KİŞİSEL BAKIM etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
KİŞİSEL BAKIM etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Ocak 2009 Perşembe

MARUL SAĞLIK KÜPÜ



Uzmanlara göre, sağlık deposu olarak gösterilen marul, sinirleri yatıştırıyor, uykusuzluğu gideriyor, sinirsel kalp çarpıntılarını önlüyor.

Kabızlığı önleyici ve hazmı kolaylaştırıcı özelliği ile de bilinen marul, basura iyi gelmesinin yanı sıra kanı da temizleme özelliğine sahip. İdrar söktüren, romatizma tedavisinde de önerilen marul, karaciğer ve dalaktaki şişkinlikleri gidermede de olumlu etki yapıyor.

19 Ocak 2009 Pazartesi

Hidroterapi


HİDROMASAJ VE YARARLARI

Bildiğiniz gibi su olağanüstü yararlı elementtir. Hidroterapi ise bilinen en eski tedavi yöntemlerinden biridir. Modern teknoloji ve tıbbın yaptığı araştırmalar sonucunda yüzyılımızın başında hidromasajın en önemli hidroterapi tekniklerinden biri olduğu kanıtlanmıştır. Hidromasajın terapik (tedavi) yöndeki başarıları inanılmayacak kadar geniştir

Hidromasajın Yararları

Hidromasaj, kan dolaşımını hızlandırırken ve vücutta doğan toksinleri deri aracılığı ile dışarı atılmasınada katkı sağlar. Aynı zamanda deriye kadar uzanan sinir uçlarının uyarılması sonucu bazı ağrıların dinmesine, günlük yaşamın geriliminden uzaklaşmanıza yardımcı olur. Lokomotor sisteminin, metabolizma ve sinir sistemindeki bazı rahatsızlıkların, aşırı kiloların yol açtığı sorunların, dolaşım sistemi ve uykusuzluk sorunlarının bağırsaklarla ilgili bazı rahatsızlıklar için yararlı değildir. Ayrıca sportif aktivitelerden sonra veya stresli ve yorucu bir günün sonunda hidromasaj, insan vücudunun eski dinamizmini kazanmasında çok önemli rol oynamakta ve zihinsel rahatlama sağlamaktadır. Hidromasaj, yüksektansiyon, kalp ve akut rahatsızlıkları olan hastalara tedavi olarak önerilmektedir. Bunların dışında genç ve yaşlı herkes için hidromasaj çok faydalı ve doğal tedaviyi destekleyici bir yöntemdir.

Hidromasaj Sisteminin kullanımı

Sağlıkla ilgili tüm deneyimler gibi hidromasaj sisteminin iyi bilinmesi ve basit bir kaç kuralın doğru şekilde uygulanmasıyla sistem; tedavi ve insanı sakinlestirici fonksiyonlarını daha iyi yerine getirir. Kullanım Hızlı bir duş aldıktan sonra küvetin içi iyice temizlenmeli, tüm jetlerin açık ve doğru yönde olup olmadıkları kontrol edilmelidir. Özellikle su emişi kontrol edilmeli, her hangi bir tıkanıklık olmamalıdır. Aksi halde hava/su karışımı düzgün bir şekilde yapılamaz ve yeterli fayda sağlanamaz. Su sıcaklığı 37 civarında, vücut sıcaklığının biraz üstünde ayarlayarak ve jetlerin üst seviyesine kadar su doldurarak küvetinize girebilirsiniz. Küvetteyken vücudunuzla, sünger veya benzeri objelerle (lif gibi) su ve hava çıkıslarını engellemeyiniz. Deterjan veya köpük üreten katkılar kullanmayınız. Tedavi için tabii yağlar ve bitkisel özler(esans) kullanmak tedavinin faydasını arttırır. Elektro Pnömatik kumanda bölümü üç butondan oluşmaktadır. Küvetinize jetlerin üst seviyesine kadar su doldurduktan sonra ortadaki butona basarak küvetinizi çalıstırabilirsiniz. Durdurmak istediğinizde aynı butona basmanız yeterlidir. Eğer küvetinizi siz durduramazsanız kendisi otomatik olarak 15 dadika sonra duracaktır. (seans süresi 15 dakika olarak ayarlanmıştır) Hava kabarcıklarının vücuda çarparak patlaması rahatlama hissi uyandıracağından söz konusu armatürlerle hava miktarını istediğiniz gibi ayarlayabilirsiniz. Bölgesel bir masaj da deneyebilirsiniz. Bu masaj sırasında oluşan büyük kabarcıklar doğrudan kas sistemini hedefler ve kısa sürede kaslardaki gerilmeyi yumuşatır. Hafif ya da yoğun masaj arasındaki tercihi yapmak ve istediğiniz düğmeye basmak size kalır. Hangi masaj sistemini seçerseniz seçin sonuçta kendinizi canlanmış ve rahatlamış hissedeceksiniz.

Turbo Girdap

Bu girdap sistemi suyu önce serbest bırakıp sonra suyun basınç altındaki hedef bölgeye doğru girdap oluşturmasını sağlayan türbin jikleleri ile çalısır. Bu, masaj etkisini baştan ayağa kadar hissetmenizi sağlar. Hassas kumandazaracı türbinlerin hızını kontrol eder ve masaj etkisini düzenler. Turbo/girdap sisteminin en önemli özelliği ayrı bir boru sistemine ihtiyaç duymamasıdır.

Aqua Girdap

Bu sistem ile su, küvetin içine boşaltılır, suya hava verilir, ivme kazandırılır ve jiklelerle basınçlı bir şekilde geri pompalanır. Hava sunumunu ve değisken hız pompasını ayarlayarak masajın yoğunluğunu istediğiniz düzeyde tutabilirsiniz. Döner jikleler aynı zamanda elle de ayarlanabilir.

Vita Girdap

Bu sistemede önceden ısıtılmış hava, kabarcıklar halinde havuzun dibindeki jikleler aracılığı ile suya fışkırtılır, milyonlarca küçük kabarcık suyun yüzeyine çıkar. Kumanda aracını, dolayısıyla da hafif bir okşama etkisi yapan masaj ile güçlü bir masaj arasında tercih yapmak oldukça kolaydır.

Vario Girdap

Vario Girdap sistemi Aqua ve Vita Girdap sistemlerinin teknolojilerini birleştirir. Küvetin her bir yanında ayarlanabilir üç Aqua jiklesi vardır. Küvetin ayak kısmında ayak masajı yapan iki mikro jikle vardır. Küvetin tabanına yerleştirilmiş 12 hava jiklesi de dinçlestirici ve canlandırıcı masaj etkisi sağlar.

Triplus Girdap

Triplus Girdap sisteminde Vario Girdap sistemi teknolojisinin bütün özellikleri biraraya getirilmiştir. Bu sistem özel olarak Kusatsu Havuzu için geliştirildi ve Japon banyo kültürü ile en yeni girdap teknolojisi arasında mükemmel bir sinerji oluşturdu.

Hidromasajın Süresi

Küvet içinde hidromasaj için geçirilecek süre, ne gibi bir fayda beklendiğine bağlıdır. Ancak çok uzun süre kalmak kasların aşırı gevşemesi ve kan basıncının düşmesi (tansiyon düşmesi) gibi istenmeyen sonuçlara yol açabilir. Başlangıç için hidromasaj seansları 10-20 dakikayı geçmemelidir.

Hidromasaj Seans Zamanı

Günün her hangi bir saatinde küvetinizi kullanabilirsiniz. Ancak yemeklerden en az iki saat sonra seansa başlamak en uygun zamandır. Seans tamamlandıktan sonra herşeyi unutmanızı ve 5-10 dakika uzanarak dinlenmenizi öneririz. Bu kendinizi daha iyi hissetmenizi ve tedavinin (hidromasajın) daha etkili olmasını sağlayacaktır.

http://www.ekoses.com

9 Kasım 2008 Pazar

Gözünüzü Kaşımadan Önce Tekrar Düşünün!


Memorial Göz Merkezi’nden Op. Dr. Mustafa Temel, “Göz kaşıntısı ve gözleri sürekli ovuşturmanın zararlı etkileri” hakkında bilgi verdi. Gün içerisinde gözleri kaşımak pek çoğumuz için masum bir hareket olsa da, gözleri sık sık kaşımak ve ovuşturmak pek çok hastalığa davetiye çıkarabilmektedir. Bu hareket bazen doğrudan, yani mekanik etkiyle; bazen de dolaylı olarak hastalık etmenlerinin ortama ulaşmasını sağlayarak, çeşitli hastalıklara neden olabilmektedir.

Görme bozukluğuna yol açıyor
Gözleri sürekli kaşımak diğer birçok faktörle birlikte; yüksek ve düzensiz astigmatizma gelişmesine, uzağı görmekte zorluğa yol açan “keratokonüs hastalığı”nın oluşmasına neden olmaktadır. Bu hastalık, genellikle ergenlik çağında başlamakta, erişkin yaşlara kadar ilerlemesini sürdürebilmektedir. Bazen ileri derecede görme bozukluğuna yol açabilmekte, sonuçta bazen keratoplasti (halk arasındaki adıyla göz nakli) ameliyatı dahi gerekebilmektedir. Bu nedenle kaşıntıya neden olan, özellikle alerji gibi hastalıklar olduğunda, derhal tedavi yoluna gidilmelidir.

Göz dokularına zarar veriyor

Gözleri kaşıma, mekanik olarak ayrıca göz dokularında zedelenmeye yol açabilir. Kaşınma hissine yol açan şey örneğin; kirpik ya da bir yabancı cisim olduğunda bunlar göz dokularına ilave zararlar da verebilir.

19 Ekim 2008 Pazar

Sivilceye marul, kırışığa gelincik

Güzel ve bakımlı bir cilde sahip olmanın sırrı kozmetik ürünlerde değil doğada saklı. Cilt güzelliğinin formülünün doğadaki bitkisel ürünlerde olduğunun altını önemle çizen Herbalist Tarkan Güveloğlu evinizde kolayca kendinizin uygulayabileceği güzellik formülleri verdi. Bu förmüller özellikle güneş, doğum ve sivilce lekelerinden şikayet edenlerin işine yarayacak:

Sivilceye marul, kırışığa gelincik

Maydanoz ve marulu ezip suyunu yüzünüze sürdüğünüzde sivilceleri giderir.

· At kestanesi yağı derin kırışıklıkları azaltır.

· Gelincik çiçeği suyu gözaltındaki çizgilere iyi gelir.

· Yoğurt ve domates yağlı ciltlerin dengesini sağlar.

· Zeytinyağı ve limon karışımı zayıf tırnakları besler.

· Mayıs papatyası saçlara canlılık kazandırır.

· Susam, limon, portakal ve biberiye yağlarını eşit miktarda karıştırın ve selülitli bölgeye masaj yapın.

24 Eylül 2008 Çarşamba

Diz estetiğiyle kalem gibi bacaklar


Bacak ve diz estetiği Amerika'da çok moda. Tam olarak bu bölgede estetiğe neden ihtiyaç duyuluyor?

Diz bölgesi, uyluk ve bacağın geçiş noktasındadır. Bu stratejik konumu nedeniyle ayrı bir önem kazanır. Etek ya da kısa bir elbise giyildiği zaman merkezdeki konumu ve ayrıntıları ile bacak estetiğinde ön plana çıkar. Diz çevresi estetik konturunu alttaki anatomi belirler. Uyluk ve bacak kemiklerinde kasların yapıştığı çıkıntılı bölgeler vardır. Bu nedenle diz çevremizde dış bükey kavislerin olması normaldir. Ancak bölgedeki doku kalınlığı 2-3 cm'yi geçiyorsa diz estetiği bozulur. Dizin iç yanındaki fazlalıklar, bacak iç yüzü boyunca zarif bir şekilde akması gereken silueti kırarak bacakların olduğundan daha kısa görünmesine neden olur. Ayrıca bacak bacak üstüne atıldığı zaman oluşan çekici tabloyu bozar. Çünkü bu hareket, basınçla diz iç yanı fazlalıklarının daha fazla belirgin hale gelmesine neden olur.Sizce neden son zamanlarda diz estetiğine olan talep arttı?Diz estetiğine aşırı talep artışının sosyal nedenleri var. Modacılar da dizin önemini keşfetmiş görünüyor, özellikle dizi açığa çıkartan yırtık jean'ler, dizi vurgulayan uzun çizmeler ya da çoraplar, dizleri erotik bir bölge haline dönüştürdü..

Diz, duyarlılığı olan erojen bir bölgedir ve bu nedenle ayrı bir elektriği vardır. Hatta diz fetişinden bile söz edilebilir. Bütün bu özellikleri ile, önümüzdeki yılların en çok talep görecek konularından birisi diz estetiği olacak gibi görünüyor.

Bacakla ilgili estetik operasyonlardan da bahseder misiniz?

Bacakla ilgili estetik kusurlar eğrilik, incelik ya da kalınlık ve kılcal damar sorunları olarak ön plana çıkıyor. Bacak kontur ve silueti düzgün olsa da bölgedeki kılcal damarlar da (örümcek şeklinde ya da dallı budaklı) bacak estetiğini bozan yüzeysel sorunlar arasında sayılabilir.Yaşı en çok gösteren yerlerden birinin de diz kapağı olduğu iddia ediliyor.

Siz buna katılıyor musunuz?

Kısmen katılıyorum. Diz kapağı üzeri bölgesi, uyluk olarak adlandırdığımız diz kapağından kasık bölgesine kadar olan bölgenin sarkmasını hemen gösterir. Diz kapağı üstü sarkan dokuyla örtülmeye başlar ve bölgede deri katlanmaları oluşur.

Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Este 7 Estetik Birimi Yöneticisi
Prof. Dr. Ahmet Karacalar
e-kolay.net-kadın

20 Eylül 2008 Cumartesi

Suna Dumankaya'dan öneriler

Suna Hanım, bacaklarımda çok fazla kılcal damar var. Bunların bu kadar belli olmaması için ne yapabilirim acaba?
-İnci Hanım, mutlaka yürüş yapın ve dar çoraplar giymekten kaçının. Ayrıca zaman zaman ayaklarınızı hafifçe yukarı kaldırıp, masaj yaptırın. Haftada bir gün, gece yatarken varisli bölgelere haşlanmış lahana yaprakları sarmak da iyi gelir. Son olarak; asla hazmı zor olan yiyecekler yemeyin.
-----
Merhaba Suna Hanım, benim sorunum saçımın aşırı derecede yağlanması ve karma yapıda bir cildimin olması... Bana ne tavsiye edersiniz? Yüzümü hangi sabunla temizlemeliyim? Evde hazırlayabileceğim bir maske tarif etmeniz mümkün mü?
-Saç tipinize uygun sulandırılmış şampuanla her gün saçınızı yıkayın. Ayrıca her gün taze olarak bir tutam biberiye, ısırgan otu ve naneyi çay gibi demleyip süzün. İçine çeyrek limon sıktıktan sonra bunu saç diplerine sürün. Cildinizi de zeytinyağlı sabunla yıkayın. Evde hazırlayabileceğiniz maske de sormuşsunuz; bir çay kaşığı toz kil, bir çay kaşığı portakal, hindistancevizi yağı, çeyrek limon suyunu karıştırıp, bu karışımı cildinize sürün. 20 dakika kadar beklettikten sonra önce ılık, ardından soğuk su ile yıkayıp temizleyin.

Suna Dumankaya'dan öneriler

Suna Abla, ben 19 yaşındayım.
Zaman zaman, özellikle soğuk havalarda cildimde aşırı kuruluk oluyor. Banyodan sonra bu daha da artıyor. Kuruluk yüzünden yüzümde kırmızılıklar da oluşuyor. Buna karşın alın ve burun bölgem nispeten yağlı... Bana ne önerebilirsiniz?

-Yazdıklarınızdan cildinizin karma olduğu anlaşılıyor. Öncelikle en azından 20 koruma faktörlü bir krem edinmeniz iyi olacaktır. Size tavsiyem; yarım litre kaynamış suya birer tutam ebegümeci, nane ve birkaç gül yaprağı atın. Bunlar çay gibi demlensin. Süzdükten sonra her gün bunlarla cildinizi silin.

Merhaba Suna Hanım, benim derdim, saç ve kaşlarımın cansız olması, saçlarımın bir türlü uzamaması... 2 ay sonra evleneceğim ve nikahımda saçlarımın da çok hoş görünmesini istiyorum. Bana ne tavsiye edersiniz?

-Sizi şimdiden kutlarım. Saçlarınız eğer dökülüyorsa, bu sıkıntı beslenme hatalarıyla ya da yaklaşan düğün yüzünden yaşadığınız stresle alakalı olabilir. Uzman bir doktora görünmenizde fayda var. Benim sana tavsiyeme gelince: Bir kahve fincanı ılık zeytinyağına, ezip un haline getirdiğin bir tatlı kaşığı maydanoz tohumunu, bir çay kaşığı kuru mayayı karıştırın. Bu karışımı saç diplerine sürüp iki saat kadar bekletin. Ardından saç cinsine uygun bir şampuanla yıkayın. Ayrıca ayda bir, saçlarının uçlarından bir santim kadar kestirerek cansız bölümlerden kurtulmanı öneririm.

16 Eylül 2008 Salı

Bakışlarınla Büyüle


Doğru bir göz makyajının uygulanması da sanıldığı kadar zor değil. Bazı küçük kurallara dikkat ederek, siz de profesyonelce yapılmış bir makyajla kusursuz bakışlara kavuşabilirsiniz.

- Göz farının altına farın kalıcı olmasını sağlayacak bir makyaj altı kremi sürün.

- Göz kalemini kirpiklerin tam dibine çekmelisiniz.

- Eğer küçük ya da aşağıya doğru sarkık gözleriniz varsa alt kirpik dibine kalem çekmeyin.

- Kalem çektikten sonra ince uçlu bir sünger fırçayla çizgiyi yumuşatın.

- Gözkapağının alt kısmına açık renk, kenarlara ve gözkapağının kıvrımlarına da koyu renk far sürün.

- Krem farlar toz halinde olanlardan daha kalıcıdır.

- Rimel sürmeden önce birbirine yapışmaması için kirpikleri bir fırçayla tarayın.

- Gözünüzle aynı renkte far kullanmayın.

- Mavi gözlüler gri, bej ve kızılı, yeşil gözlüler pembe, kahverengi ve griyi, kahverengi ve ela gözlüler de mavi, yeşil gibi canlı renkleri tercih edebilirler.

- Doğal bir makyaj için toprak tonlarında bir far ve kahverengi kalem ideal bir ikili olacaktır.

- Rimeli 4 aydan fazla kullanmayın. Bayatlamış rimel kirpiklerin üzerinde top top kalır.

- Kaşlarınızı da mutlaka tarayın ve fırçalayın.

- Rimel sürmeden önce kirpiklerinizi pudralamanız rimelin daha uzun süre dağılmadan kalmasını sağlar.

- Kaş kemiğinin üzerine açık renk bir far sürmek gözlerin vurgusunu artırır.

17 Ağustos 2008 Pazar

Güneş kremini ovalayarak sürmeyin!


Yapılan araştırmalar, güneş kremini ovalayarak vücuda yaymanın kremin etkisini azalttığını ortaya çıkardı.

İngiltere merkezli The Restoration of Appearance and Function Trust adlı derneğin yaptırdığı bir araştırmanın sonucu:

Güneş kremini ovalayarak vücuda yaymak etkisini azaltıyor...

Yarardan çok zarar getiriyorAraştırmada, kansere yol açan güneş ışınları ve bu ışınlara maruz bırakılan dokular incelendi. Buna göre, güneş kremini ovalayarak sürmenin yarardan çok zarar getirdiği, kremin koruma özelliğini azalttığı ortaya çıktı.

Araştırma grubunun başkanı Dr. Rachel Haywood, Bir çok kişi, kremi vücuda yedirmeyi tercih ediyor. Bunun daha hoş göründüğü görüşündeler. Ancak bu şekilde kremin koruma özelliğini en az indiriyorsunuz diye konuştu.

Deneyler de bunu kanıtlıyor

Araştırma ekibi, estetik ameliyatlardan artan derileri, laboratuvar ortamında suni güneş ışığına maruz bırakmış.

Bunun ardından, serbest radikaller diye anılan dokulara hasar veren partiküllerin seviyesi ölçülmüş. Erken yaşlanma ve kansere neden olan UVAdan doğrudan etkileri gözlenmiş.

İşte, güneş kremi vücuda yedirildiğinde, genellikle kırışıklarda ya da ter bezlerinde birikiyor ve sıfır koruma sağlıyor.

Güneş altında çok kalmayın!

Üstelik güneş kremi UVAdan olmasa da cildin kızarmasına neden olan UVBden koruma sağlıyor, bu durum cildinin yanmadığını gören insanları güneş altında daha fazla zaman geçirmeye itiyor.

Uzmanlar, güneş kreminin yeterli olmayabileceğini, güneşin en kızgın olduğu 11:00 ve 15:00 saatleri arasında mümkün olduğu ölçüde doğrudan güneşe maruz kalınmaması konusunda uyarıyor.

İngilterede her yıl cilt kanserinden iki binden fazla insan hayatını kaybediyor.

Güzel Göğüsler İçin


Çok sık kilo alıp vermekten ya da spor yapmamaktan göğüsler sarkıp esnekliğini kaybedebiliyor. Göğüslerin zaman geçtikçe formlarını kaybettikleri ve bu durumun, özellikle vücut görünümüne çok önem verenler için, oldukça sıkıcı olduğu kesin.Aslında vücut şeklimiz günlük yaşantımıza bağlı olarak belirleniyor. Çok sık kilo alıp vermekten, yanlış egzersizlerden ya da spor yapmamaktan dolayı, kimi kişilerde göğüsler erkenden sarkıp esnekliğini kaybedebiliyor.Bu kişiler çoğunlukla dolgulu sutyen kullanmadan bir şey giyemez, hiçbir kıyafeti kendilerine yakıştıramaz oluyor...

Eğer siz de, bu tür problemlerle karşı karşıysanız Coliseum Spor Merkezi nde Fitness eğitmenliği yapan Elif Hotaman ın önerdiği hareketlerle bu durumu biraz da olsa düzeltebilirsiniz.. Eğer hala bu tür sorunlarla karşılaşmadıysanız da bunu mümkün olduğunca geciktirebilir, bu egzersilerle göğüslerinizin formunu uzun yıllar koruyabilirsiniz.


Şınav çekin

Şekildeki gibi elleriniz ve dizlerinizin üzerinde durun. Dirsekleriniz yana doğru bakmalı. Kollarınızı dirseklerinizden büküp aşağı yukarı doğru inip çıkarak şınav çekin. Bu hareketi 12 kez tekrarlayın. Hareketler sırasında düzenli olarak nefes alıp vermeyi unutmayın. Bu hareketle göğüs ve arka kol kaslarını çalıştırmış olacaksınız. Bunun dışında ön omuz kaslarınız da aktif hale gelecek. Şınav, özellikle kuvvetsiz olanlar ve yeni başlayanlar için oldukça iyi bir başlangıç hareketi aynı zamanda...

Daire çizin

Yere dümdüz, sırtüstü uzanın. Bacaklarınız dizlerinizden bükük şekilde dursun. İki elinize dambıl ya da 1 er litrelik su şişeleri alın. Şimdi dambıl fly hareketini yapmaya başlayabilirsiniz. Bunun için, Kollarınız gergin bir şekildeyken havada yukarıdan aşağıya büyük daireler çizin. 12 kez tekrarlayacağınız bu hareket göğsünüzün tam açılmasını sağlıyor ve sarkmaları önlüyor.

Açıp kapayın

Yerde, dizlerinizin üzerinde durun. Gövdeniz mümkün olduğunca dik olsun. Ellerinize yine ağırlıklar alın ve kollarınızı dirseklerden bükük şekilde ortada birleştirin. İki kolunuzu da yanlara doğru açın. Ardından ilk pozisyonunuza dönün. Bu açıp kapama hareketini aynı şekilde 12 kez tekrarlayın.

Ve biraz zorlanın

Son egzersizimiz tam şınav çekme. Kollar tamamen gergin olsun. Tüm vücut ağırlığınız kollarınızın üzerinde. Yine düzenli nefes alış verişine dikkat ederek şınav çekin. Fakat karnınızın yere değmemesine dikkat etmelisiniz. Bunun için 4 -5 cm. bir alçalma yapmanız yeterli. Başta zorlansanızda 12 kez yapmayı ihmal etmeyin. Bu sayıyı gün geçtikçe daha da artırabilirsiniz. Bu hareketin tüm göğüs kaslarınızın çalışmasını sağladığını da ekleyelim.

31 Temmuz 2008 Perşembe

Parfüm ciltte leke yapar


Yaz aylarında parfüm ve kozmetik ürünlerinin kullanımı başınıza hiç ummadığınız sorunlar açabilir.


Mersin Üniversitesi Dermatoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ümit Türsen, bu konuda şu uyarılarda bulundu:
* Boyun bölgesine parfüm sürülmesinin hemen ardından güneşe çıkılmamalı. Yoksa cillte kırmızı lekeler oluşabilir. Bu lekeler, kalıcı sorunlara neden olabilir.* Parfüm sürdükten hemen sonra güneşe çıkılması gerekiyorsa, vücuttaki güneş gören boyun, kol, el üstü ve yüz gibi bölgelere güneş ışınlarına karşı koruyucu etkisi olan kremler sürülmelidir.

5 Temmuz 2008 Cumartesi

Cildinizde Kivi Tazeliği

Dilimlenmiş kivi halkaları
Fazla olgunlaşmamış bir kivinin kabuklarını bir zar gibi soyun, sonra keskin bir bıçakla, mümkün olduğu kadar ince dilimlere ayırın. Ardından rahatça uzanıp, hatta bir de müzik eşliğinde bu halkaları yüzünüze yerleştirin. Cilt tipinize bağlı olarak 5-15 dakika kadar bu şekilde dinlenin.

Kivi suyu ile kompres
Kiviyi önce presle veya blender ile sıvı hale getirin. Sonra steril bir sargı bezini hazırladığınız kivi suyuna batırarak, yüzünüze kompres yapın. Bu işlemi 10 dakika kadar sürdürebilirsiniz.

Kivi suyu + kil
Kivi suyuna bir miktar kil ilave edip, temiz ve küçük bir tahta kaşıkla krem kıvamına getirin. Bu karışımı maske şeklinde yüzünüze sürün. Sırt üstü uzanıp veya koltuğa yaslanıp 10 dakika dinlenin. Bu maske özellikle yağlı ve sivilceli ciltler için çok yararlıdır.

5 Haziran 2008 Perşembe

Cilt Maskeleri

Yüz için nemlendirici maske
Malzemeler: Yumurta sarısı + süt Hazırlanışı: Bir kapta yumurta sarısı ve bir kaşık sütü karıştırın. Bu karışımı yüzünüze yayın, üzerini ince bir bezle örterek on beş dakika bekleyin. Ardından kağıt mendille silerek temizleyin. Daha sonra sırasıyla, ılık ve soğuk suyla yüzünüzü yıkayın. Ne işe yarıyor: Kuru ve nemsiz bir cildiniz varsa bu maske sizin için birebir. İçinde bulunan yumurta sarısı cildinizi beslerken, süt nemlendirecek, yumuşaklık verecek ve sıkılaştıracak. Ne zaman kullanmalı: Bu maskeyi haftada bir kez uygulamak yeterli.


Siyah noktaların sonu geliyor
Malzemeler: Limon suyu + yoğurt Hazırlanışı: Bir kase yoğurda bir limonun suyunu karıştırın. Bu karışımı, gözlerinize gelmemesine dikkat ederek yüzünüze yayın ve 15 dakika bekleyin. Yüzünüzde kuruyan maskeyi ılık suyla yıkayarak çıkarın. Ne işe yarıyor: Limon suyu cildi dezenfekte eder, sivilceleri kurutur ve siyah noktaların kaybolmasına yardımcı olur. Yoğurt ise cildi besler, nemlendirir ve yağ miktarını dengeler. Ne zaman kullanmalı: Bu maske haftada bir kez uygulanabilir.


Sivilceler için karnıbahar
Malzemeler: Karnıbahar + Zeytinyağı Hazırlanışı: Sekiz adet karnıbahar yaprağını iki kaşık zeytinyağı ile beraber mikserden geçirin. Karışımı, problemli bölgeler üzerinde daha yoğun olacak şekilde yüzünüze yayın, on dakika bekleyin ve yüzünü ılık suyla temizleyin. Ne işe yarıyor: Karnıbahar yapraklarının temizleyici fonksiyonu vardır. Ne zaman kullanılmalı: Haftada bir ya da iki kez.


Kırışıklara karşı maske
Malzemeler: Kaymak + Elma Hazırlanışı: Bu maskeyi hazırlamak için soyulmuş bir elma ve üç kaşık kaymağı mikserle bir kaç dakika karıştırmanız yeterli. Karışımı cildinize yaydıktan sonra temiz bir bezle yüzünüzü kapatın. Yaklaşık on dakika bekledikten sonra maskeyi silin ve yüzünüzü ılık suyla temizleyin. Ne işe yarıyor: Kaymak cildi yumuşatır, nemlendirir ve cilde elastikiyet kazandırır. Kırışıklara karşı da etkilidir. Elma ise cildin diri kalması için önemli etken. Ne zaman kullanmalı: Haftada bir kez.


Yağlı ciltler için
Malzemeler: Bal + süt + limon suyu Hazırlanışı: Bir fincan içinde bir kaşık balı, bir kaşık limon suyunu ve kıvamın koyuluğunu bozmayacak miktarda sütü karıştırın. Karışımı yüzünüze ve boynunuza yayın ve hafifçe kuruyana kadar bekleyin. Maskeyi nemli bir sünger yardımıyla silerek temizleyin. Ne işe yarıyor: Bal cildi yumuşatır ve limon suyunda bulunan aktif maddelerin daha iyi emilmesini sağlar. Bu maddeler de cildin yağ salgısını dengeler, fazla yağ salgısı sonucu oluşabilecek sivilceleri önler. Ne zaman kullanılmalı: İhtiyaca göre 10 - 15 günde bir tekrarlayabilirsiniz

30 Mayıs 2008 Cuma

Prof.Dr. İbrahim SARAÇOĞLU ile LAVANTA MUCİZESİ!


Prof.Dr.İbrahim saraçoğlu anlatıyor.

Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu, lavantanın hepatit B ve Hepatit

tedavisinde bir çare olduğunu öne sürerek, lavantadaki etkin maddelerin karaciğer kanserine yol açan Hepatit B ve C virüsünü baskı altına aldığını söylüyor. Prof. Saraçoğlu'na göre; lavanta Hepatit'i karaciğerden tamamen atamıyor, ancak yılda bir uygulanacak "lavanta kürü" ile hastalık baskı altında tutabiliyor.
Lavanta kürü uygulayanların karaciğer ölçümlerinde, kısa sürede belirgin bir iyileşme gözleniyor.

Lavanta, en az 14 tane sedatif (teskin edici, rahatlatıcı) özelliği olan etkin madde içeriyor.
Aroma terapide kullanılan birçok bitkiden biri olan lavantanın kullanım sebeplerinden biri budur.
VİRÜSLER BASTIRILIYOR
Lavantanın içerdiği etkin maddelerin kendine özgü bir sistematiği var. Tüm karaciğer metabolizmasını mucizevi bir şekilde düzenleyebiliyor. Karaciğer metabolizmasının sağlıksız çalışmasından dolayı yükselen enzim değerlerinin kısa zamanda kontrol altına alınmasında ve tekrar kısa zamanda normal değerlerine inmesinde, lavanta kürü bulunmaz bir nimet.

Özellikle Hepatit B ve Hepatit C virüslerinin aktive olabilmelerine karşı, karaciğer metabolizmasının sağlıklı çalışmasını ve güçlü kalmasını sağlayabiliyor.

Böylece virüsler bastırılarık faaliyete geçmeleri önlenmiş olabiliyor. Lavanta kürü, bu virüslerin karaciğer dokusunda kansere veya siroza dönüşme riskine karşı da mükemmel bir önleyici rolünün olabileceği gerçeğini de ortaya koyuyor.Karaciğer metabolizmasının düzenli çalışmasında, lavanta çiçeklerinde bulunan 1.8 cineole, Delta3-carene ve herniarin ağırlıklı olarak etkili olurken, yaprakların içerdiği beta-pinene de karaciğer enfeksiyonuna karşı adeta doğal bir antibiyotik olarak görev yapmaktadır.
Aynı zamanda lavantanın yapraklarında bulunan bornyl-acetate etkin maddesi de antiviral olarak görev yapmaktadır.Lavantanın gerek çiçeklerinde gerekse de yapraklarında moleküler yapıları ve etkin özellikleri bakımından birbirlerinden tamamen farklı maddeler bulunmaktadır.

Bu amaçla kullanılacak lavantanın, 1 yıldan fazla beklememiş olmasına özen gösterilmelidir.
Aktarlardan alınacak lavantanın sadece çiçeklerinin değil, eşit oranda yapraklarının da bulunmasına özen gösterilmelidir. Lavanta yağı, daha etkili olur düşüncesi ile kesinlikle kullanılmamalıdır.
Sağlıklı olması için herşeyde olduğu gibi lavanta'nında taze olanını almakta fayda var diyor.
Prf.Dr İbrahim saraçoğlu.

Çay ve kahve meme kanseri riskini artırmıyor

Meme kanserini tetikleyen unsurlar üzerinde yapılan bir araştırmada, çay ve kahvenin kanser riskini artırdığına ilişkin savın çürütüldüğü iddia edildi.

ABD'nin Boston kentindeki Harvard Halk Sağlığı Okulu doktorlarından Davaasambuu Ganmaa, kadınlar üzerinde 22 yıl süren araştırmada, kafeinli veya kafeinsiz kahve ve çay tüketimiyle meme kanseri arasında bağlantı olmadığı sonucuna ulaştıklarını söyledi.

Ganmaa, aşırıya kaçılmadığı taktirde çay ve kahve tüketiminin herhangi bir zararı olmayacağını kaydetti.

Araştırmaya yaşları 30 ile 55 arasında değişen 85 bin 987 kadının dahil edildiği belirtildi.

16 Mayıs 2008 Cuma

Tıbbi Bitkiler ve Fitoterapi







Mabedağacı , Bakiresaçı Ağacı
Kullanılan Kısmı: Yapraklarının kuru extresi
Kullanım Alanları:
Kan akımının düzelmesi, kanın akışkanlık özelliklerinin iyileşmesi , antioksidan , hücrelerin oksijenlenmesini sağlayıcı , Hücre ve organ harabiyetini önleyici , gözü koruyucu ve katarakt oluşumu engelleyicidir.Organik beyin sendromuna bağlı olarak gelişen serebral performans bozukluklarının semptomatik tedavisinde ; (Hafıza zayıflığı , konsantrasyon bozukluğu , depresyon ,anxiyete (huzursuzluk) , baş dönmesi , kulak çınlaması , başağrısı) , allerjik enflamasyonlar , periferik arteriyel tıkanmalarda kullanılır.

Eczanelerde tablet ve damla şeklinde hazır preparatları mevcuttur.
Gebelerde kullanılması önerilmez.

Sarı Kantaron Binbirdelik Otu (Hypericum Perforatum, St.John's Wort,Kanotu, Kılıçotu,Yaraotu,Mayasılotu)
Kullanılan Kısmı:
Avrupa'da uzun süredir ruhsal bozuklukların tedavisinde kullanılan bir bitkidir.Son yıllarda Anerika'da da oldukça populer olmustur. Avrupa'da tarla, yol ve orman kenarlarında kendiliğinden yetişen bitki Kuzey Amerika'ya da uyum sağlamış ve doğal olarak kırlarda yetişmeye başlamıştır.Haçlılar Sarı çiçekleri toplayarak zeytinyağında bekletirlerdi.Yağ kırmızı renk alınca kesik ve çizikler için tedavi edici olarak kullanılırdı.
Bitki eski Yunan ve Roma medeniyetleri zamanında kötü büyülere karşı koruyucu olarak ünlenmişti.Kullanılan kısmı çiçeklenme döneminde toplanan çiçek ve tomurcukların toplanarak hemen kurutulması ile elde edilir.

Özellikleri:
Son zamanlarda Amerika ve Avrupa'nın en çok satan Herb'idir. Hypericin ve pseudohypericin gibi bileşikler bitkinin %0.05-0.3 ünü oluşturan karakteristik bileşenleridir.

Kullanım Alanları:
-Depresyon:Yayılma yeri olan Almanyada bitkisel tedaviyi seven doktorlar tarafından ılımlı depresyonlarda birtakım tanınmış antidepressanlardan daha fazla önerilmektedir.

Bu konudaki birçok otorite bu bitkiyi özellikle menapozun oluşturduğu ruhsal çöküntüyü engellemek için uygun bir bitki olarak görür.

Avrupada antidepressan özelliğini kanıtlamak için bir çok çalışma yapılmıştır.Amerika 'da da halen çalışmalar sürdürülmektedir.

Ancak antidepressan etkisini ve güvenilirliğini kanıtlayan bir sonucun ortaya çıktığı söylenemez.
-Bitkinin geceleyin beyinden melatonin salınımını arttırarak uykuyu güçlendirdiği bildirilmiştir
-Bir çalışma bitkinin zihinsel konsantrasyonu arttırdığı, kavrama yeteneğini geliştirdiğini rapor etmiştir. Ancak bu etki kuramsaldır.
-Antiviral ve antibakteriel etkileri vardır.
-Antienflamatuar etkisi vardır.
-Derinin melanin kaybı ile birlikte giden ve kısmi renk bozuklukları ile karakterize vitiligonun tedavisinde yardımcıdır.
-Birçok antienflamatuar ilaçtan farklı olarak ülser ile mücadele de de etkili olduğu rapor edilmiştir.
-Halk arasında(Avrupa'da) ishal tedavisinde, romatizmal ağrıların tedavisinde, yatağa işemelerde gut hastalığının tedavisinde kullanılmıştır.
-Bitki hakkındaki araştırmalar hala sürmektedir.

Kullanım Şekli:
Çay şeklinde ve hazır tablet veya kapsül halinde preperatları mevcuttur.

Yan Etkiler ve Etkileşimleri:
Hamilelerde kullanılması yeterli klinik çalışma olmadığı için önerilmez.
Açık tenli kişilerde bitki kullanımı sırasında ışığa karşı hassasiyet oluştuğu için ışıklı ortamlardan sakınmaları önerilir.

Yan Etkiler:
Veterinerlikle ilgili kaynaklar bitkiyi ışığa karşı duyarlılık oluşturduğu için zehirli otlar sınıfına koyarlar.
35 yaşındaki bir kadında 4 haftalık bir tedavi sonrasında güneş ışığına maruz kalan cilt kısımlarında yakıcı bir ağrı gelişmiş ve tedaviyi kestikten 2 ay sonra bu etki ortadan kalkmıştır.
Bazı hastalarda sindirim bozukluklarına neden olmuştur.
Bazı kişilerde allerjik reaksiyonlara sebep olabilmektedir.
Bu gibi hallerde kullanımı kesmek gerekir.

Yeşil Çay , Green Tea
Kullanılan Kısmı:Yaprakları

Kullanım Alanları:
Bütün çaylar (yeşil ve siyah çaylar) bu bitkiden elde edilir.4000 yıldır Çin'de tıbbi amaçlarla kullanılmaktadır. Başağrısı, vücut ağrıları, hazımsızlık, depresyon, immun sistem destekleyicisi, toksinleri uzaklaştırıcı, enerji verici ve yaşam uzatıcı olarak kullanılmaktadır.

Modern tıpda şu özellikleri gözlemlenmiştir:
-En önemli özelliği kanser riskini azaltmasıdır.İçerdiği polifenollerin kanser riskini azalttığı ileri sürülmektedir.
-İmmun sistem hücrelerini uyarır.
-Total kolesterol seviyesini azaltır; HDL ve LDL dengesini düzenler.
-Kan basıncını azaltıcı özelliği ile hipertansiyonda etkilidir.
-Pıhtılaşmayı engelleyici özelliği vardır.
-Antibakteriyel özelliktedir; bakterilerce oluşturulan diş plaklarının oluşumunu engeller.
-Yüksek oranda C vitamini içerir.

Melissa Officinalis:Oğul Otu , Kovan Otu , Limon Nanesi
Kullanılan Kısmı: Çiçekleri , yaprakları ve yağı

Kullanım alanları:
Antispazmotik (spazm çözücü) , sakinleştirici , gaz giderici , sinirsel kaynaklı mide ve barsak rahatsızlıkları , uyku bozuklukları, sinirsel rahatsızlıklar , işlevsel kalp rahatsızlıkları , organizmanın dengelenmesi ve savunma gücünün arttırılması.

Histeri , melankoli ve uykusuzluğu azaltıcıdır. Astımın bazı tiplerinde , kronik bronşial inflamasyonlarda , kolikler , hazımsızlık , gaz şikayetleri ve kramplarda ferahlatıcı etkisi vardır.Baş ağrısı , baş dönmesi , sersemlik , diş ağrısı gibi şikayetleri azaltır.

Ezilerek yapılan lapası yaraların , böcek ısırıklarının iyileştirilmesinde etkilidir. Meme bezleri tıkanıklıklarında yapraklarıyla kompres önerilir.

Tıbbi Papatya, Mayıs Papatyası
Kullanılan Kısmı: Çiçekleri

Kullanım Alanları:
Aftlar (ağızdaki küçük ülserler), gingivitis, hazımsızlık, mide ekşimelei, kolikler (gaz sancıları), mide ve barsak ülserleri, irritabl kolon sendromu, ülseratif kolit gibi hastalıklarda, ishallerde, konjonktivit, blepharid gibi göz hastalıklarında, ruhsal çöküntü ve uykusuzlukta, egzema ve cilt irritasyonlarında kullanılır.

Antienflamatuar (iltihabı önleyici), antispazmotik(spazmı önleyici) ve mide barsak sistemindeki düz kasları gevşetici özellikleri vardır.

Çay şeklinde içilerek, yağıyla masaj yapılarak, buğu şeklinde , suyuyla saçlara friksiyon yapılarak, banyo suyuna katılarak kullanılabilir.

Dahili kullanımında bronşiyal spazmlar, haricen kullanımında allerjik deri reaksiyonları görülebildiği bildirilmiştir.

Yurdumuzda hazır çay şeklinde preperatları mevcuttur.Yurt dışında tablet, kapsül ve tentür şeklinde preparatları vardır.

12 Mayıs 2008 Pazartesi

Yaz İksiri Meyveler

Hep bir ağızdan “çok sıcak” diyerek havayı iyice alevlendirdiğimiz yaz günlerinin en iyi serinleticisi, eşsiz atıştırması ve hatta çoğu zaman da ana yemeği hiç kuşkusuz yaz meyveleri.

İyi bir vitamin ve mineral kaynağı olan yaz meyvelerinin yararları saymakla bitmiyor. Uzmanlar yaz mevsiminde de günde beş porsiyon sebze ve meyve yemeği öneriyor. İşte yaz meyvelerinin maharetleri.

KAVUN
B vitamini, brom ve iyot içeren kavun, sinirleri yatıştırıyor ve kanı temizliyor. Kolay bir uyku sağlamanın yanı sıra; damar tıkanıklığı ve kansızlık için de öneriliyor. Açık renkli ve düz kabuklu “bal kavunu” iyi bir C, A vitamini, potasyum ve çinko kaynağı olarak en değerliler arasında yer alıyor.

Cildi kuru olanlar için
1 ölçü süt,
1 ölçü kavun suyu ve
1 ölçü su ile hazırlanan karışım, iyi sonuç veriyor.
Meyve salataları, pasta ve tartoletlerde bol bol kullanarak, hem lezzetinden hem de besin değerinden yararlanabilirsiniz. Kavun, kalp ve böbrek hastalarının diyetlerinde sıkça kullanılan bir meyve. Endişe ve uykusuzluğa iyi geliyor. Ufak bir hatırlatma; kavunu kestikten hemen sonra tüketilmesi gerekiyor.

KİRAZ
Kanı sulandırıyor ve temizliyor. Kiraz tüketimi, gut hastalığına yakalanma riskini düşürüyor. Böbrek ve mesane yollarını kumlardan temizliyor. Karaciğer şişliğine iyi gelirken, safra akışını normale döndürüyor. Romatizma, damar sertliği ve mafsal kireçlenmesine karşı oldukça faydalı. İdrar söktürücü özelliğiyle böbreklerin dostu ve vücudu zehirli maddelerden temizliyor. Vücuttaki fazla suyun atılmasıyla, dolaylı olarak zayıflamaya yardımcı oluyor.
İçerdiği madensel madde ve vitaminler nedeniyle hastalıklara karşı dayanıklılığı artırıyor. Yapısındaki bol fosforuyla sinirleri kuvvetlendirerek sakinlik sağlıyor. A vitamini kaynağı karoten içeren kiraz, aynı zamanda da gözlerin dostu.

ERİK
Bünyesinde B1, B2, B3, B6, A, C ve E vitaminleri, protein, karbonhidrat, selüloz ve mineral olarak da kalsiyum, sodyum, demir, potasyum ve magnezyum bulunuyor. Regl düzenleyici, idrar söktürücü ve terletici etkiler oluşturuyor.
B vitamini ihtiva eden erik, bu özelliği sayesinde sinir sistemini takviye ediyor. Sindirim sistemi üzerinde de olumlu etkisi var. İyi bir antioksidan ve C vitamini kaynağı olarak, kalbin de dostu.

ÇİLEK
Yaşlanmaya bağlı macular (gözde görmeyi netleştiren bölge) dejenerasyona karşı koruyucu olduğu saptanmıştır. Cilt sorunları olanlar için iyi bir meyve. Böbrek, idrar yolları ve bağırsak sorunları için de birebir. Ayrıca diş etlerini güçlendiriyor, dişlerdeki tartarı önlüyor, ağız kokularını ve boğaz ağrılarını gideriyor. Yüksek oranda C vitamini bulunduğu gibi, yüksek tansiyon ve kolesterolü düşüren maddeler de içeriyor.

KAYISI
Mükemmel bir A vitamini, iyi bir C vitamini, lif, triptofan (serotonin öncüsü bir amino asit) ve potasyum kaynağı. Beta-karoten ve likopen içeriği ve lifli yapısı sayesinde iyi bir kalp dostu olmasının yanı sıra, kansere karşı da koruyor.
Lifli yapısı sayesinde kabızlığa ve bağırsak tembelliğine iyi geliyor. Cildi, mikrop ve mantarlardan koruyor, güzelleştiriyor. Gözlere parlaklık veriyor. Kalp kaslarını kuvvetlendirirken, safra bezlerini de temizliyor ve böbrekleri çalıştırıyor. Sinirleri güçlendirirken, uykusuzluğa da iyi geliyor. Kemiklerin çok daha düzgün ve sağlam olmasında önemli rol oynuyor. Üreme sistemi üzerinde önemli rolü bulunup, cinsel gücü artırıyor.

KARPUZ
Kalp fonksiyonlarının ve kan basıncının düzenlenmesine yardımcı oluyor. Lif kaynağı olduğundan bağırsak hareketlerini düzenliyor. Üre ve ürat tuzlarını temizliyor ve idrar söktürüyor. Barındırdığı “likopen” maddesi, kalbi enfarktüs olasılığına karşı koruyor.
Bol miktardaki potasyum, böbreklerin daha iyi çalışmasını ve böylece böbrekler tarafından vücuttan sodyumun atılmasını hızlandırıyor.

ÜZÜM
Kansızlığın tedavisinde etkili. Yüksek tansiyonu kontrol altında tutmaya yardımcı oluyor. Böbrek ve bağırsak sisteminin çalışmasını düzenliyor. İyi bir enerji kaynağı.
Güneş ışınları, stres ve sigara nedeniyle bozulan cildi güçlendiriyor. Beyin hücrelerini zinde tutuyor. Kalp ve damar sistemindeki dokulara esneklik sağlıyor. Yaşlanma etkilerini azaltıyor.

24 Nisan 2008 Perşembe

Avakado


Avokado kabuğu yeşil, yenen kısımları beyaz, iri çekirdekli bir meyvedir. Avokado tam olgunluğa toplandıktan sonra erişir. Lezzetini anlamak için olgunlaşmasını beklemek gerekmektedir. Bunun için hemen tüketmek üzere satın alıyorsanız, yumuşak olanı seçmeniz gerekir. Seçerken aynı zamanda derisinin parlak ve kaygan olmasına, salladığınızda çekirdeğin sesinin gelmesine dikkat edin. Birkaç gün sonra tüketecekseniz, sert olanı tercih etmeniz daha iyi olacaktır.

Faydaları
Kabıza karşı etkili, bağışıklık sistemini güçlendirici özellikleri bulunmaktadır. İçerdiği doymamış yağ asitleri kanda kolesterolün yükselmesini önler dolayısıyla Kalp ve damar hastalıkları için en iyi doğal ilaçtır. Avokado, vücutta toksit maddeleri etkisiz hale getirerek, yaşlılığa yol açan zararlı maddeleri yok eder. Dolayısıyla yaşlanma sürecini yavaşlatarak hastalıkları önlemede önemli rol oynar.
İçeriğinde bulunan protein, mineral ve vitaminler küçük çocukların ve hamile bayanların dengeli ve sağlıklı beslenmelerinde çok gerekli olan maddelerdir. Avokado, vücudun karbonhidrat, protein ve yağ metabolizmasında düzenleyici olarak görev yapar.

Nasıl ve Nerede Kullanacağız?
1. Meyve uzunlamasına ortadan kesilir. Ortadaki iri çekirdek çıkarılır. Meyve ince ince cips gibi doğranır veya ezilir. Tuz, kırmızı veya karabiber ekilir. Limon sıkılır karıştırılır. Arzuya göre biraz taze yada kuru soğan kıyılarak ilave edilir, Maydanoz ve domates ilave edilebilir. Salata gibi yenir, yağ istemez.
2.Soyulmuş ve ezilmiş avokado sarımsaklı yoğurt ile karıştırılır. Limon ilave edilmez, böyle de yenilebilir.
3. Omlet yapılır. Peynir yerine avokado konur.
4. Mantar sote gibi sote yapılabilir.
5. Ezilmiş avokado bal ve ezilmiş cevizle karıştırılır. Bu takdirde tuz, limon, biber ilave edilmez.

Bazı öneriler
1. Avokadoları soyduktan sonra kararmamaları için limonlu suda bekletin.
2. Saltalar için, avokadoları dilimlemek yerine bir kaşıkla oval parçalar çıkardıktan sonra üzerlerine limon sıkarak servis yapabilirsiniz.
3. Çabuk sos hazırlamak için, soyulmuş avokadoyu püre haline getirin. İçine 1 çorba kaşığı rendelenmiş soğan, 1 limonun suyu, tuz ve karabiber ekledikten sonra karıştırın. Havuç, salatalık ve kerevizle servis yapılır.
4. Avokado tavuğa çok yakışır. Taze bir pidenin veya sandviçin içine haşlanmış tavuk, ince dilimlenmiş avokado, salata yaprakları, domates dilimleri , taze soğan koyulur, arasına mayonez gezdirilir afiyetle yenir.

18 Nisan 2008 Cuma

Vitamin eksikliği, belirtileri ve yaptığı hastalıklar



Vitaminler büyümemiz, hücrelerimizin yenilenmesi ve enerji üretimimiz için zorunlu maddeler.İnsan vücüdu vitaminleri kendiliğinden üretemez. Bu yüzden sağlığımız için gerekli olan vitaminleri ya yediğimiz yiyeceklerden veya çeşitli ilave vitamin preparatlarından sağlamamız gerekir.Vitaminler yağda eriyen vitaminler ve suda eriyen vitaminler olmak üzere iki alt gruba ayrılırlar.
A, D, E ve K vitamininden oluşan yağda eriyen vitaminler sentezleri için kolesterol gerektiren, yağ dokusunda depolanabilen ve ihtiyaç anında salınabilen vitaminlerdir. B vitamin kompleksleri ailesinden ve C vitaminin den oluşan suda eriyen vitaminler ise vücutta depolanamazlar ve hergün belirli miktarlarda dışarıdan alınmaları gerekmektedir.

Sağlığımız kadar gençlik ve güzelliğimizin de temel taşlarını oluşturan vitaminlerin eksiklikleri bir çok sorunu da beraberinde getiriyor.

A VİTAMİNİ
Vücudun enfeksiyonlara karşı direncini arttıran ve hücre yenilenmesini sağlayan A vitamini yeşil sebzeler, domates, tahıllar, bitkisel yağlar, havuç, lahana, bal ve kuruyemişlerde bol bulunuyor. Eksikliğinde görme bozuklukları, yüksek tansiyon, saçta ve tırnaklarda kırılmalar, ciltte kuruma, halsizlik ve enfeksiyonlara karşı dirençsizlik görülebiliyor.

B1 VİTAMİNİ
Sinir sisteminin sağlığını korumada önemli bir rol oynuyor. Kan dolaşımını düzene sokuyor. Peynir, yumurta, balık ve tahıllarda bol miktarda bulunuyor. B1 vitamini eksikliği sinir ve dolaşım sistemi rahatsızlıkları, sindirim sistemi bozuklukları ve yorgunluğa sebep olabiliyor.

B6 VİTAMİNİ
Kan hücreleri üretimini sağlıyor. Kalbi güçlendiriyor, böbreklerin düzenli çalışmasına ve kolesterolün düşmesine yardımcı oluyor. Vücudun bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Yumurta, tavuk, havuç ve yeşil yapraklı sebzelerde bulunuyor. Eksikliğinde böbrek taşları, sinir sistemi hastalıkları, kansızlık ve halsizlik görülüyor.

B12 VİTAMİNİ
Hücrelerin kendini yenilemesini sağlıyor. Sinir sistemini güçlendiriyor. Proteinlerin vücut tarafından kullanılmasını kolaylaştırıyor. Çocukların sağlıklı gelişiminde önemli rol oynuyor. Sakatat ürünleri, peynir ve sütte bol miktarda bulunuyor. B12 vitamininin uzun süreli eksikliği Alzheimer gibi kalıcı sinir sistemi hastalıklarına ortam sağlayabiliyor. Uyuşukluk, kolay hastalanma, çocuklarda iştahsızlık ve gelişimini tamamlayamama gibi durumlara sebep oluyor.

C VİTAMİNİ
Kan dolaşımınını düzenleyen, hücrelerin kendini yenilemesini sağlayan, diş etlerinin güçlenmesini sağlayan C vitamini, yeşil biber, çilek, maydanoz, yeşil sebzeler, domates, kırmızı lahana ve turunçgillerde bulunuyor. Yeterli miktarda C vitamini almayanlarda kas zayıflığı, romatizma, dolaşım sistemi rahatsızlıkları, diş çürümeleri, selülit ortaya çıkabiliyor.

D VİTAMİNİ
İskelet sisteminin gelişmesinden ve güçlenmesinden sorumlu olan D vitamini en çok yeşil sebzelerde, balıkta ve zeytinyağında bulunuyor. Güneş de en önemli D vitamini kaynaklarından biri. D vitamini eksikliğinde raşitizm hastalığı, çocuklarda büyüme bozuklukları, diş çürümeleri ve diş eti hastalıkları, ilerleyen yaşlarda kemiklerde deformasyon görülebiliyor.

E VİTAMİNİ
Antioksidan özelliği sayesinde kansere karşı doğal bir koruyucu görevi görüyor. Hücrelerin kendini yenilemesini sağlayarak yaşlanmayı geciktiriyor. Sağlıklı bir cinsel yaşam için de önemli olan E vitamini bitkisel yağlar, tahıllar, badem, ceviz, ayçekirdeği ve koyu yeşil yapraklı sebzelerde bol miktarda bulunuyor. Yeterli E vitamini almayanlar daha erken yaşlanabiliyor. Ayrıca kısırlık, iktidarsızlık gibi çeşitli cinsel rahatsızlıklara rastlanma olasılığı da artıyor.

K VİTAMİNİ
Yaralanmalarda kanın pıhtışmasını sağlayarak, fazla miktarda kan kaybı olmasını engelliyor. İçerdiği antioksidan maddelerle vücudu kansere karşı koruyor. Hücre yenilenmesini sağlıyor. Kemik yapısını da güçlendiren K vitamini karnabahar, lahana, brokoli ve brüksel lahanası gibi sebzelerde bulunuyor. Eksikliğinde vücudun bağışıklık sistemi zayıf düşerek hastalıklara yakalanması kolaylaşıyor. Kesikler ve yaralar daha geç iyileşiyor. Vücudun daha erken yaşlanmasına sebep olabiliyor.

GEREKLİ OLAN VİTAMİNLERİ BESİNLERDEN ALABİLİRİZ

Karbonhidrat, protein ve yağ gibi ana besin öğelerini yeterli miktarda içeren besinlerle yapılan dengeli beslenme, bazı özel durumlar hariç vücudun günlük gereksinimine yetecek kadar vitamin sağlar. Ancak, günlük beslenmeniz sebze, meyve, hububat, süt ürünleri, et-yumurta gibi protein açısından zengin besinlerden herhangi birini içermiyor ya da az miktarda içeriyorsa, ihtiyacınız olan vitaminlerin tümünü besinlerden sağlanamayacağından vitamin takviyesi gerekir. Vitamin eksikliği çok çeşitli belirtiler verebilir ve başka pek çok hastalığa öncülük edebilir. Dengeli ve yeterli beslenme ile vitamin eksikliği önlenebilse de bu oldukça zordur. Bunun için hergün 3 porsiyon süt ve süt ürünleri, 2 porsiyon et, balık, yumurta, 3 porsiyon meyve, 4 porsiyon sebze, 9 porsiyon ekmek ve tahıl ürünleri yenilmelidir.
Vitaminler.org

11 Nisan 2008 Cuma

Üzüm Sirkesinin İnsan Sağlığına Faydaları


Üzüm sirkesi tam bir ilaçtır. İştah açıcı olarak, salata ve turşular içine dökülen sirkenin insan sağlığına sağladığı faydalar şu şekilde özetlenebilir;

Yorgunluk ve uykusuzluk için yatmadan önce sirkeli su içilmesi,
Boğaz ağrılarında, sirkeyle gargara yapılması,
Nasırların ve sertliklerin üzerine, sirkeyle ıslatılmış ekmek konulması,
Su ile kaynatılıp buharına durulursa baş ağrısı, astım ve cilt lekelerine iyi gelmesi,
Güneş yanığına sürülmesi,
Bal karıştırılmış sirkeli su her gün içilirse, düzenli kilo verilmesi,
Siğillere, sirke döküp üzerine kabartma tozu serpilir ve 15 dak. sonra toz silkelendiği zaman,
Kaşıntılara ve cilt çatlaklarına sirke sürülmesi,
Sirkeli bezin mide üzerine konmasında bulantı ve kusmayı önlemesi,
Sirkeli bezin varislere konması,
Sirkenin orta dereceli yanıklarda da kullanılması,
Kepekli ve mat saçlar için durulama suyuna sirke ilave edilmesi,
Cildi yumşatmak, parlatmak için banyo suyuna bir miktar sirke ilave edilmesi, gibi birçok faydası vardır.

Bunun yanısıra hijyen amaçlı olarak sirke kullanılabilmektedir. Lavabo banyo gibi sert zeminleri temizlemek için ve sebze ve meyveleri mikroplardan temizlemek için sirkeli su kullanılır.