969504291'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry></feed>