Osteoporoz yani kemik erimesi kemik doku yogunluğunun azalması nedeniyle dayanıklığının azalması, yani kalitesinin düşmesidir. Kemik erimesinin şiddeti arttıkça kemik kırılganlığı da artmaktadır. Osteoporoz ciddi ve sinsi bir hastalıktır. Bu yüzden kemik erimesi, zamanında yakalanıp önlenmezse sakatlıklara ve ölüme neden olur.
Faktörler:
1. Kadın olmak
2. 50 yaşın üstünde olmak (Yaş arttıkça yoğunluğunu kaybeden kemikler zayıflar)
3. Menopoza girmiş olmak (Menopoza girmiş kadınların ortalama üçte birinde osteoporoz gelişmektedir ki, bunun sorumlusu östrojen düzeyindeki azalmadır)
4. Erken menopoza girmek veya yumurtalıkların operasyon ile alınmasını takiben cerrahi (yapay) menopoza girmek.
5. Erkeklerde erkek cinsiyet hormonu olan testosterondaki azalma ile kemik kütlesi de azalabilmektedir (Erkeklerde gonad fonksiyonunun; işlevinin herhangi bir nedenle azalması osteoporoza bağlı kırıklara yol açabilmektedir).
6. Düşük kalsiyum içeren yiyeceklerle beslenme ve vitamin D eksikliği
7. Fiziksel aktivitenin, hareketliliğin ve egzersizin az olması, (egzersizin kemik kütlesini arttırdığı, kemiği kuvvetlendirdiği kanıtlanmıştır).
8. Ailede osteoporozlu kimselerin bulunması (kırıklara yatkınlığın bir kısmı kalıtsaldır; annelerinde omurga kırığı öyküsü olan genç kadınlarda da kemik kütlesinde azalmaya rastlanmaktadır)
9. Kısa boylu, ince yapılı kişiler iri yapılı, kilolu kişilere göre daha fazla osteoporoz riski taşımaktadırlar.
10. Beyaz tenli, açık renk gözlü olmak.
11. Sigara içmek
12. Alkollü, kolalı ve kafeinli içecekleri çok fazla tüketmek.
13. Bazı ilaçları uzun süreden beri veya yüksek dozlarda kullanıyor olmak (örneğin; kortikosteroidler, lityum, alüminyum, antikonvülzanlar, antiasitler, antikoagülanlar, siklosporin, tiroid ilaçları ve bazı kanser ilaçları gibi).
14. Bazı hastalıkların olması. Örneğin; şeker hastalığı, tiroid veya paratiroid bezinin fazla çalışması, mide-barsak operasyonu geçirmiş olmak, uzun süren hareketsizlik, felçler, bazı romatizmal hastalıklar ve diğer bazı endokrin (hormonal) hastalıklar osteoporoza neden olabilmektedirler.
2 Ekim 2007 Salı
Sağlıklı Gençleşme
.jpg)
Her zaman sağlıklı ve genç kalmak tamamen sizin elinizde. Dünyaca ünlü realage uzmanı Prof. Dr. Mehmet Öz ‘ün tavsiyelerine uyun yeter.
1. Vitaminlerinizi alın
Düzenli olarak C vitamini (1200 mg/gün), E vitamini (400 IU/gün), kalsiyum (1000-1200 mg/gün), D vitamini (400-600 IU/gün), folat (400 mikrogram/gün), ve B6 vitamini (6 mg/gün) almak gerçek yaşınızı 6 yaş geriye taşıyabilir.
2. Sigarayı bırakın ve pasif içici olmaktan sakının
Sigara gerçek yaşınızı 8 yaş ileriye taşıyabilir.
3. Kan basıncınızı öğrenin ve izleyin
Düşük kan basıncına sahip bir kişi (~115/75 mm Hg) yüksek kan basıncına sahip bir kişiden (160/90 mm Hg’dan daha yüksek) 25 yaşa kadar daha genç kalabilir.
4. Yaşamınızdaki stres kaynaklarını azaltın
Çok stresli olduğunuz zamanlarda gerçek yaşınız takvim yaşınızdan 32 yıla kadar daha ilerde olabilir. Sağlam sosyal ilişkiler kurarak ve stres azaltma stratejilerinden yararlanarak stresin sizi taşıdığı fazladan 32 yılın 30’unu geriye doğru katetmek mümkündür.
5. Diş ipi kullanın
Diş ipi kullanmak ve dişlerinizi düzenli olarak fırçalamak gerçek yaşınızı 6.4 yıl geriye taşıyabilir.
6. Aktif olun
Az miktarda egzersiz bile (günde 2 kez 20 dakikalık yürüyüş) gerçek yaşınızı neredeyse 5 yıl geriye taşıyabilir.
7. Emniyet kemeri kullanın
Emniyet kemeri kullanma alışkanlığını edinmek ve her zaman hız sınırının 10 km/ saat altında araç kullanmak gerçek yaşınızı 3.4 yıla kadar geriye taşıyabilir.
8. Lifli gıda tüketin
Günlük beslenme sırasında 25 gram lif tüketen birinin gerçek yaşı günde 12 gram lif tüketen birine göre 2.5 yıl daha geridedir. Erkeklerin günde 25 gramdan da daha fazla lif tüketmeleri gerekir.
9. Sağlığınızı yakından izleyin
Sağlığı ile ilgili gelişmeleri titizlikle izleyen, tedavi ve bakım konusunda standartlarını her zaman yüksek tutan kişiler bunu yapmayanlara göre 12 yaşa kadar daha genç kalabilirler.
10. RealAge önerilerini izleyin; kendinize bir Sağlıklı Gençleşme Planı oluşturun
Tüm yaşamınızı göz önüne aldığınızda gerçek yaşınızı 26 yıla kadar geriye taşımanız olanağı mevcuttur. Bu yaşamınızın bundan sonraki her gününü daha genç yaşamanız, ve kalan yaşamınızı olabilecek en uzun sürede ve en yüksek enerji ile sürdürmeniz anlamına gelmektedir.
11. Bol bol gülün
Kahkaha stresi azaltır, bağışıklık sistemini destekler ve gerçek yaşınızı 8 yıla kadar geriye taşıyabilir.
12. Yaşam boyu bir “öğrenci” olarak kalmayı hedefleyin
Yaşam sürecinde entelektüel faaliyetlerden uzak kalmayan kişiler gerçek yaşlarını 2.5 yıla kadar geriye taşıyabilirler.
Duygusal Yeme
Ne yediğiniz kadar neden yediğiniz de önemlidir. Hepimiz zaman zaman aç olmadığımız halde yemek yerken buluruz kendimizi? Hiç düşündünüz mü neden? Fiziksel açlığın söz konusu olmadığı durumlarda, bazı duyguların tetiklemesiyle atıştırmaya duygusal yeme diyoruz. Eğer duygusal yeme probleminiz varsa önce hangi duyguların bunu tetiklediğini bulmaya çalışmalısınız.
1. Öfke:
Öfkeniz kendinize ya da başka birine yönelik olabilir. Ne olursa olsun, öfkenin yeme duygularınızı tetiklediğinizi fark ettiğiniz anda, mutfağa yönelmeden önce "şu anda bana kendimi daha iyi hissettirecek başka bir yol ne olabilir?" diye sorup alternatif birtakım çözümler bulmayı deneyebilirsiniz. Ilık bir duş almak, bir arkadaşınıza telefon etmek ya da duygularınızı yazmak bunlardan yalnızca birkaçı.
2. Kaygı:
Önemli bir sınav ya da görüşme öncesi, ve siz çok tedirginsiniz. Bir parça çikolata ya da bir paket cips sizi ne kadar yatıştırabilir oysa.. Yapmayın! Kendi kendinize kaygınızın nedenini sorgulamaya çalışın; büyük olasılıkla başarısızlık korkusundan kaynaklandığını göreceksiniz. O zaman iç konuşmanıza dikkat edin, ve kendinize "başaramamam için bir neden yok, yapabilirim!" deyin. Hatta bunu yüksek sesle de söyleyebilirsiniz. Derin bir nefes alın ve kendinizi hazırlığını yaptığınız şeyi başarılı bir şekilde tamamlamış olarak hayal edin. Göreceksiniz işe yarayacaktır.
3. Can sıkıntısı:
Birçoğumuz, özellikle de evde yalnız olduğumuzda soluğu mutfakta alırız. Yemek yemek can sıkıntısını gidermekte en sık başvurulan yollarından biridir. Oysa yedikten sonra can sıkıntınız geçmediği gibi, ardına bir de suçluluk duygusu takısı eklenmiş olacaktır. Fiziksel olarak aç olmadığınızı hissediyorsanız ve canınız sıkılıyorsa kendinizi evden dışarı atın, kısa bir yürüyüş yapın ve bu esnada eve döndüğünüzde yapacağınız bir takım aktiviteler planlayın. Kitap okumak, uzun zamandır ertelediğiniz dolabınızı düzeltme işi, arkadaşlarınıza e-posta atmak ya da dışarıda olmaya devam ederek sinemaya, hatta alışverişe gitmek.
Aman yiyecek alışverişine aç karnına gitmeme kuralını aklınızdan çıkarmayın.
Unutmayın, duygusal yeme hepimizde az ya da çok vardır, ancak size ciddi şekilde zarar verdiğini düşünüyor ve kontrol edemiyorsanız, profesyonel psikolojik desteği da seçenekler arasında düşünmeye başlamalısınız.
Psikolog Ümit Pembecioğlu Oktamış
1. Öfke:
Öfkeniz kendinize ya da başka birine yönelik olabilir. Ne olursa olsun, öfkenin yeme duygularınızı tetiklediğinizi fark ettiğiniz anda, mutfağa yönelmeden önce "şu anda bana kendimi daha iyi hissettirecek başka bir yol ne olabilir?" diye sorup alternatif birtakım çözümler bulmayı deneyebilirsiniz. Ilık bir duş almak, bir arkadaşınıza telefon etmek ya da duygularınızı yazmak bunlardan yalnızca birkaçı.
2. Kaygı:
Önemli bir sınav ya da görüşme öncesi, ve siz çok tedirginsiniz. Bir parça çikolata ya da bir paket cips sizi ne kadar yatıştırabilir oysa.. Yapmayın! Kendi kendinize kaygınızın nedenini sorgulamaya çalışın; büyük olasılıkla başarısızlık korkusundan kaynaklandığını göreceksiniz. O zaman iç konuşmanıza dikkat edin, ve kendinize "başaramamam için bir neden yok, yapabilirim!" deyin. Hatta bunu yüksek sesle de söyleyebilirsiniz. Derin bir nefes alın ve kendinizi hazırlığını yaptığınız şeyi başarılı bir şekilde tamamlamış olarak hayal edin. Göreceksiniz işe yarayacaktır.
3. Can sıkıntısı:
Birçoğumuz, özellikle de evde yalnız olduğumuzda soluğu mutfakta alırız. Yemek yemek can sıkıntısını gidermekte en sık başvurulan yollarından biridir. Oysa yedikten sonra can sıkıntınız geçmediği gibi, ardına bir de suçluluk duygusu takısı eklenmiş olacaktır. Fiziksel olarak aç olmadığınızı hissediyorsanız ve canınız sıkılıyorsa kendinizi evden dışarı atın, kısa bir yürüyüş yapın ve bu esnada eve döndüğünüzde yapacağınız bir takım aktiviteler planlayın. Kitap okumak, uzun zamandır ertelediğiniz dolabınızı düzeltme işi, arkadaşlarınıza e-posta atmak ya da dışarıda olmaya devam ederek sinemaya, hatta alışverişe gitmek.
Aman yiyecek alışverişine aç karnına gitmeme kuralını aklınızdan çıkarmayın.
Unutmayın, duygusal yeme hepimizde az ya da çok vardır, ancak size ciddi şekilde zarar verdiğini düşünüyor ve kontrol edemiyorsanız, profesyonel psikolojik desteği da seçenekler arasında düşünmeye başlamalısınız.
Psikolog Ümit Pembecioğlu Oktamış
Dr. Ender Saraç dan Öneriler
Sıvı kaybına en iyi çözüm
Maden suyu, 'Günde bir küçük şişe maden suyu içilmesi gerekmektedir. Aşırı terlenen günlerde iki küçük şişe de içilebilir. Maden suyu, kaybettiğimiz sıvı dışında iyon ve minerallerin kaybını da karşılar.'
Aromatik yağlarla masaj
'Kuru ciltler için susam yağı, hindistan cevizi yağı, zeytin yağı, avakado; çok yağlı ciltler içinse ham ipek kese kullanılır ve kurutucu baharatlı masaj yapılması gerekir.'
Bezelye ile parlak bir ten
Sürekli bir bakım ve güzellik sağlayan bitkisel karışımların yararları, yıllar süren deneyimlerle kanıtlanmış. Sözgelimi bezelye ve pekmezin ana maddeler olarak kullanıldığı karışım cildinize hem parlaklık kazandırıyor, hem de sağlıklı ve diri tutuyor...
Maden suyu, 'Günde bir küçük şişe maden suyu içilmesi gerekmektedir. Aşırı terlenen günlerde iki küçük şişe de içilebilir. Maden suyu, kaybettiğimiz sıvı dışında iyon ve minerallerin kaybını da karşılar.'
Aromatik yağlarla masaj
'Kuru ciltler için susam yağı, hindistan cevizi yağı, zeytin yağı, avakado; çok yağlı ciltler içinse ham ipek kese kullanılır ve kurutucu baharatlı masaj yapılması gerekir.'
Bezelye ile parlak bir ten
Sürekli bir bakım ve güzellik sağlayan bitkisel karışımların yararları, yıllar süren deneyimlerle kanıtlanmış. Sözgelimi bezelye ve pekmezin ana maddeler olarak kullanıldığı karışım cildinize hem parlaklık kazandırıyor, hem de sağlıklı ve diri tutuyor...
Meyve - Sebze Destekli Diet
Bu diyet "tek gıda rejimi" adı verilen diyetlerden olup, hergün, en az 4 bardak soda ya da su tüketilmesi tavsiye edilir. Yemeklerinize, çesitli bitki ve baharatlar ile, tuz, acı biber ve sirke ekleyebilirsiniz. En fazla 7 gün uygulanmalıdır.
Günlük kalori: 1000 Kcal
Bu diyetin günlük menüleri:
1.GÜN · : Muz hariç gün boyunca istediğiniz kadar meyve
2.GÜN · : Gün boyunca sadece istediğiniz kadar sebze yemeği (patates hariç)
3.GÜN · : İstediğiniz kadar meyve ve sebze yemeği (patates ve muz hariç)
4.GÜN · : 5 muz, 5 bardak süt
5.GÜN · : Haşlanmış sebze, ızgarada pişmiş bir parça biftek, tavuk veya balık (Öğle ve Akşam)
6.GÜN · : 2 parça ızgara biftek , çiğ sebze, (havuç, kereviz, domates, lahana vs) (Öğle ve Akşam)
7.GÜN · : Haşlanmış sebze, ızgarada pişmiş bir parça biftek, tavuk veya balık (Öğle ve Akşam)
Günlük kalori: 1000 Kcal
Bu diyetin günlük menüleri:
1.GÜN · : Muz hariç gün boyunca istediğiniz kadar meyve
2.GÜN · : Gün boyunca sadece istediğiniz kadar sebze yemeği (patates hariç)
3.GÜN · : İstediğiniz kadar meyve ve sebze yemeği (patates ve muz hariç)
4.GÜN · : 5 muz, 5 bardak süt
5.GÜN · : Haşlanmış sebze, ızgarada pişmiş bir parça biftek, tavuk veya balık (Öğle ve Akşam)
6.GÜN · : 2 parça ızgara biftek , çiğ sebze, (havuç, kereviz, domates, lahana vs) (Öğle ve Akşam)
7.GÜN · : Haşlanmış sebze, ızgarada pişmiş bir parça biftek, tavuk veya balık (Öğle ve Akşam)
Kavgadan Sonra Barışın
Kavga ve tartışmaların da ilişkinin bir parçası olduğunu kabul etmek gerekir. Bu yüzden eşinizle ya da birlikte olduğunuz kişiyle aranızda yaşanan tartışmalar hemen moralinizi bozmasın...
Ancak şunu da unutmamalısınız ki sağlıklı bir ilişki için kavga sonrası barışmayı da bilmelisiniz. İlişki terapisti Paula Hall, BBC'nin internet sitesinde bu konuda bazı hatırlatmalar da bulunuyor.
Kavga nedenleri
Öncelikle sizi kavgaya iten, tartışmanıza neden olan sorunları bir düşünün. Anlık sinir ve öfkeniz geçtiğinde bunların ne kadar saçma olduğunu siz de göreceksiniz.
Sakinleştikten sonra karşınızdaki kişi ile çok daha iyi iletişim kurduğunuzu siz de fark edeceksiniz. Küsmek, karşınızdaki kişiye hakaret edecek şekilde konuşmak ve çocuksu hareketlerden kaçınmalısınız. Sinirli olduğunuz anlarda sessizliğinizi korumanız doğru bir davranıştır. Ancak daha sonra niçin kızdığınızı mutlaka eşinize ya da sevgilinize anlatın. Uzun süre sessiz kalır, kızma nedenlerinizi açıklamazsanız karşınızdaki kişi de yanlışlarını düzeltme fırsatı bulamaz.
Onu iyi dinleyin
Eşinizin ya da sevgilinizin de size yapmak istediği açıklamalar olabilir. Bunları dinlememezlikten gelmeyin. Daha fazla bilgi almaya çalışın, sizi rahatsız eden konuları da ona açıklamaktan çekinmeyin. Kendinizi karşınızdaki kişinin yerine mutlaka koyun. Onun hislerini anlamaya çalışın. Bu konuda da objektif olmaya çalışın.
İçinize atmayın
Duygularınızı gizlemeyin. Kendinizi iyi ifade etmeye çalışın. Sürekli içinize atmayın. Rahatsız olduğunuz konuyu zamanında dile getirin ve çözüm arayışına katılın. Olayları tek taraflı olarak düşünmeyin. Eğer eşiniz ya da sevgiliniz hata olarak düşündüğünüz birşey yapmışsa, onu bunu yapmaya iten nedenleri düşünün. 'Sizin bunda rolünüz olabilir mi?', 'sizden kaynaklanan sebepler var mı?' tarafsız olarak düşünün.
Ancak şunu da unutmamalısınız ki sağlıklı bir ilişki için kavga sonrası barışmayı da bilmelisiniz. İlişki terapisti Paula Hall, BBC'nin internet sitesinde bu konuda bazı hatırlatmalar da bulunuyor.
Kavga nedenleri
Öncelikle sizi kavgaya iten, tartışmanıza neden olan sorunları bir düşünün. Anlık sinir ve öfkeniz geçtiğinde bunların ne kadar saçma olduğunu siz de göreceksiniz.
Sakinleştikten sonra karşınızdaki kişi ile çok daha iyi iletişim kurduğunuzu siz de fark edeceksiniz. Küsmek, karşınızdaki kişiye hakaret edecek şekilde konuşmak ve çocuksu hareketlerden kaçınmalısınız. Sinirli olduğunuz anlarda sessizliğinizi korumanız doğru bir davranıştır. Ancak daha sonra niçin kızdığınızı mutlaka eşinize ya da sevgilinize anlatın. Uzun süre sessiz kalır, kızma nedenlerinizi açıklamazsanız karşınızdaki kişi de yanlışlarını düzeltme fırsatı bulamaz.
Onu iyi dinleyin
Eşinizin ya da sevgilinizin de size yapmak istediği açıklamalar olabilir. Bunları dinlememezlikten gelmeyin. Daha fazla bilgi almaya çalışın, sizi rahatsız eden konuları da ona açıklamaktan çekinmeyin. Kendinizi karşınızdaki kişinin yerine mutlaka koyun. Onun hislerini anlamaya çalışın. Bu konuda da objektif olmaya çalışın.
İçinize atmayın
Duygularınızı gizlemeyin. Kendinizi iyi ifade etmeye çalışın. Sürekli içinize atmayın. Rahatsız olduğunuz konuyu zamanında dile getirin ve çözüm arayışına katılın. Olayları tek taraflı olarak düşünmeyin. Eğer eşiniz ya da sevgiliniz hata olarak düşündüğünüz birşey yapmışsa, onu bunu yapmaya iten nedenleri düşünün. 'Sizin bunda rolünüz olabilir mi?', 'sizden kaynaklanan sebepler var mı?' tarafsız olarak düşünün.
1 Ekim 2007 Pazartesi
Cinsel İlişkide Ağrı-Acı
Cinsel ilişki sırasında ağrı ve veya acı duyulmasına veya rahatsızlık duymaya tıbbi olarak disparoni adı verilir. Bu ağrı veya acıma vajene giriş sırasında veya girdikten sonra veya penisin hareketi ile vajen girişinde, vajina içinde veya karın içinde hissedilebilir.
Şikayet acıma, yanma, ağrı, karın içinde ağrı, basınç hissi, yırtılma gibi bir his veya rahatsızlık duyma şeklinde olabilir.Bu şikayetin nedeni iki tanedir.
1-Bedensel bir nedenden (organik) dolayı olabileceği gibi
2-Psikolojik nedenlerden dolayı da olabilir.
Şikayetler ilk cinsel ilişki ile başlayabileceği gibi, daha önce rahat ve zevkli ilişki yaşamış bayanlarda bile daha sonradan ortaya da çıkabilir veya ara ara da tekrarlayıp kaybolabilir, koşullara göre değişebilir.
Hangi nedenden dolayı oluştuğu çok çok önemlidir, çünkü tedavi bunun tespitinden sonra nedene yönelik yapılacaktır ve tedavide nasıl bir yol izleneceği ancak muayene ile anlaşılır.
Bedensel nedenler nelerdir?
-kızlık zarıyla ilgili sorunlar (zarın kalın olması gibi )
-vajinada ki darlıkların, kitlelerin yarattığı sorunlar
-vajinadaki kuruluğa
-ilişki öncesi ıslanamamaya bağlı şikayet olabilir.
Bu bazı enfeksiyonlar sonucu orada ıslanmayı sağlayan bezlerin yapısının bozulmasından, veya yaşlılığa bağlı olarak veya kullanılan bazı ilaçlardan veya bazı tedavilerden veya bazen çok nadir doğuştan olabilir.
-vajinal enfeksiyonların bazıları normalde bile yanma ve kaşıntı yaparlar ki bunlar ilişkide daha fazla sıkıntı yaratabilirler
-herpes virusleride aktif olduklarında ilişkide ağrı,yanma, acıma yaparlar-bazen normal doğum sırasında vajende veya rahmi tutan bazı bağlarda meydana gelen harabiyetde daha sonra ilişkide şikayete sebep olabilir
-yaşlılığa bağlı vajende esnekliğin azalmasıda acı sebebi olabilir, özellikle menopozdan sonra bu tip şikayetler olabilmektedir, dokular esnekliklerini yitirdiklerinden cinsel ilişki tahrişe ve ağrıya neden olabilir.
- zor doğumlardan sonra yırtılma olduğunda veya doktor tarafında epizyotomi dediğimiz yöntemle doğuma yardım edildiğinde fazla dikiş veya iyileşmesi esnasında enfeksiyon olduğunda dikiş yerleri genelde sertleşerek ve yükselerek iyileşirler (nedbe oluşumu) ve bu nedbeler ilişkide ağrı duyulmasına neden olur.
-allerjik nedenler; prezervatife, eşinin spermine, kullanılan jele veya diğer alerjik nedenlerden dolayı oluşur
-karın içindeki kitleler,enfeksiyonlar
-rahimdeki kitleler
-endometriyozis denilen birhastalık sonucu oluşan yapışıklıklar
-geçirilmiş bazı karın içi ameliaytların sonucu oluşan yapışıklıkların yarattığı şikayetler
-leğen kemiği ( pelvis) kırıkları
-idrar yollarındaki enfeksiyon ve diğer problemler
-çok nadir bazı barsak hastalıkları (Crohn hastalığı-Divertikülit)
-bazen kabızlık-erkeğin organının normalden büyük olması ve diğer bazı nedenler
Psikolojik Nedenler Nelerdir ?
Psikolojik nedenlerde genelde kadın duyduğu huzursuzluğu acı olarak tanımlamaktadır
-gebe kalma kaygısı
-nedensiz suçluluk duygusu ve ilişkiden kaçmak için kendine haklı sebep yaratma
-ilişkide normalde kişiye zevk veren basınç hissini yanlış tanımlayıp acı olarak nitelendirmek
-çeşitli korkular
-fobik reaksiyonlar
-partneri sevmemek, başka birini sevmek
-partnerle uyumsuzluk
-taciz, tecavüz gibi olayların yaşanmış olması
-ilk ilişkide çok can acıması ve bunun korkusunun yerleşmesi
-ilişkiye girememe nedeni korku olan yani vajinismuslu kadınlarda bu korkunun acı olarak ifade edilmesi
Tedavi;
Tedavi muayene ve gerekiyorsa yapılan test sonuçlarında bulunan nedenin giderilmesi olarak yapılacaktır. Tedavi bazen sadece bedensel,bazen sadece psikolojik bazen de hem psikolojik hem de bedensel olarak yapılır. Psikolojik olaylarda ise altta yatan sebep olan olayın çözülmesine bağlıdır. Tedavide başarı oranı yüksektir.
Tedavi için; kadın doğum uzmanlarına baş vurabilirsiniz.
Böyle bir probleminiz varsa;
Şunu bilmelisiniz ki ilişkide acı hissi kadını cinsellikten soğutur, psikolojik problemler yaratır, kendine saygısını kaybetmesine neden olabilir, kendini yetersiz veya anormal görebilir. Partneri ile arasında soğukluk olur, genelde erkek canı yanan bir kadınla sevişmek istemez, zamanla çiftler arasında saygı kaybı yaşanır, suçlama ve aldatmalar yaşanabilir. Bunları kendinize ve karşınızdakine yaşatmamak, hayatımızın merkezlerinden, kadınla erkeğin en önemli kontağı olan, vazgeçilmez olan cinsellikte, daha güzel, mutlu, uyumlu bir cinsel ilişkiye kavuşmak, partnerinizle daha yakın olmak, kendinize saygı duymak istiyorsanız çekinmeden tedaviye gitmelisiniz.
sağlıklı insan = mutluinsan
Dr. Cenk Kiper
www.mutluinsan.com
Şikayet acıma, yanma, ağrı, karın içinde ağrı, basınç hissi, yırtılma gibi bir his veya rahatsızlık duyma şeklinde olabilir.Bu şikayetin nedeni iki tanedir.
1-Bedensel bir nedenden (organik) dolayı olabileceği gibi
2-Psikolojik nedenlerden dolayı da olabilir.
Şikayetler ilk cinsel ilişki ile başlayabileceği gibi, daha önce rahat ve zevkli ilişki yaşamış bayanlarda bile daha sonradan ortaya da çıkabilir veya ara ara da tekrarlayıp kaybolabilir, koşullara göre değişebilir.
Hangi nedenden dolayı oluştuğu çok çok önemlidir, çünkü tedavi bunun tespitinden sonra nedene yönelik yapılacaktır ve tedavide nasıl bir yol izleneceği ancak muayene ile anlaşılır.
Bedensel nedenler nelerdir?
-kızlık zarıyla ilgili sorunlar (zarın kalın olması gibi )
-vajinada ki darlıkların, kitlelerin yarattığı sorunlar
-vajinadaki kuruluğa
-ilişki öncesi ıslanamamaya bağlı şikayet olabilir.
Bu bazı enfeksiyonlar sonucu orada ıslanmayı sağlayan bezlerin yapısının bozulmasından, veya yaşlılığa bağlı olarak veya kullanılan bazı ilaçlardan veya bazı tedavilerden veya bazen çok nadir doğuştan olabilir.
-vajinal enfeksiyonların bazıları normalde bile yanma ve kaşıntı yaparlar ki bunlar ilişkide daha fazla sıkıntı yaratabilirler
-herpes virusleride aktif olduklarında ilişkide ağrı,yanma, acıma yaparlar-bazen normal doğum sırasında vajende veya rahmi tutan bazı bağlarda meydana gelen harabiyetde daha sonra ilişkide şikayete sebep olabilir
-yaşlılığa bağlı vajende esnekliğin azalmasıda acı sebebi olabilir, özellikle menopozdan sonra bu tip şikayetler olabilmektedir, dokular esnekliklerini yitirdiklerinden cinsel ilişki tahrişe ve ağrıya neden olabilir.
- zor doğumlardan sonra yırtılma olduğunda veya doktor tarafında epizyotomi dediğimiz yöntemle doğuma yardım edildiğinde fazla dikiş veya iyileşmesi esnasında enfeksiyon olduğunda dikiş yerleri genelde sertleşerek ve yükselerek iyileşirler (nedbe oluşumu) ve bu nedbeler ilişkide ağrı duyulmasına neden olur.
-allerjik nedenler; prezervatife, eşinin spermine, kullanılan jele veya diğer alerjik nedenlerden dolayı oluşur
-karın içindeki kitleler,enfeksiyonlar
-rahimdeki kitleler
-endometriyozis denilen birhastalık sonucu oluşan yapışıklıklar
-geçirilmiş bazı karın içi ameliaytların sonucu oluşan yapışıklıkların yarattığı şikayetler
-leğen kemiği ( pelvis) kırıkları
-idrar yollarındaki enfeksiyon ve diğer problemler
-çok nadir bazı barsak hastalıkları (Crohn hastalığı-Divertikülit)
-bazen kabızlık-erkeğin organının normalden büyük olması ve diğer bazı nedenler
Psikolojik Nedenler Nelerdir ?
Psikolojik nedenlerde genelde kadın duyduğu huzursuzluğu acı olarak tanımlamaktadır
-gebe kalma kaygısı
-nedensiz suçluluk duygusu ve ilişkiden kaçmak için kendine haklı sebep yaratma
-ilişkide normalde kişiye zevk veren basınç hissini yanlış tanımlayıp acı olarak nitelendirmek
-çeşitli korkular
-fobik reaksiyonlar
-partneri sevmemek, başka birini sevmek
-partnerle uyumsuzluk
-taciz, tecavüz gibi olayların yaşanmış olması
-ilk ilişkide çok can acıması ve bunun korkusunun yerleşmesi
-ilişkiye girememe nedeni korku olan yani vajinismuslu kadınlarda bu korkunun acı olarak ifade edilmesi
Tedavi;
Tedavi muayene ve gerekiyorsa yapılan test sonuçlarında bulunan nedenin giderilmesi olarak yapılacaktır. Tedavi bazen sadece bedensel,bazen sadece psikolojik bazen de hem psikolojik hem de bedensel olarak yapılır. Psikolojik olaylarda ise altta yatan sebep olan olayın çözülmesine bağlıdır. Tedavide başarı oranı yüksektir.
Tedavi için; kadın doğum uzmanlarına baş vurabilirsiniz.
Böyle bir probleminiz varsa;
Şunu bilmelisiniz ki ilişkide acı hissi kadını cinsellikten soğutur, psikolojik problemler yaratır, kendine saygısını kaybetmesine neden olabilir, kendini yetersiz veya anormal görebilir. Partneri ile arasında soğukluk olur, genelde erkek canı yanan bir kadınla sevişmek istemez, zamanla çiftler arasında saygı kaybı yaşanır, suçlama ve aldatmalar yaşanabilir. Bunları kendinize ve karşınızdakine yaşatmamak, hayatımızın merkezlerinden, kadınla erkeğin en önemli kontağı olan, vazgeçilmez olan cinsellikte, daha güzel, mutlu, uyumlu bir cinsel ilişkiye kavuşmak, partnerinizle daha yakın olmak, kendinize saygı duymak istiyorsanız çekinmeden tedaviye gitmelisiniz.
sağlıklı insan = mutluinsan
Dr. Cenk Kiper
www.mutluinsan.com
Etiketler:
AİLE,
CİNSEL BİLGİLER,
ÇEŞİTLİ BİLGİLER,
İLİŞKİLER,
SAĞLIK ÖNERİLERİ,
UZMANLAR
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)