Ginseng’in botanik ismi olan "Panax", Yunanca "tam iyileşme” anlamına gelen “panacea” kelimesinden türetilmiştir. Ginseng’in tüm şifalı bitkiler içerisinde en etkili adaptogen (strese karşı direnci artıran bir ajan) olduğu düşünülür. Ginseng, fiziksel aktiviteleri ve vücut direncini artıran bir bitkidir ve fiziksel ve mental (zihinsel) dayanıklılığı artırır. Ginseng’in uzun bir süreden beri, özellikle erkeklerin üretkenliğini, erkeklik hormonu (testesteron) ve sperm miktarını, cinsel gücünü ve dolaşım sistemlerini (özellikle prostat büyümesine karşı) olumlu bir şekilde etkilediği de bilinmektedir. Ayrıca o, erkeklerde aşırı stres ve yorgunluktan kaynaklanan performans düşüklüğünü de giderebilmektedir. Ginseng’in kadınlar üzerindeki beynin hafıza (bellek) merkezlerini uyarıcı etkisinin bulunması ise yenidir. M.S 1. yüzyıla ait bir Çin metnine göre; Ginseng, zihni güçlendirici, irfan ve bilgeliği artırıcı bir şifalı bitki olarak tanımlanmakta ve düzenli kullanımının yaşam süresini artıracağı belirtilmektedir. Kırmızı Kore Ginseng ise Uzakdoğu ülkelerinde 2000 yıldan fazla bir süredir kullanılmakta olan geleneksel şifalı bitkiler içerisinde en yaygın olanıdır. Ayrıca Uzakdoğu insanları arasında gizemli bir bitki olarak büyük bir ün ve şöhrete sahiptir. Çoğu insan Ginseng’in kuvvet verici bir tonik ve çeşitli hastalıklara karşı bir koruyucu olduğuna inanmaktadır.
Çin kaynakları; Kırmızı Kore Ginseng’inin kalp, akciğer, sindirim sistemi organları, ve böbrekler üzerinde oldukça etkili bir tonik etkisine sahip olduğunu yazmaktadır.O aynı zamanda ruhsal düzeni sağlayıcı, korkuları giderici, , zihni açıcı, anlayış yeteneğini, ve yaşam süresini artırıcı bir şifalı bitki olarak da belirtilmektedir. Günümüzde, Kırmızı Kore Ginseng’i sadece Uzakdoğu ülkelerinde kullanılmamakta, aynı zamanda tüm dünyada yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. Kırmızı Kore Ginseng’i, diğer ginsenglerden özellikle farklıdır. Kırmızı Kore Ginseng’inin üretimi 6 yıl sürmekte ve diğer ginsengler 8-9 çeşit faydalı madde içerirken, Kırmızı Kore Ginseng’i 22 çeşit faydalı madde (ginsenosides) içermektedir. Aynı zamanda Kırmızı Kore Ginseng’i, yaşlanma etkilerini geciktirici anti-oksidant maddeler ve diğer herhangi bir ginseng türünde bulunmayan insülin benzeri maddeler de içermektedir. Son yirmi yılda bilimadamlarınca Kırmızı Kore Ginseng’inin insan vücudu üzerindeki etkileriyle ilgili araştırmalar, onun vücut üzerinde bir kaç değişik şekilde etki yaptığını bilimsel olarak ortaya koymuştur. Yapılan bu araştırmalara göre;
a) Kırmızı Kore Ginseng’ inin Karaciğer Üzerindeki Etkileri:
Kırmızı Kore Ginseng; karaciğeri, alkol tüketiminin, toksik ve çeşitli hastalıkların etkisinden korumaktadır. Deney ve araştırmalar; Kırmızı Kore Ginseng’inin vücudun protein, nükleik asit sentezi, karbonhidrat ve yağ metabolizmasını uyardığını göstermiştir. O aynı zamanda vücut tarafından üretilen veya dışardan alınan toksik maddelerin yanmasını ve onların vücuttan atılmasını da hızlandırmaktadır. Bu yüzden Kırmızı Kore Ginseng’i, karaciğer sağlığını korumakta ve karaciğer hücrelerinin yenilenmesini kolaylaştırmaktadır.
b) Kırmızı Kore Ginseng’ inin Stres Üzerindeki Etkileri:
Araştırmalar, Kırmızı Kore Ginseng’inin stresi azaltıcı ve hatta yok edici etkileri olduğunu ortaya koymuştur. O, fiziksel stresi (radyasyon, soğuk ve sıcaktan kaynaklanan), kimyasal stresi (bazı kimyasal maddelerin ve alkol alımından kaynaklanan) ve biyolojik stresi (virüs veya bakterilerden kaynaklanan) gidermektedir. O, zihni güçlendirmekte, radyasyon veya radyasyon (ışın) tedavisinin yol açtığı hücre tahribatını azaltabilmektedir. Bu yüzden radyasyon (ışın) tedavisi gören hastalar için de oldukça faydalı olabilir.
c) Kırmızı Kore Ginseng’ inin Diğer Etkileri:
Stres, depresyon veya diğer sert ve olumsuz koşullar altındaki vücut metabolizmasını koruyan bir tonik etkiye sahiptir. Şeker hastalığının iyileşmesine yardımcı olabilir ve kandaki şeker, lipit ve kolesterol seviyesini düşürür. Tümör . Anemiye (kansızlık) karşı iyi gelir ve özellikle kanser hastalarında görülen kandaki bazı eksiklikleri giderebilir. Bağışıklık sistemini güçlendirir ve kalp-damar sistemi üzerinde olumlu etkisi vardır.
9 Ekim 2007 Salı
Yalnızlık Geni Hasta Ediyor
ABD'de yapılan bir araştırma, yalnızlığın fiziksel sağlığı olumsuz etkilediğini ve hastalığa yakalanma riskini artırdığını ortaya çıkardı.Los Angeles'taki California Üniversitesi'nin (UCLA) bir grup deneğin sosyal yaşamlarıyla genlerinin aktifliğini karşılaştırarak yaptığı araştırmada, kendilerini "sosyal açıdan izole olmuş" hisseden deneklerde bazı genlerin daha aktif, bazılarınınsa daha pasif olduğu görüldü. "Yalnız" deneklerde aşırı aktif olan genlerin dokulara zarar vererek hastalıklara yol açabildiği belirlendi. Virüslerle savaşmada ve bağışıklık sistemini desteklemede etkili olan genlerinse bu kişilerde daha pasif halde olduğu tespit edildi.
Önemli olan dostlarınız
UCLA araştırmacıları, yalnızlığın sağlık üzerinde etkisinde, arkadaş sayısının değil, arkadaşlıkların niteliğinin önemli olduğunu belirtti. Araştırma ekibinin lideri Dr Steven Cole, "Genler açısından kaç insan tanıdığınızın önemi yok, kaç kişiye gerçekten yakın hissettiğiniz önemli" dedi. Daha önce yapılan araştırmalar da sosyal açıdan yeterince destek bulamayan kişilerin kalp hastalıklarına yakalanma riskinin daha fazla olduğunu göstermişti.
Önemli olan dostlarınız
UCLA araştırmacıları, yalnızlığın sağlık üzerinde etkisinde, arkadaş sayısının değil, arkadaşlıkların niteliğinin önemli olduğunu belirtti. Araştırma ekibinin lideri Dr Steven Cole, "Genler açısından kaç insan tanıdığınızın önemi yok, kaç kişiye gerçekten yakın hissettiğiniz önemli" dedi. Daha önce yapılan araştırmalar da sosyal açıdan yeterince destek bulamayan kişilerin kalp hastalıklarına yakalanma riskinin daha fazla olduğunu göstermişti.
7 Ekim 2007 Pazar
Kadın Orgazmı Nedir?
İki türlü orgazm vardır.
Bir tanesi klitoral orgazm diğeri vaginal orgazm klitoral orgazmla, vaginal yoldan orgazma ulaşabiliyorlar.
Klitoral orgazmın vaginal orgazımdan farkı, klitoral orgazm temas öncesi sırf klitoristin masajıyla elde edilen bir orgazmdır.
Halbuki vaginal orgazm temas sonucu ortaya çıkan bir orgazmdır. Bu çok daha zor elde edilen bir orgazmdır.
Kadınların en büyük sorunu da zaten vaginal orgazma ulaşamamaktır ama bu zaten çok tabii bir olaydır ve çok da üzerinde durmamak lazımdır.
Yani öyle veya böyle bir yoldan orgazma ulaşılabiliyorsa sorun yoktur.
Bir tanesi klitoral orgazm diğeri vaginal orgazm klitoral orgazmla, vaginal yoldan orgazma ulaşabiliyorlar.
Klitoral orgazmın vaginal orgazımdan farkı, klitoral orgazm temas öncesi sırf klitoristin masajıyla elde edilen bir orgazmdır.
Halbuki vaginal orgazm temas sonucu ortaya çıkan bir orgazmdır. Bu çok daha zor elde edilen bir orgazmdır.
Kadınların en büyük sorunu da zaten vaginal orgazma ulaşamamaktır ama bu zaten çok tabii bir olaydır ve çok da üzerinde durmamak lazımdır.
Yani öyle veya böyle bir yoldan orgazma ulaşılabiliyorsa sorun yoktur.
Etiketler:
AİLE,
CİNSEL BİLGİLER,
İLİŞKİLER,
SAĞLIK ÖNERİLERİ
5 Ekim 2007 Cuma
Milia, Miliaria, Moğol Lekeleri

Milia
Yeni doğmuş bebeğin yüzünde bulunan, sivilceye benzeyen küçük beyaz yumru ya da kistlere denir.
- Kıl foliküllerinde oluşan yüzeysel deri kistleridir.
- Alında,burun ve yanaklarda 1 mm çapında beyaz şekilde görülürler.
- Birkaç hafta içinde kendiliklerinden düzelirler
Miliaria (Ter Retansiyon Sendromu)
- Ter kanallarının mekanik tıkanması sonucu geçici , toplu iğne başı büyüklüğünde kabarcıklardır.
- Genellikle sıcak ve nemli çevre koşullarında oluşur.
- Daha çok kıvrım yerlerinde görülür.
- Çocuğu serin yerde tutmalı ve banyo uygulanmalıdır.
- Zararsızdırlar ve tedavi ile kendiliğinden yok olurlar.
Moğol Lekeleri (Mongol Lekeleri)
Yeni doğanda mavi ile açık gri arasında çürüğü andıran kenarları belirgin moğol lekeleri bebeğin poposunda veya sırtında bazen de bacaklarda ve omuzlarda görülürler.
Siyah, doğulu veya hint kökenli 10 çocuktan 9’unda bu lekeler vardır.
Yanlış tanımlanan bu lekeler , ataları Akdenizli olan bebeklerde de epeyi yaygındır. Fakat sarı saçlı , mavi gözlü çocuklarda ender görülür.
Çoğu doğumda görüldüğü ve ilk yıl içinde ortadan kalktığı halde bazen sonrasında ve hatta erişkinlikte bile görülmeye devam eder.
İkiz Gebelikler

Annenin gebelikte iki bebek taşıması durumudur.Tek yumurta ikizinde döllenmiş bir yumurta gelişimi sırasında ortadan ikiye ayrılarak iki ayrı bebek oluşturulur.
Bu durumda ortaya çıkan bebeklerin cinsiyeti ve genetik özellikleri birbirininaynıdır.Tek yumurta ikizleri tek plasentadan beslenirler.Tek yumurta ikizlerinin ailesel özelliği yoktur,tamamen rastlantı ile ortaya çıkarlar.Annenin iki ayrı yumurtasınız aynı anda döllenerek gebelik oluşması durumunda farklı yumurta ikizlerioluşur.Bu durumda bebeklerinin genetik yapıları farklıdır,farklı cins olabilirler.Farklı yumurta ikizleri ailesel eğitim gösterirler.Son yıllarda ikiz gebelik oranları %3 `e kadar artmıştır. Bunun en önemli sebebi yardımla üreme ( tüpbebek) tekniklerinin yaygın kullanılmasıdır. İkiz gebeliklerin %30 `u tek yumurta ikizi % 70` i farklı yumurta ikizidir.
İkiz gebeliklerde her türlü gebelik sorunu daha fazla oranlarda görülür:
Erken doğum
Erken membran rüptürü
Gebelik hipertansiyonu
Bebeklerde gelişme problemleri
Ani bebek ölümleri
Doğumlarda sezaryen oranları artmıştır.
Bazen beslenme problemleri nedeniyle ikizlerden biri gelişimi geri kalabilir.
Erken doğum
Erken membran rüptürü
Gebelik hipertansiyonu
Bebeklerde gelişme problemleri
Ani bebek ölümleri
Doğumlarda sezaryen oranları artmıştır.
Bazen beslenme problemleri nedeniyle ikizlerden biri gelişimi geri kalabilir.
Tek gebeliklere göre daha fazla istirahat gereklidir. Bazen çıkabilecek sorunlar nedeniyle doktorunuz yoğun istirahat önerebilir , hatta uzun süre hastane ortamında kalmanız gerekebilir.
ÖNERİLER:
İkiz gebeliğiniz varsa erken doğum riskiniz artmıştır. Dikkatli olunuz.
Bol sıvı gıda alınız.
Bol istirahat ediniz.
Stresden , koşuşturmadan uzak durunuz.
Doktorunuzun önerilerine dikkatle uyunuz.
Günde 2700 kalori almalısınız. ( Normal gebelikde 2300 kalori yeterlidir.)
Çoğul gebeliklerde kansızlık daha fazla görülür. Vitamin ve demir desteği daha fazla olmalıdır.
ÖNERİLER:
İkiz gebeliğiniz varsa erken doğum riskiniz artmıştır. Dikkatli olunuz.
Bol sıvı gıda alınız.
Bol istirahat ediniz.
Stresden , koşuşturmadan uzak durunuz.
Doktorunuzun önerilerine dikkatle uyunuz.
Günde 2700 kalori almalısınız. ( Normal gebelikde 2300 kalori yeterlidir.)
Çoğul gebeliklerde kansızlık daha fazla görülür. Vitamin ve demir desteği daha fazla olmalıdır.
Yazan : Op.Dr.Özer Kutlu
Haber Kaynağı : Bursa ZübeydeHanım Doğumevi
Haber Kaynağı : Bursa ZübeydeHanım Doğumevi
Hamilelikde Mide Bulantısı

Hamilelerin en büyük sıkıntısı kuşkusuz mide bulantıları. Peki önüme geçmek için küçük önlemler mümkün mü? Ancak doktorunuza danışmayı sakın unutmayın
Genellikle sabah hastalığı olarak bilinir ve gebe kadınların yarısından fazlasını etkiler. Gebeliğin erken dönemlerinde kötüleşir ve gebeliğin 16. haftasında kayıp olur. Gebe kadınların ve ailelerin yaşam kalitelerini etkileyebilir.
Aşağıda yazılan bazı önlemler ve hatırlatmalar bu yaygın problemi iyileştirmede yardımcı olabilir. Hamile kadınlar aşağıda kendileri için uygun olanı seçmelidir.
Aşırı ölçüde yemeyiniz.
Her 2-3 saatte bir küçük miktarlarda yemek yiyiniz.
Çorba ve diğer sıvıları öğünlerde değil, katı yiyeceklerden bir saat sonra öğünler arası yiyin. Bu ani kusmaya yol açan midenin gerilmesini önlemeye yardımcıdır.
Sindirilmesi güç olduğundan bulantı meydana getiren yağlı ve kızartılmış besinlerden sakınınız. Hatta böyle besinlerin pişirilmesi sırasındaki koku bulantıya neden olabilir.
Hafif mevsimlik sebzeler yiyiniz.
Yemeklerden sonra bir müddet dik oturunuz. Bu mide bulantısını azaltacaktır.
Gece alınan hafif yemekler mesela yoğurt, süt, meyve suyu, ekmek veya küçük bir sandviç sabah bulantısını azaltır. Yine bu küçük öğünden sonra bile 10-20 dakika dik oturmak gerekir.
Sabahleyin uyanır uyanmaz yiyeceğiniz kuru ekmek, kraker veya diğer tahıl ürünlerinden yapılmış yiyecekler bulantıyı azaltabilir.
Yatak odanızı karartınız veya loş bir odada uyuyunuz. Yataktan yavaşça kalkınız ve ani hareketlerden kaçınınız.
Yemekten hemen sonra dişlerinizi fırçalamayınız.
Gevşemeye, stresten uzak durmaya çalışınız, ayaklarınızı uzatıp başınızı hafifçe yükselterek gün boyunca dinlenmeye çalışınız.
Bulantı hissettiğiniz zaman gazoz, maden suyu türü veya karbonatlı su türünden azar azar içiniz.
Temiz hava iyi gelebilir. Kısa yürüyüşler yapınız veya pencere açık iken uyumaya çalışınız. Yemek pişirirken camı açık tutunuz ve kokuyu dışarı atmak için fan kullanınız.
Ekşi, turşu veya limona benzer şeyleri yiyin veya içiniz.
Bazı insanlar bitkisel çayların bulantıya iyi geldiğini söylemişlerdir. İlaçlar gibi bu çaylar da bitkilerden yapılmıştır. Bu açıdan dikkatli kullanılmalıdır. Nane, ahududu, karahindi baba çiçeği, zencefil, papatya gibi bitkiler bu listeye dahil edilebilir.
Düşük kan şekeri, düşük B6 vitamin seviyeleri, potasyum ve magnezyum dengesizliği bulantıya neden olabilir. İyi ayarlanmış bir diyette bu vitamin ve mineraller yeterli miktarda bulunmalıdır. Diğer sorularınız için doktorunuzun ve diyetisyeninizin görüşünü almalısınız. Bunlara ek olarak gerekli tıbbi tedavide kusmayı önleyici ilaçlar, vitaminler ve mineraller tavsiye edilir.
Gebelik başlangıcında oluşan bulantı ve kusmalar zaman içinde geçecektir. Ciddi bulantı ve kusmalar nadir olup, kusma miktarından endişeli iseniz doktorunuza başvurunuz.
Genellikle sabah hastalığı olarak bilinir ve gebe kadınların yarısından fazlasını etkiler. Gebeliğin erken dönemlerinde kötüleşir ve gebeliğin 16. haftasında kayıp olur. Gebe kadınların ve ailelerin yaşam kalitelerini etkileyebilir.
Aşağıda yazılan bazı önlemler ve hatırlatmalar bu yaygın problemi iyileştirmede yardımcı olabilir. Hamile kadınlar aşağıda kendileri için uygun olanı seçmelidir.
Aşırı ölçüde yemeyiniz.
Her 2-3 saatte bir küçük miktarlarda yemek yiyiniz.
Çorba ve diğer sıvıları öğünlerde değil, katı yiyeceklerden bir saat sonra öğünler arası yiyin. Bu ani kusmaya yol açan midenin gerilmesini önlemeye yardımcıdır.
Sindirilmesi güç olduğundan bulantı meydana getiren yağlı ve kızartılmış besinlerden sakınınız. Hatta böyle besinlerin pişirilmesi sırasındaki koku bulantıya neden olabilir.
Hafif mevsimlik sebzeler yiyiniz.
Yemeklerden sonra bir müddet dik oturunuz. Bu mide bulantısını azaltacaktır.
Gece alınan hafif yemekler mesela yoğurt, süt, meyve suyu, ekmek veya küçük bir sandviç sabah bulantısını azaltır. Yine bu küçük öğünden sonra bile 10-20 dakika dik oturmak gerekir.
Sabahleyin uyanır uyanmaz yiyeceğiniz kuru ekmek, kraker veya diğer tahıl ürünlerinden yapılmış yiyecekler bulantıyı azaltabilir.
Yatak odanızı karartınız veya loş bir odada uyuyunuz. Yataktan yavaşça kalkınız ve ani hareketlerden kaçınınız.
Yemekten hemen sonra dişlerinizi fırçalamayınız.
Gevşemeye, stresten uzak durmaya çalışınız, ayaklarınızı uzatıp başınızı hafifçe yükselterek gün boyunca dinlenmeye çalışınız.
Bulantı hissettiğiniz zaman gazoz, maden suyu türü veya karbonatlı su türünden azar azar içiniz.
Temiz hava iyi gelebilir. Kısa yürüyüşler yapınız veya pencere açık iken uyumaya çalışınız. Yemek pişirirken camı açık tutunuz ve kokuyu dışarı atmak için fan kullanınız.
Ekşi, turşu veya limona benzer şeyleri yiyin veya içiniz.
Bazı insanlar bitkisel çayların bulantıya iyi geldiğini söylemişlerdir. İlaçlar gibi bu çaylar da bitkilerden yapılmıştır. Bu açıdan dikkatli kullanılmalıdır. Nane, ahududu, karahindi baba çiçeği, zencefil, papatya gibi bitkiler bu listeye dahil edilebilir.
Düşük kan şekeri, düşük B6 vitamin seviyeleri, potasyum ve magnezyum dengesizliği bulantıya neden olabilir. İyi ayarlanmış bir diyette bu vitamin ve mineraller yeterli miktarda bulunmalıdır. Diğer sorularınız için doktorunuzun ve diyetisyeninizin görüşünü almalısınız. Bunlara ek olarak gerekli tıbbi tedavide kusmayı önleyici ilaçlar, vitaminler ve mineraller tavsiye edilir.
Gebelik başlangıcında oluşan bulantı ve kusmalar zaman içinde geçecektir. Ciddi bulantı ve kusmalar nadir olup, kusma miktarından endişeli iseniz doktorunuza başvurunuz.
Spectacular Kefir Drink
Make kefir with the freshest milk possible and add as many of the following ingredients as desired:
1 tsp. of unrefined flax seed oil
Lecithin, which aids fat digestion, to taste
Fiber, such as Nutri-Flax
Probiotics (friendly bacteria)
Natural flavorings or herbs such as stevia, nutmeg, cinnamon, non-alcoholic vanilla or natural fruit flavoring
Fresh or frozen organic fruits, strawberries, raspberries, bananas, kiwi, mango etc. Blend together for a delicious, nutritious breakfast, lunch, or snack and enjoy!
1 tsp. of unrefined flax seed oil
Lecithin, which aids fat digestion, to taste
Fiber, such as Nutri-Flax
Probiotics (friendly bacteria)
Natural flavorings or herbs such as stevia, nutmeg, cinnamon, non-alcoholic vanilla or natural fruit flavoring
Fresh or frozen organic fruits, strawberries, raspberries, bananas, kiwi, mango etc. Blend together for a delicious, nutritious breakfast, lunch, or snack and enjoy!
Etiketler:
ALTERNATIF TEDAVİLER- BİTKİLER,
SAĞLIK ÖNERİLERİ
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)