5 Ekim 2007 Cuma

Hamilelikde Mide Bulantısı


Hamilelerin en büyük sıkıntısı kuşkusuz mide bulantıları. Peki önüme geçmek için küçük önlemler mümkün mü? Ancak doktorunuza danışmayı sakın unutmayın
Genellikle sabah hastalığı olarak bilinir ve gebe kadınların yarısından fazlasını etkiler. Gebeliğin erken dönemlerinde kötüleşir ve gebeliğin 16. haftasında kayıp olur. Gebe kadınların ve ailelerin yaşam kalitelerini etkileyebilir.


Aşağıda yazılan bazı önlemler ve hatırlatmalar bu yaygın problemi iyileştirmede yardımcı olabilir. Hamile kadınlar aşağıda kendileri için uygun olanı seçmelidir.
Aşırı ölçüde yemeyiniz.

Her 2-3 saatte bir küçük miktarlarda yemek yiyiniz.

Çorba ve diğer sıvıları öğünlerde değil, katı yiyeceklerden bir saat sonra öğünler arası yiyin. Bu ani kusmaya yol açan midenin gerilmesini önlemeye yardımcıdır.

Sindirilmesi güç olduğundan bulantı meydana getiren yağlı ve kızartılmış besinlerden sakınınız. Hatta böyle besinlerin pişirilmesi sırasındaki koku bulantıya neden olabilir.
Hafif mevsimlik sebzeler yiyiniz.

Yemeklerden sonra bir müddet dik oturunuz. Bu mide bulantısını azaltacaktır.
Gece alınan hafif yemekler mesela yoğurt, süt, meyve suyu, ekmek veya küçük bir sandviç sabah bulantısını azaltır. Yine bu küçük öğünden sonra bile 10-20 dakika dik oturmak gerekir.

Sabahleyin uyanır uyanmaz yiyeceğiniz kuru ekmek, kraker veya diğer tahıl ürünlerinden yapılmış yiyecekler bulantıyı azaltabilir.
Yatak odanızı karartınız veya loş bir odada uyuyunuz. Yataktan yavaşça kalkınız ve ani hareketlerden kaçınınız.

Yemekten hemen sonra dişlerinizi fırçalamayınız.

Gevşemeye, stresten uzak durmaya çalışınız, ayaklarınızı uzatıp başınızı hafifçe yükselterek gün boyunca dinlenmeye çalışınız.

Bulantı hissettiğiniz zaman gazoz, maden suyu türü veya karbonatlı su türünden azar azar içiniz.
Temiz hava iyi gelebilir. Kısa yürüyüşler yapınız veya pencere açık iken uyumaya çalışınız. Yemek pişirirken camı açık tutunuz ve kokuyu dışarı atmak için fan kullanınız.

Ekşi, turşu veya limona benzer şeyleri yiyin veya içiniz.

Bazı insanlar bitkisel çayların bulantıya iyi geldiğini söylemişlerdir. İlaçlar gibi bu çaylar da bitkilerden yapılmıştır. Bu açıdan dikkatli kullanılmalıdır. Nane, ahududu, karahindi baba çiçeği, zencefil, papatya gibi bitkiler bu listeye dahil edilebilir.
Düşük kan şekeri, düşük B6 vitamin seviyeleri, potasyum ve magnezyum dengesizliği bulantıya neden olabilir. İyi ayarlanmış bir diyette bu vitamin ve mineraller yeterli miktarda bulunmalıdır. Diğer sorularınız için doktorunuzun ve diyetisyeninizin görüşünü almalısınız. Bunlara ek olarak gerekli tıbbi tedavide kusmayı önleyici ilaçlar, vitaminler ve mineraller tavsiye edilir.

Gebelik başlangıcında oluşan bulantı ve kusmalar zaman içinde geçecektir. Ciddi bulantı ve kusmalar nadir olup, kusma miktarından endişeli iseniz doktorunuza başvurunuz.

Spectacular Kefir Drink

Make kefir with the freshest milk possible and add as many of the following ingredients as desired:

1 tsp. of unrefined flax seed oil
Lecithin, which aids fat digestion, to taste
Fiber, such as Nutri-Flax
Probiotics (friendly bacteria)
Natural flavorings or herbs such as stevia, nutmeg, cinnamon, non-alcoholic vanilla or natural fruit flavoring
Fresh or frozen organic fruits, strawberries, raspberries, bananas, kiwi, mango etc. Blend together for a delicious, nutritious breakfast, lunch, or snack and enjoy!

2 Ekim 2007 Salı

Kemik Erimesi (OSTEOPOROZ) İçin Önemli Risk Faktörleri

Osteoporoz yani kemik erimesi kemik doku yogunluğunun azalması nedeniyle dayanıklığının azalması, yani kalitesinin düşmesidir. Kemik erimesinin şiddeti arttıkça kemik kırılganlığı da artmaktadır. Osteoporoz ciddi ve sinsi bir hastalıktır. Bu yüzden kemik erimesi, zamanında yakalanıp önlenmezse sakatlıklara ve ölüme neden olur.

Faktörler:
1. Kadın olmak
2. 50 yaşın üstünde olmak (Yaş arttıkça yoğunluğunu kaybeden kemikler zayıflar)
3. Menopoza girmiş olmak (Menopoza girmiş kadınların ortalama üçte birinde osteoporoz gelişmektedir ki, bunun sorumlusu östrojen düzeyindeki azalmadır)
4. Erken menopoza girmek veya yumurtalıkların operasyon ile alınmasını takiben cerrahi (yapay) menopoza girmek.
5. Erkeklerde erkek cinsiyet hormonu olan testosterondaki azalma ile kemik kütlesi de azalabilmektedir (Erkeklerde gonad fonksiyonunun; işlevinin herhangi bir nedenle azalması osteoporoza bağlı kırıklara yol açabilmektedir).
6. Düşük kalsiyum içeren yiyeceklerle beslenme ve vitamin D eksikliği
7. Fiziksel aktivitenin, hareketliliğin ve egzersizin az olması, (egzersizin kemik kütlesini arttırdığı, kemiği kuvvetlendirdiği kanıtlanmıştır).
8. Ailede osteoporozlu kimselerin bulunması (kırıklara yatkınlığın bir kısmı kalıtsaldır; annelerinde omurga kırığı öyküsü olan genç kadınlarda da kemik kütlesinde azalmaya rastlanmaktadır)
9. Kısa boylu, ince yapılı kişiler iri yapılı, kilolu kişilere göre daha fazla osteoporoz riski taşımaktadırlar.
10. Beyaz tenli, açık renk gözlü olmak.
11. Sigara içmek
12. Alkollü, kolalı ve kafeinli içecekleri çok fazla tüketmek.
13. Bazı ilaçları uzun süreden beri veya yüksek dozlarda kullanıyor olmak (örneğin; kortikosteroidler, lityum, alüminyum, antikonvülzanlar, antiasitler, antikoagülanlar, siklosporin, tiroid ilaçları ve bazı kanser ilaçları gibi).
14. Bazı hastalıkların olması. Örneğin; şeker hastalığı, tiroid veya paratiroid bezinin fazla çalışması, mide-barsak operasyonu geçirmiş olmak, uzun süren hareketsizlik, felçler, bazı romatizmal hastalıklar ve diğer bazı endokrin (hormonal) hastalıklar osteoporoza neden olabilmektedirler.

Sağlıklı Gençleşme


Her zaman sağlıklı ve genç kalmak tamamen sizin elinizde. Dünyaca ünlü realage uzmanı Prof. Dr. Mehmet Öz ‘ün tavsiyelerine uyun yeter.

1. Vitaminlerinizi alın
Düzenli olarak C vitamini (1200 mg/gün), E vitamini (400 IU/gün), kalsiyum (1000-1200 mg/gün), D vitamini (400-600 IU/gün), folat (400 mikrogram/gün), ve B6 vitamini (6 mg/gün) almak gerçek yaşınızı 6 yaş geriye taşıyabilir.
2. Sigarayı bırakın ve pasif içici olmaktan sakının
Sigara gerçek yaşınızı 8 yaş ileriye taşıyabilir.
3. Kan basıncınızı öğrenin ve izleyin
Düşük kan basıncına sahip bir kişi (~115/75 mm Hg) yüksek kan basıncına sahip bir kişiden (160/90 mm Hg’dan daha yüksek) 25 yaşa kadar daha genç kalabilir.
4. Yaşamınızdaki stres kaynaklarını azaltın
Çok stresli olduğunuz zamanlarda gerçek yaşınız takvim yaşınızdan 32 yıla kadar daha ilerde olabilir. Sağlam sosyal ilişkiler kurarak ve stres azaltma stratejilerinden yararlanarak stresin sizi taşıdığı fazladan 32 yılın 30’unu geriye doğru katetmek mümkündür.
5. Diş ipi kullanın
Diş ipi kullanmak ve dişlerinizi düzenli olarak fırçalamak gerçek yaşınızı 6.4 yıl geriye taşıyabilir.
6. Aktif olun
Az miktarda egzersiz bile (günde 2 kez 20 dakikalık yürüyüş) gerçek yaşınızı neredeyse 5 yıl geriye taşıyabilir.
7. Emniyet kemeri kullanın
Emniyet kemeri kullanma alışkanlığını edinmek ve her zaman hız sınırının 10 km/ saat altında araç kullanmak gerçek yaşınızı 3.4 yıla kadar geriye taşıyabilir.
8. Lifli gıda tüketin
Günlük beslenme sırasında 25 gram lif tüketen birinin gerçek yaşı günde 12 gram lif tüketen birine göre 2.5 yıl daha geridedir. Erkeklerin günde 25 gramdan da daha fazla lif tüketmeleri gerekir.
9. Sağlığınızı yakından izleyin
Sağlığı ile ilgili gelişmeleri titizlikle izleyen, tedavi ve bakım konusunda standartlarını her zaman yüksek tutan kişiler bunu yapmayanlara göre 12 yaşa kadar daha genç kalabilirler.
10. RealAge önerilerini izleyin; kendinize bir Sağlıklı Gençleşme Planı oluşturun
Tüm yaşamınızı göz önüne aldığınızda gerçek yaşınızı 26 yıla kadar geriye taşımanız olanağı mevcuttur. Bu yaşamınızın bundan sonraki her gününü daha genç yaşamanız, ve kalan yaşamınızı olabilecek en uzun sürede ve en yüksek enerji ile sürdürmeniz anlamına gelmektedir.
11. Bol bol gülün
Kahkaha stresi azaltır, bağışıklık sistemini destekler ve gerçek yaşınızı 8 yıla kadar geriye taşıyabilir.
12. Yaşam boyu bir “öğrenci” olarak kalmayı hedefleyin
Yaşam sürecinde entelektüel faaliyetlerden uzak kalmayan kişiler gerçek yaşlarını 2.5 yıla kadar geriye taşıyabilirler.

Duygusal Yeme

Ne yediğiniz kadar neden yediğiniz de önemlidir. Hepimiz zaman zaman aç olmadığımız halde yemek yerken buluruz kendimizi? Hiç düşündünüz mü neden? Fiziksel açlığın söz konusu olmadığı durumlarda, bazı duyguların tetiklemesiyle atıştırmaya duygusal yeme diyoruz. Eğer duygusal yeme probleminiz varsa önce hangi duyguların bunu tetiklediğini bulmaya çalışmalısınız.

1. Öfke:
Öfkeniz kendinize ya da başka birine yönelik olabilir. Ne olursa olsun, öfkenin yeme duygularınızı tetiklediğinizi fark ettiğiniz anda, mutfağa yönelmeden önce "şu anda bana kendimi daha iyi hissettirecek başka bir yol ne olabilir?" diye sorup alternatif birtakım çözümler bulmayı deneyebilirsiniz. Ilık bir duş almak, bir arkadaşınıza telefon etmek ya da duygularınızı yazmak bunlardan yalnızca birkaçı.

2. Kaygı:
Önemli bir sınav ya da görüşme öncesi, ve siz çok tedirginsiniz. Bir parça çikolata ya da bir paket cips sizi ne kadar yatıştırabilir oysa.. Yapmayın! Kendi kendinize kaygınızın nedenini sorgulamaya çalışın; büyük olasılıkla başarısızlık korkusundan kaynaklandığını göreceksiniz. O zaman iç konuşmanıza dikkat edin, ve kendinize "başaramamam için bir neden yok, yapabilirim!" deyin. Hatta bunu yüksek sesle de söyleyebilirsiniz. Derin bir nefes alın ve kendinizi hazırlığını yaptığınız şeyi başarılı bir şekilde tamamlamış olarak hayal edin. Göreceksiniz işe yarayacaktır.

3. Can sıkıntısı:
Birçoğumuz, özellikle de evde yalnız olduğumuzda soluğu mutfakta alırız. Yemek yemek can sıkıntısını gidermekte en sık başvurulan yollarından biridir. Oysa yedikten sonra can sıkıntınız geçmediği gibi, ardına bir de suçluluk duygusu takısı eklenmiş olacaktır. Fiziksel olarak aç olmadığınızı hissediyorsanız ve canınız sıkılıyorsa kendinizi evden dışarı atın, kısa bir yürüyüş yapın ve bu esnada eve döndüğünüzde yapacağınız bir takım aktiviteler planlayın. Kitap okumak, uzun zamandır ertelediğiniz dolabınızı düzeltme işi, arkadaşlarınıza e-posta atmak ya da dışarıda olmaya devam ederek sinemaya, hatta alışverişe gitmek.
Aman yiyecek alışverişine aç karnına gitmeme kuralını aklınızdan çıkarmayın.

Unutmayın, duygusal yeme hepimizde az ya da çok vardır, ancak size ciddi şekilde zarar verdiğini düşünüyor ve kontrol edemiyorsanız, profesyonel psikolojik desteği da seçenekler arasında düşünmeye başlamalısınız.

Psikolog Ümit Pembecioğlu Oktamış

Dr. Ender Saraç dan Öneriler

Sıvı kaybına en iyi çözüm
Maden suyu, 'Günde bir küçük şişe maden suyu içilmesi gerekmektedir. Aşırı terlenen günlerde iki küçük şişe de içilebilir. Maden suyu, kaybettiğimiz sıvı dışında iyon ve minerallerin kaybını da karşılar.'

Aromatik yağlarla masaj
'Kuru ciltler için susam yağı, hindistan cevizi yağı, zeytin yağı, avakado; çok yağlı ciltler içinse ham ipek kese kullanılır ve kurutucu baharatlı masaj yapılması gerekir.'

Bezelye ile parlak bir ten
Sürekli bir bakım ve güzellik sağlayan bitkisel karışımların yararları, yıllar süren deneyimlerle kanıtlanmış. Sözgelimi bezelye ve pekmezin ana maddeler olarak kullanıldığı karışım cildinize hem parlaklık kazandırıyor, hem de sağlıklı ve diri tutuyor...

Meyve - Sebze Destekli Diet

Bu diyet "tek gıda rejimi" adı verilen diyetlerden olup, hergün, en az 4 bardak soda ya da su tüketilmesi tavsiye edilir. Yemeklerinize, çesitli bitki ve baharatlar ile, tuz, acı biber ve sirke ekleyebilirsiniz. En fazla 7 gün uygulanmalıdır.

Günlük kalori: 1000 Kcal

Bu diyetin günlük menüleri:
1.GÜN · : Muz hariç gün boyunca istediğiniz kadar meyve
2.GÜN · : Gün boyunca sadece istediğiniz kadar sebze yemeği (patates hariç)
3.GÜN · : İstediğiniz kadar meyve ve sebze yemeği (patates ve muz hariç)
4.GÜN · : 5 muz, 5 bardak süt
5.GÜN · : Haşlanmış sebze, ızgarada pişmiş bir parça biftek, tavuk veya balık (Öğle ve Akşam)
6.GÜN · : 2 parça ızgara biftek , çiğ sebze, (havuç, kereviz, domates, lahana vs) (Öğle ve Akşam)
7.GÜN · : Haşlanmış sebze, ızgarada pişmiş bir parça biftek, tavuk veya balık (Öğle ve Akşam)