Her zaman genç ve güzel görünmek istiyorsanız; dudaklarınıza çok iyi bakmalısınız. Özellikle de dolgun dudaklara sahip olmak bunu daha çok ortaya çıkarıyor. Kadınlık hormonları dudakların durumunu etkiliyor ve dudakların kalın olması bir kadının doğurgan olduğuna işaret ediyor. Dudakların güzelliğini etkileyen en önemli faktör ise güneş. Güneş ışınları dudakların zamanından önce yaşlanmasına neden oluyor. Özellikle güneşlenirken dudaklarınıza koruyucu kremler sürmeyi unutmamalısınız. Özel yağlar ve vitamin içeren dudak kremleri kullanarak da bu hassas bölgenin gençliğini korumasını sağlayabilirsiniz. Unutmayın dudaklar yüzümüzdeki en önemli güzellik faktörü.
Kahveyi harika bir vücut peelingi olarak kullanmaya ne dersiniz?
Kuru veya nemli cilde yapılan hafif bir masaj mat bölgelerin parlamasını sağlıyor. Kahve tozu ölü ve pullanmış deriyi ortadan kaldırıyor, cildi yumuşak ve narin hale getiriyor. Ayrıca kafein, kan akışını hızlandırdığı için dokular sıkılaşıyor ve bu da daha az selülit anlamına geliyor. Kahve mucizesiyle kendinizi daha güzel hissedeceksiniz...
Güzelliğin konu edildiği her efsanede zeytinyağının da adı geçiyor.
Doğal bakım reçetelerinde de zeytinyağı ilk sıralarda. Çünkü içeriğindeki E vitamini gibi bir çok bileşen sayesinde cildi ve saçı besliyor.Cildin genç görünmesine, saçların kuvvetlenip parlamasına yardımcı oluyor. Hücre yenilenmesini hızlandırdığı için de zeytinyağı antiaging etkisi yapıyor. Hem yiyerek hem de cildinize sürerek bu doğal güzellik reçetesinden en iyi şekilde yararlanmalısınız.
9 Ocak 2008 Çarşamba
Sizin saçınızın kış sendromu hangisi?

Kış ayları sadece cildin değil, saçların da zor dönemi. Soğuk, nem oranlarındaki farklılıklar, merkezi ısıtma sistemlerinin olumsuz etkisi, hava kirliliği gibi faktörler biraraya gelince saçı gözle görünür şekilde yoruyor ve yıpratıyor. Ayrıca şapka, bere gibi aksesuvarlar saçları matlaştırıyor. Sağlıklı görünmesini zorlaştırıyor.
Bir başka etken de kadınların kışın saçlarıyla daha çok uğraşması. Araştırmalara göre yaz aylarında kadınların yüzde 47’si saçlarını yaptırırken, kışın bu oran yüzde 86’lara çıkıyor. Uzmanlar saçların kış koşullarında yaşadığı sorunları 3 sendromla tanımlıyor:
Sahara, Depresif ve Şapka Sendromu.
Sizinki hangisi?
Siz üşürken saçlarınız çöl iklimiyle kuruyorsa Sahara Saç Sendromu’ndandır
Saçlarınız kışın kuruyorsa: Evinizin nem oranını ayarlayın. Radyatörün üstüne, kap içinde bir miktar su koyarak bile nem seviyesini artırabilirsiniz.
Ekstra besleyici, vitaminli, nemi koruyan şampuanlar ve saç kremi kullanın.
Haftada en az bir kere besleyici bakım kompleksi kullanın. Bu, saçın derinlerine nüfuz ederek kaybedilen nemin yeniden kazanılmasını, saç yüzeyinin yumuşamasını sağlar. Saçlardaki sürtünmeyi azaltır.
Silikon içeren parlaklık artırıcı şekillendiriciler kullanın. Silikon saç üzerinde koruyucu bir tabaka yaratır. Nemin yıkamalar arasında saçta tutulmasını sağlar.
Sıcaklık veren şekillendirici aletler kullanmadan önce her zaman şekillendirici bir ürün kullanın. Böylece aletin verdiği sıcaklıktan saçınız daha az etkilenir. Kırılmayı azaltabilirsiniz.
Saçınız sönükse Depresif Saç Sendromu’ndadır
Kış saçınızın da neşesini kaçırıyorsa: Saç kurutma makinesini düşük devirlerde kullanarak veya elektrikli bigudi ve düzleştirici aletlerin kullanımını azaltarak saçınızın kurumasını ve güçsüzleşmesini bir ölçüde önleyebilirsiniz.
Saçınızı, ısı veren aletlerle şekillendirirken, şekillendirici ürünler uygularsanız zarar görme riski azalır.
Yetersiz beslenme de saçların sönük ve mat görünmesine neden olur. B ve C vitaminleri, Omega 3 yağları, selenyum ve çinko bakımından zengin yiyecekleri tüketmeniz saçınızın da beslenmesini sağlar.
Kış saçınızın da neşesini kaçırıyorsa: Saç kurutma makinesini düşük devirlerde kullanarak veya elektrikli bigudi ve düzleştirici aletlerin kullanımını azaltarak saçınızın kurumasını ve güçsüzleşmesini bir ölçüde önleyebilirsiniz.
Saçınızı, ısı veren aletlerle şekillendirirken, şekillendirici ürünler uygularsanız zarar görme riski azalır.
Yetersiz beslenme de saçların sönük ve mat görünmesine neden olur. B ve C vitaminleri, Omega 3 yağları, selenyum ve çinko bakımından zengin yiyecekleri tüketmeniz saçınızın da beslenmesini sağlar.
Şapka taktığınızda ışıltısı kayboluyorsa Şapka Sendromu’ndadır
Soğuktan korunmak için taktığınız şapka ve bereler, saçınızın gücünden ve ışıltısından çalabilir.
Başetmek için: Şapka takmadan önce saçınızın kuruduğundan emin olun. Saçlarınız ıslak veya nemliyken şapka takmayın.
Saçlarınızı ezmeyecek yuvarlak ve rahat şapkaları tercih edin.
Saçlarınız orta uzunlukta ya da daha uzunluktaysa şapka takmadan önce gevşek bir at kuyruğu yapın. Böylece saç uçlarınızın şapkayla temasını azaltırsınız.
Şapka takmadan önce ipek bir eşarpla saçınızı sarıp sonra şapkayı takabilirsiniz. Bu saçınızı şapkanın dokusundan koruyacaktır.
Yün saç derisini tahriş edebilir. Yünlü şapkalar kullanmaktan kaçının.
Şapkanızın başınızı sıkmadığından emin olun. Sıkı bir şapka, saç derinizdeki kan dolaşımını engeller.
Yünlü şapka kullanıyorsanız düzenli olarak kuru temizleme yaptırın.
Soğuktan korunmak için taktığınız şapka ve bereler, saçınızın gücünden ve ışıltısından çalabilir.
Başetmek için: Şapka takmadan önce saçınızın kuruduğundan emin olun. Saçlarınız ıslak veya nemliyken şapka takmayın.
Saçlarınızı ezmeyecek yuvarlak ve rahat şapkaları tercih edin.
Saçlarınız orta uzunlukta ya da daha uzunluktaysa şapka takmadan önce gevşek bir at kuyruğu yapın. Böylece saç uçlarınızın şapkayla temasını azaltırsınız.
Şapka takmadan önce ipek bir eşarpla saçınızı sarıp sonra şapkayı takabilirsiniz. Bu saçınızı şapkanın dokusundan koruyacaktır.
Yün saç derisini tahriş edebilir. Yünlü şapkalar kullanmaktan kaçının.
Şapkanızın başınızı sıkmadığından emin olun. Sıkı bir şapka, saç derinizdeki kan dolaşımını engeller.
Yünlü şapka kullanıyorsanız düzenli olarak kuru temizleme yaptırın.
Mesude Erşan
Kaynak : Hürriyet
Kaynak : Hürriyet
4 soruna 4 şifalı bitki

Hazımsızlık
Çare: Melisa
Çare: Melisa
Ne sağlıyor? Şifalı bitkilerle uğraşan uzmanlar, melisanın hazımsızlığa karşı birebir olduğunu söylüyorlar. Ayrıca antideprasan özelliği olan bu bitki, kendinizi kısa bir sürede iyi ve daha mutlu hissetmenizi sağlayabiliyor. Aynı zamanda, anksiyete ve uyku problemlerini gidermede de etkili olan melisanın hafızayı güçlendirdiği de biliniyor.
Bunu deneyin: Hazımsızlıktan yakınıyor ve melisanın olumlu etkilerinden faydalanmak istiyorsanız, 3–4 çay kaşığı kuru melisa yaprağıyla demlediğiniz çaydan günde 2 fincan için.
Mide bulantısı
Çare: Papatya
Çare: Papatya
Ne sağlıyor? Papatya sindirim sistemi üzerinde pek çok olumlu etkiye sahip bir bitki ve mide spazm ve kramplarını da önlüyor. Bu özelliğiyle de mide bulantısının yanı sıra, şişkinlik, hafif gastrit semptomları ve gaz şikâyetlerini gidermede de etkili olabiliyor. Uzmanlar, papatyanın araba ve gemi yolculuklarında oluşan bulantıları önlemede de etkili olabileceğini belirtiyor.
Bunu deneyin: Marketlerde hazır satılan papatya çaylarını deneyebileceğiniz gibi aktarlardan kuru papatya alıp kendi çayınızı kendiniz de demleyebilirsiniz. Ayrıca büyük bir kapta demlediğiniz papatya suyuna batırdığınız minik bir havluyla karnınıza 20 dakika boyunca kompres yapmak da bulantınızı hafifletecektir.
Halsizlik
Çare: Ginseng
Ne sağlıyor: Ginseng, özellikle Uzakdoğuluların enerji kaynağı olarak kullandıkları ve asla vazgeçemedikleri bitkilerin başında geliyor. Aynı zamanda hafızayı güçlendiren, anksiyete ve huzursuzlukla da savaşan ginsengten bol bol tüketmek, oruç tutanların sık sık yaşadığı halsizlik ve yorgunluk sorununa karşı ida oldukça yi geliyor.
Bunu deneyin: Ginseng kökünü aktarlardan temin edebilir, bununla çay demleyebilir ya da yemeklerinizin içine rendeleyerek kullanabilirsiniz. (Günde yaklaşık 1 – 2 gr.) Ayrıca doğal ürünler satan mağazalardan aldığınız ginseng haplarını bir uzmana danışarak kullanabilirsiniz.
Kötü nefes kokusu
Çare: Biberiye
Çare: Biberiye
Ne sağlıyor? Sindirim sistemini düzenlemek için kullanılan biberiye kötü nefes kokusunu gidermede son derece etkili. Ayrıca açlık nedeniyle oluşan başağrılarını gidermek için de biberiye yapraklarını parmaklarınızın arasında sıkabilir elinize gelen yağı, şakaklarınıza sürüp hafifçe ovabilirsiniz.
Bunu deneyin: Taze biberiye yapraklarını salata ve et yemeklerinin üzerine lezzet vermek için serpebilirsiniz. Kurumuş biberiye yapraklarını ise çay demlemek için kullanabilirsiniz
3 Ocak 2008 Perşembe
Banyo Yaparken
Birçok kişi için yıkanmak, sadece kirlerden arınmak anlamına geliyor. Oysa banyo yaparken birçok rahatsızlığınızdan kurtulabilir, dikkat etmezseniz de hasta olabilirsiniz.
Sert bir sabun cildinizin kurumasına, pul pul dökülüp kaşınmasına ve kırışmasına neden olabilir. Bu nedenle cilt tipinize uygun, nemlendirici bir sabunu tercih edin. Cildiniz aşırı kuruysa, ıslak cildinize bebek yağı sürün.
Yorgunluktan şikayetçiyseniz, her gün kısa bir duş yapın. Kan dolaşımını harekete geçirmek için de duşu, soğuk suyla bitirin.
Uzmanlar yıkanmak için en iyi saatin, akşam 9 olduğunu söylüyorlar. En uygun su ısısı ise 37 derece olmalı. Yüksek tansiyon hastaları ve hamilelerin daha soğuk suyu tercih etmesi gerekir.
Banyo suyuna limon yağı ilave ederseniz, cildiniz pürüzsüzleşir, çillerin rengi açılır.
Sert bir sabun cildinizin kurumasına, pul pul dökülüp kaşınmasına ve kırışmasına neden olabilir. Bu nedenle cilt tipinize uygun, nemlendirici bir sabunu tercih edin. Cildiniz aşırı kuruysa, ıslak cildinize bebek yağı sürün.
Yorgunluktan şikayetçiyseniz, her gün kısa bir duş yapın. Kan dolaşımını harekete geçirmek için de duşu, soğuk suyla bitirin.
Uzmanlar yıkanmak için en iyi saatin, akşam 9 olduğunu söylüyorlar. En uygun su ısısı ise 37 derece olmalı. Yüksek tansiyon hastaları ve hamilelerin daha soğuk suyu tercih etmesi gerekir.
Banyo suyuna limon yağı ilave ederseniz, cildiniz pürüzsüzleşir, çillerin rengi açılır.
Baba-kız ilişkisi karakteri belirler

Kız çocuklarının hayatına giren ilk erkek babalarıdır. Baba-kız arasındaki bağ, çocuğun gelecekte ''kadın-erkek ilişkisi''ne bakışını çok etkiliyor.
Kızların babalarına düşkün olduğu bilinen ve çeşitli araştırmalarla saptanan bir gerçektir. Uzmanlara göre babalar, kız çocuklarının hayatında ilk erkek olduğu için kadın-erkek ilişkileri adına kız çocuklarına ilk izlenimi veren kişilerdir aynı zamanda. Peki kız çocukları için bu kadar önemli olan bir ilişkinin diğer üyesi babalar acaba bu durumun gerçekten farkında mı ve gerektiği gibi davranıyor mu?
Kızların babalarına düşkün olduğu bilinen ve çeşitli araştırmalarla saptanan bir gerçektir. Uzmanlara göre babalar, kız çocuklarının hayatında ilk erkek olduğu için kadın-erkek ilişkileri adına kız çocuklarına ilk izlenimi veren kişilerdir aynı zamanda. Peki kız çocukları için bu kadar önemli olan bir ilişkinin diğer üyesi babalar acaba bu durumun gerçekten farkında mı ve gerektiği gibi davranıyor mu?
Jane Grandon’ın 1995 yılında ''Sevgili Baba: Baba-kız ilişkileri neden bu kadar önemli?'' adıyla yayımladığı kitapta babaların kız çocukları ile kurdukları ilişkileri naif bir dille anlatıyor ve babaları dört gruba ayırıyor. Grandon’a göre bu dört grup şöyle sıralanıyor:
Kızlar babadan ne ister?
Baba bana saygı göster: Kız çocukları baba sayesinde kadın-erkek ilişkisi hakkında ilk izlenimlerini edinir.
Eşit haklar: Babalar çocuklarının isteklerini, görüşlerini, düşünce ve duygularını anlamak için gerekli ortamı yaratmalı ve onların haklarına saygı gösterdiklerini ifade edecek davranışlarda bulunmalı.
Anlayış: Babaların çoğu otorite figürü olmayı seçip bazı kurallar içinde hareket etmeyi tercih eder. Sonuçta çocukların gelecekteki kadın-erkek ilişkileri bu olumsuz fikirler doğrultusunda şekillenir. Ancak babasında anlayış gören çocuk, kendini karşı cinse karşı ifade etmeyi öğrenir.
Prens babalar
Bu gruptaki babalar kızlarının her istediğini yapar, onlarla bol bol vakit geçirir. Grandon’a göre böyle babalara sahip kız çocuklar büyüdüğünde diğer erkeklerle rahatça iletişime geçebilen bireylere dönüşür.
Bu gruptaki babalar kızlarının her istediğini yapar, onlarla bol bol vakit geçirir. Grandon’a göre böyle babalara sahip kız çocuklar büyüdüğünde diğer erkeklerle rahatça iletişime geçebilen bireylere dönüşür.
Patron babalar
Otorite figürü olmayı seven, sert, dediğim dedik, tartışmaya genellikle kapalı babalardan oluşan grup. Grandon’a göre bu tip babaların çocukları, onların sert olmalarına karşın kendilerini sevdiğine inanıyor.
Otorite figürü olmayı seven, sert, dediğim dedik, tartışmaya genellikle kapalı babalardan oluşan grup. Grandon’a göre bu tip babaların çocukları, onların sert olmalarına karşın kendilerini sevdiğine inanıyor.
Dost babalar
Bu grupta olan babalar kızları ile olabildiğince çok zaman geçiren kişiler. Grandon’a göre böyle babalara sahip olan kız çocukları büyüdüğünde, babasının kendini her zaman destekleyeceğini düşünüyor.
Bu grupta olan babalar kızları ile olabildiğince çok zaman geçiren kişiler. Grandon’a göre böyle babalara sahip olan kız çocukları büyüdüğünde, babasının kendini her zaman destekleyeceğini düşünüyor.
Hayalet babalar
Bu gruptaki babalar, genelde iş gezisinde olan ya da evde olup da gazetenin arkasına ya da TV’nin önüne kilitlenen kişiler. Bu tip babaların çocukları benlik sorunu yaşıyor ve ilişkileri olumsuz etkileniyor.
Bu gruptaki babalar, genelde iş gezisinde olan ya da evde olup da gazetenin arkasına ya da TV’nin önüne kilitlenen kişiler. Bu tip babaların çocukları benlik sorunu yaşıyor ve ilişkileri olumsuz etkileniyor.
2 Ocak 2008 Çarşamba
Muz Rejimi - Haftada 3kg
Uygulama: 2 gün
1. gün :
Sabah Kahvaltısı :
120 gr yağı alınmış az suyla ezilmiş beyaz peynir
1 greyfurt
şekersiz kahve veya limonlu çay
Öğlen Yemeği :
120 gr ezilmiş beyaz peynir
1 dilim kavun
şekersiz kahve veya çay
Akşam Yemeği :
120 gr ezilmiş beyaz peynir
1 greyfurt
şekersiz kahve veya limonlu çay
2. gün :
Sabah Kahvaltısı :
1 muz
1 çay fincanı yağsız süt
şekersiz kahve veya limonlu çay
Öğlen Yemeği :
1 muz
1 haşlanmış yumurta
şekersiz kahve veya limonlu çay
Akşam Yemeği :
180 gr ızgara biftek
2 muz (istenirse muz ızgara yapılabilir.)
şekersiz kahve veya limonlu çay
not: Bu iki günlük liste üç defa tekrarlanacaktır.
Etiketler:
DİYET ÖNERİLERİ,
KİŞİSEL BAKIM,
SAĞLIK ÖNERİLERİ
27 Aralık 2007 Perşembe
Yanıkta İlk Müdahele
Geniş yanık en ağır travmalardan biridir.
Yanıkları sebeplerine göre şöyle sınıflayabiliriz:
Termal Yanıklar
1. Ateş, alev
2. Akkor haline gelmiş metaller
3. Kaynama noktasına gelmiş sıvılar ve bunların buharları
Elektrikli Yanıklar
1. Yüksek voltajlı elektrik akımı
2. X ışınları
Radyasyon Kimyasal Yanıklar
1. Asitler
2. Kaleviler
3. Harb gazları(fosgen, nitrojen mustard)
4. Fosfor Termal yanıktan hemen sonra hastaya şu uygulamalar yapılır:
1. Yanığın artması önlenir. Yanan elbiseler söndürülür ve çıkartılır.
Yanmış dokuların ısısı ,10-20 dk.soğuk su yıkamaları veya soğuk havlu uygulamaları ile azaltılır ve vücut ısısının düşmemesine gayret edilir.
Fakat bu işlem yandıktan sonra 30 sn. Sonra başlanırsa etkilidir.
Solunum yolu ile de ciddi inhalasyon yanıklarının olabileceği düşünülmeli hasta bol oksijen alabileceği, olay yerinin dışında bir yere taşınmalıdır.
2. Solunum, kalp atışları ve nabızlar kontrol edilir.
Kan basıncı ölçülür.
3. Hastanın nefes alıp verdiği konrol edilir .
Hafifçe baş geriye bükülerek yeterli hava yolu sağlanır.
4. Hasta en kısa zamanda bir yanık merkezine götürülür.
Kimyasal yanıklardan sonra yanığa maruz kalan alan bol su ile yıkanmalı, bir an önce bir sağlık merkezine ulaşılmalıdır.
Elektrik yanıklarında, geçen elektrik akımı toprakla da birleşerek bir yay düzeneği oluşturur. Bu yay boyunca başta kalp olmak üzere sinir sistemi de bu olaydan etkilenebilmektedir. Bu sebeple hastanın en kısa sürede bir sağlık merkezine başvurması hayati önem taşır.
El yanıklarında yanık sonrası dokular arası sıvının serbestleşmesi sebebiyle zamanla gittikçe artan ödem meydana gelir. Bu da o uzvun yaşamını tehlikeye sokar. Eldeki yanıklarda elin uygun olmayan pozisyonda atele alınmaması elde gerilmeler ve şekil bozukluklarına sebep olabilir.
Yanıkları sebeplerine göre şöyle sınıflayabiliriz:
Termal Yanıklar
1. Ateş, alev
2. Akkor haline gelmiş metaller
3. Kaynama noktasına gelmiş sıvılar ve bunların buharları
Elektrikli Yanıklar
1. Yüksek voltajlı elektrik akımı
2. X ışınları
Radyasyon Kimyasal Yanıklar
1. Asitler
2. Kaleviler
3. Harb gazları(fosgen, nitrojen mustard)
4. Fosfor Termal yanıktan hemen sonra hastaya şu uygulamalar yapılır:
1. Yanığın artması önlenir. Yanan elbiseler söndürülür ve çıkartılır.
Yanmış dokuların ısısı ,10-20 dk.soğuk su yıkamaları veya soğuk havlu uygulamaları ile azaltılır ve vücut ısısının düşmemesine gayret edilir.
Fakat bu işlem yandıktan sonra 30 sn. Sonra başlanırsa etkilidir.
Solunum yolu ile de ciddi inhalasyon yanıklarının olabileceği düşünülmeli hasta bol oksijen alabileceği, olay yerinin dışında bir yere taşınmalıdır.
2. Solunum, kalp atışları ve nabızlar kontrol edilir.
Kan basıncı ölçülür.
3. Hastanın nefes alıp verdiği konrol edilir .
Hafifçe baş geriye bükülerek yeterli hava yolu sağlanır.
4. Hasta en kısa zamanda bir yanık merkezine götürülür.
Kimyasal yanıklardan sonra yanığa maruz kalan alan bol su ile yıkanmalı, bir an önce bir sağlık merkezine ulaşılmalıdır.
Elektrik yanıklarında, geçen elektrik akımı toprakla da birleşerek bir yay düzeneği oluşturur. Bu yay boyunca başta kalp olmak üzere sinir sistemi de bu olaydan etkilenebilmektedir. Bu sebeple hastanın en kısa sürede bir sağlık merkezine başvurması hayati önem taşır.
El yanıklarında yanık sonrası dokular arası sıvının serbestleşmesi sebebiyle zamanla gittikçe artan ödem meydana gelir. Bu da o uzvun yaşamını tehlikeye sokar. Eldeki yanıklarda elin uygun olmayan pozisyonda atele alınmaması elde gerilmeler ve şekil bozukluklarına sebep olabilir.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)