30 Ocak 2008 Çarşamba

Cinsel Mutluluk Evliliğin Keyif Kaynağı


Cinsellik, sadece mutlu bir evliliğin değil hayatın da temel koşullarından biri. Dile getirilmeyen sorunlar evliliği de sarsıyor.

Yatak odasında yaşanan ve çiftlerin birbirini incitmemek adına dile getirmediği sorunlar evliliği sarsacak kadar ciddi. Yaygın görülen sorunların tedavisi çok kolay olmasına rağmen erkeklerin sadece yüzde 1'i çözüm arıyor

Cinsel mutluluk temel öge
Cinsellik, sadece mutlu bir evliliğin değil hayatın da temel koşullarından biri. Ancak Türkiye'de pek çok çift için bu alan sorunlu. İstanbul Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Doğan Şahin'e göre, birçok kişi karşı tarafı hayal kırıklığına uğratan, cinsel haz ve doyum almasını engelleyen sorunlara sahip olmasına rağmen, bu sorunu gidermek için hiçbir şey yapmıyor. Doğan, "Erken boşalma tedavisi çok kolay, başarı oranı çok yüksek ve kısa sürede tedavi edilebilen bir sorun olmasına ve erkeklerin yaklaşık üçte birinde görülmesine karşın, erkeklerin ancak yüzde 1'i, çoğunlukla da eşlerinin ısrarları sonucu tedaviye geliyor" diyerek soruna dikkat çekiyor.

Sizce evlilikte önemli olan nedir?
İnsanlar neden evlenir?
İnsanlar esas olarak bir aile kurmak ve anne-babalarından gördükleri yaşam biçimini hayata geçirmek üzere evlenirler.

Evlilik ya da aşk ilişkisi üç önemli ayak üzerine kuruludur:
• Sevgi, şefkat, bakılma
• Beğenilme, onaylanma, hayranlık
• Arzulanma.

Bu üç özellik birbiriyle etkileşim içindedir ve doyumlu evliliklerde uygun bir denge hali içerir. Bu üç unsurdan sadece biri ya da ikisi söz konusu ise çiftlerin bir arada olmalarını sağlayan bağ olabilir ama tam olarak mutluluk ve doyum veren bir birliktelikten söz edemeyiz. İnsanlar yetişme dönemleri boyunca bir ilişkiyle ilgili iki hususta kanaat oluştururlar. Biri ilişkinin biçimi hakkında. Yani ilişkideki rol dağılımları, karşı taraftan kendisine nasıl davranmasını istedikleri, ikincisi de yaşama tarzları hakkında. Nerede oturacaklar, kimlerle arkadaşlık edecekler, nasıl bir sosyal konumları olacak gibi.
Cinsel mutluluk, bu konularla ilgili olmakla birlikte, kendi başına da çiftin ilişkisi ve mutluluğu üzerinde etkisi olan önemli bir öğedir. Bunların yanında insanların son derece kişisel olan bir yanları da cinsel hayatlarıdır.
Ne sıklıkta birlikte olmak isteyecekleri, nasıl sevişmek istedikleri, ne yapmak ya da yapmamak istedikleri ve kendilerine nelerin yapılıp yapılmamasını istedikleriyle ilgili olarak...

Türkiye'de evli çiftlerin cinselliği nasıl sizce?
Halkımızın cinsel eğitimi açıkça yetersizdir. Erkekler cinsel bilgilerini daha çok akranlarından ve arkadaşlarından, kadınlar ise eşlerinden öğrenmektedir. Ailelerden çocuklukta aktarılan bilgiler cinselliğin günah ve ayıp olduğu yönündedir. Kadınlara aileleri tarafından aktarılan bilgiler, kızlık zarının kutsallığı ve korunmasının ehemmiyeti, cinsel ilişkinin acı verici olduğu ve evlenene kadar erkeklere dikkat edilmesi yönündedir. Cinsellikle ilgili bilgiler yetersiz ve yanlışlarla doludur.

28 Ocak 2008 Pazartesi

Geniz Eti


Geniz eti burun ile boğaz arkasında yerleşmiş bir dokudur. Sanıldığı gibi sadece hastalık oluşturduğunda değil aslında sürekli var olan ve bademcikler gibi görev yapan bir organdır. Burundan giren yabancı maddelere, mikroplara karşı vücudun savunma sisteminin bir parçasıdır.

Geniz eti ergenlik dönemi ile birlikte gerilediğinden hastalıklarıyla sıklıkla çocukluk çağında karşılaşırız. İltihaplanması ve aşırı büyümesi durumunda bazı şikayetlere yol açabilir. Burundan nefes almakta güçlük, horlayarak uyuma, uykuda terleme, büyüme gelişme geriliği, gürültülü nefes alma, uykuda nefes durmaları gibi şikayetler görülebilir.

Geniz eti büyümeleri alerjik bünyeli çocuklarda özellikle sık görüldüğünden bu konuda bir araştırılma yapılması konusunda doktorunuzla görüşmenizde fayda olacaktır.

Doktorunuz ilaç tedavisiyle düzelmeyen geniz eti problemleri için çocuğunuza ameliyat önerebilir. Geniz eti ameliyatı sıklıkla bademcik ameliyatı ile birlikte yapılmakla beraber tek başına da yapılabilir. Yalnız geniz eti alındığı durumlarda operasyon sonrasında belirgin ağrı yakınması olmayacaktır.

Geniz eti ameliyatları genel anestezi ile oldukça güvenilir şekilde yapılmaktadır.

Genellikle hastanede kalış süresi 5-10 saattir. Operasyon sonrası birkaç gün sıvı gıdalarla beslenme önerilir.

Dudak kalemi ve ruj nasıl uygulanır?



Dudak kalemi isteğe bağlıdır, ama kullanacaksanız, önce onu kullanmalısınız. Rujunuzdan daha koyu renkli bir dudak kalemi kullanmayın; çünkü eğer rujunuz solar ve dudak kaleminiz solmazsa, sadece bir dış çizgi ile kalırsınız. Nötr ya da ruj karışımlı bir kalem kullanın. Üst dudağınızın ortasından başlayarak ve doğal dudak çizginizi takip ederek, her iki köşeye doğru bir çizgi çekin. Aynı işlemi alt dudağınız için de tekrarlayın. Rujunuz için ekstra tutma gücü isterseniz, tüm dudağınızı dudak kalemi ile boyayabilirsiniz.

İpucu: Ucunu daha kolay açmak için, dudak kalemini birkaç dakika buzdolabında soğutun.


Rujunuzun altındaki toz pudra ya da bir miktar fondöten, kalıcılık gücünü maksimize edebilir. Her ikisi de dudaklarınızı kurutabileceğinden kremli bir ruj kullanın. Dudaklarınızı gerin ve alt ya da üst dudağınızın ortasından başlayarak, rengi köşelere yayın. Fazlalığını alın, yeniden ruj uygulayın ve tekrar fazlalığını alarak uzun süre kalıcı olmasını sağlayın.

İpucu: Rujunuzu, en doğru şekilde bir dudak fırçası yardımıyla uygulayabilirsiniz.

www.modaturkiye.com

25 Ocak 2008 Cuma

Kışın kilo almamak için...

Soğuk havanın etkisi ile metabolizmanın bir miktar hızlandığını, buna bağlı olarak ısı dengesini koruyabilmek için yeme ihtiyacının arttığını belirten Diyetisyen Aşkın Yüksel kış aylarında kilo almamak için tavsiyelerde bulunuyor.

KIŞ AYLARINDA NEDEN KİLO ALIRIZ?
Aktivite ve bazal metabolizma hızının azalması: Kış aylarında metabolizma hızının azalmasının yanı sıra aktivitelerimiz de azalır ve harcanandan daha fazla enerji tüketimi ile kilo almaya başlarız.

Gündüzlerin kısa ve gecelerin uzun olması: Gündüzler kısa olduğundan gün içerisinde beslenmemize çok dikkat etmeyiz. Gün boyu acıktığımızı bile hissetmeyiz. Gece olunca gün boyu yaşanan uzun süreli açlıkla yemek yememizi kontrol edemez hale geliriz. Akşamları yavaş olan metabolizma iyiden iş göremez hale gelir ve yağlar depolanır.

Soğuk hava ile birlikte vücut ısısının azalması: Vücudumuz soğuklardan kendisini korumak için gerekli bir ısıya ulaşmak zorundadır. Bu ısıya ulaşmak içinde ek olarak enerjiye ihtiyacı vardır. Bu enerji de besinlerden alır. Biz üşüdükçe enerjiye olan gereksinmemiz artar ve daha fazla besin tüketmeye özellikle de daha fazla enerji veren besinleri tüketmeye başlarız. Yüksek enerjili besinler genellikle karbonhidrattan ve yağdan zengin gıdalardır. Bu tür gıdaların fazla miktarda tüketilmesiyle kilo alma kaçınılmaz olur.

KIŞ AYLARINDA KİLO ALMAMAK İÇİN
5-6 öğünden oluşan az ve sık beslenme sistemi uygulanmalı,
Kan şekerini dengede tutup açlık oluşmaması için proteinli yiyeceklerle karbonhidratlı yiyecekleri karışık tüketilmeli,
Bol su içilmeli,
Gece evde oturmaları uzun olduğundan atıştırma yapılmamalı,
Mutlaka egzersiz yapılmalı. Gün içerisinde yapacağınız 20 dk.’lık orta tempolu yürüyüşler yeterli olacaktır.

Örnek Mönü

Sabah
Şekersiz bitkisel çay
40 gr beyaz peynir veya 1 adet yumurta
2 dilim kepek ekmeği
6 zeytin
Domates + yeşil biber

Ara Öğün-Saat 10.30
1 portakal veya 2 mandalina

Öğle

1 kase çorba
8 yemek kaşığı etli sebze veya kuru baklagil
3 yemek kaşığı bulgur veya 1 orta boy patates
1 su bardağı yoğurt
1 dilim kepek ekmeği
Az yağlı salata

Ara Öğün-Saat 15.30
2 porsiyon taze meyve + kuşburnu çayı

Akşam

1 kase çorba
1 porsiyon balık veya tavuk (derisiz)
6 yemek kaşığı zeytinyağlı sebze
1 orta dilim kepek ekmeği
Az yağlı salata

Gece
2 porsiyon taze meyve

Çocuklarda Hepatit B Enfeksiyonu

Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Çocuk Gastroenteroloji, Hepatoloji ve Beslenme Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ayhan Gazi Kalaycı, çocuklarda en çok hepatit A, hepatit B ve hepatit C hastalıklarının görüldüğünü belirterek, hepatitlerin gelişmekte olan ülkelerin önemli bir sorunu olduğuna dikkat çekti.

Dünyada yaklaşık 2 milyar insanın hepatit B virüsünü taşıdığı ve yılda bir milyondan fazla kişinin bu hastalıktan öldüğünün bilindiğini kaydeden Prof. Dr. Ayhan Gazi Kalaycı, "Hepatit B virüsü anneden bebeğe, kardeşten kardeşe veya babadan çocuğa bulaşabilmektedir. Bulaşma genellikle kan yoluyla olmaktadır. Anneden bebeğe bulaştığında hastalığın kronikleşme riski yüksektir. Hepatit B aşı uygulamalarına rağmen anneden bebeğe geçen hepatit B enfeksiyonları günümüzde görülmeye devam etmektedir" dedi.

Hastalıktan korunmak için taşıyıcı anne bebeklerine hepatit B aşılaması yanı sıra uygun zamanda Hepatit B immün globülini yapmak gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Kalaycı, "Ayrıca evlerde, kreş ve okullarda çocuklar için uygun lavabo ve gerekli temizlik maddeleri bulundurulmalıdır. Vücut sıvıları, yaralar ve kirli yerlerle temastan sonra el temizliğine dikkat edilmelidir. Diş fırçası ve tıraş bıçağı gibi vücut salgıları ile temas eden malzemelerin ortaklaşa kullanılmasından kaçınılmalıdır. Serum sızdıran açık yaralar sarılmalıdır. Kan veya tükürük bulaşan maddeler dikkatli bir şekilde temizlenmeli, kullanılmayacaksa plastik torbalar içine konularak atılmalıdır" uyarısında bulundu.

22 Ocak 2008 Salı

"PORSELEN DEMLİK ÇAY SAATİ ETKİNLİĞİ 11"

Sevgili Arkadaşlar,

ben acemiyim ama etkinlik çok hoşuma gitti bende katılmak istedim..
http://hobievigardenya70.blogspot.com/arkadaşımın evsahipliğine teşekkür ederim ..


Peynirli Poğaça

Hamuru için:
100 gr margarin
¾ su bardağı zeytinyağ
1 su bardağı yoğurt (orjinal tarifde yok ama ben ekliyorum guzel oluyor)
1 su bardağı su
1 paket kabartma tozu
Aldığı kadar un (Hamuru cok yumusak bırakmayacak kadar)

***Eğer peyniriniz tuzsuz ise, 1 cay kaşığı tuz ekleyebilirsiniz.


İçi için:
Beyaz peynir
İsteyen maydanozla karıstırabilir ( ben maydanoz yemem, sadece peynir koyuyorum )


Üzeri için:
Yumurta sarısı
Çörek otu / Susam
Hemen servis edilecek ise kasar peynir rendesi de konabilir, beklerse kaşar rendesi çok sertleşiyor.


Elektrikli Mini Fırında, yaklaşık 150 derecede 50 dakika kadar pişiriyorum, fırına göre değişebilir.


Afiyet olsun :)

NOT: Acemilikden resim çekmem gerektiğini unuttum, en yakın resmi www.koolpa.com sitesinde buldum. Görsellik açısından ekledim..

Suna Dumankaya'dan Öneriler-2

Ben 32 yaşındayım. Karın çevremde çok yağlanma var. Yememe dikkat etmeye çalışıyorum, mekik hareketi yapıyorum, ama bunlar da işe yaramıyor. Önerebileceğiniz bir karışım var mı? Bir de boynumda oluşan çizgileri gidermem için ne tavsiye edersiniz?

Her gün düzenli olarak spor yapın, hatta mümkünse bir spor hocasından yardım alın. Benim önerim ise birer çorba kaşığı limon suyu, susam yağı, biberiye yağı ve okaliptüs yağını karıştırıp sorunlu bölgeye dairesel hareketlerle masaj yapmanız… Boyundaki çizgilere gelince; eşit miktarda limon ve greyfurt suyuna batırılmış pamukla kompres yapın, yarım saat bekletip silin. Bir de buğday özü yağı ile masaj yapmanın faydasını görürsünüz.

Suna Hanım, ben 40 yaşındayım ve 2 yıldır nefrit tedavisi görüyorum. Hastalığın etkisiyle göz kapaklarım şişti. Sizin tavsiye edebileceğiniz doğal bir formül var mı?

Geçmiş olsun… Bir su bardağı kaynar suya bir tutam kuşburnu, biraz papatya atıp 10 dakika demleyin. Ilık hale geldiğinde bu suya bir pamuk batırarak gözlerinize kompres yapın. Zaman zaman çay gibi demlediğiniz ebegümecinin suyuyla da kompres yapabilirsiniz.